Mevsimlerden bahar veya yaz ise, hep hayalini kurduğunuz çadır hayatına
kavuşmanıza hiçbir engel kalmamış demektir. Tabi bu söylediğimiz kamp hayatını
benimsemiş kişiler için geçerli. Eğer daha önce hiç kamp yapmadıysanız, ancak
bunun için yanıp tutuşuyor ile bir türlü cesaret edemiyorsanız, size sunduğumuz
bu tavsiyelerle kamp hayalinizi gerçeğe dönüştürebilirsiniz. Biz
tavsiyelerimizi sunduk fakat siz işe önce paraya kıyıp güzel bir çadır almakla
başlayın. Çadırınız ne kadar geniş ile konforlu olursa, kamptan alacağınız
keyif de o kadar büyük olur. İddia ediyoruz, bir kere kamp hayatına alıştınız
mı, bir daha otellere asla para vermeyeceksiniz. Şimdi bize kulak verin. Zira
bu bilgilerin hepsi yaşanılan tecrübeler üzerine yazıldı.
1 – Kamp Tecrübesi Olan Bir Kişiyle Gidin
Bu tavsiyeden ziyade ilk kuralımız. Kaç kişiyle gideceğiniz hiç önemli
değil, eğer içinizde bir kişi bile daha önce kamp yapmamışsa bir hayli zorluk
yaşarsınız. Doğayla iç içe olmak, kuş sesleri ile uyanmak, ateş etrafında
toplanmak güzel de, doğayla mücadele etmekten uzaksanız, hatta ateş yakmayı
bile bilmiyorsanız bu tatil size zehir olarak geri döner. Kamp tecrübesi olan
biriyle giderseniz eğer, çadırınızı nereye, nasıl kuracağınız, ne şekilde ateş
yakacağınız, nasıl yemek pişireceğiniz, yanınıza ne almanız gerektiği ile daha
pek çok şeyle ilgili sorunlarınız ortadan kalkacak demektir.
2 – Arabanızın Tüm Kontrollerini Yaptırın
Yoksa bizim gibi yolda kalırsınız. Ben arabadan çok anlamam fakat anlayan
kişilerin bile çaresiz kaldığına şahit olduğum için bu konunun ne kadar önemli
olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Gideceğiniz mesafe kısa olabilir, ancak
sonuçta o arabaya bir hayli yük binecek, yeri gelecek toprak yoldan gitmek
durumunda kalacaksınız. Bizimki 4 saatlik bir yolculuktu, motora bir haller
oldu ile bu kısa yolculuğumuz 12 saatlik bir işkenceye dönüştü. Benden
söylemesi.
3 – Hava Durumuna Mutlaka Bakın
Yoksa bizim gibi fırtınaya yakalanır ile kamp maceranızı kısa kesmek
zorunda kalırsınız. Evet, benim de ilk kamp maceram bayağı çetrefilli oldu.
Neyse ki yanımızda bu konuda "tecrübeli" kişiler vardı da, önceden
haber alıp zararsız ayrıldık oradan. Bazı bölgelerin hava şartları bir hayli
değişken olabiliyor. Yani sadece yola çıkmadan kontrol etmek yetmeyebilir,
sürekli olarak elinizin altında olmalı. Günde 3-4 defa hava durumuna bakmanızda
fayda var. Bakmazsanız şöyle olur; geldiğiniz toprak yol yağmurun etkisiyle
kayganlaşır ile 4x4'ünüz yoksa eğer çadırınızda mahsur kalırsanız.
4 – Alışveriş Listesi Yapın
Bu zaman kaybına uğramanızı engelleyeceği gibi, evdeki hesabı çarşıya
uydurmanız konusunda da fayda sağlar. Yoksa bizim gibi o alışveriş
sandığınızdan pahalıya patlar. Farkındayım, acıların kampçısı olmuşum resmen :) Bizi mağdur eden, arabamızın arıza yapmasıydı tabi fakat üşenip de bir liste
oluşturamamamızın bedeli, kredi kartlarımıza çok güzel yansıdı. Eğer açgözlülük
etmez, sadece ihtiyaçlarınıza yönelir ile kalacağınız gün sayısına göre
alacağınız şeylerin miktarını belirleyebilirseniz sizin için süper olur.
5 – Bunları Götürmeyi Unutmayın
Bunlar nedir? Mat ile uyku tulumu; götürmezseniz ne olur, her yeriniz
tutulur ile çok üşürsünüz. Battaniye asla yeterli olmuyor. Kafa feneri; bizim
gibi karanlıkta çadır kurmak zorunda kalırsanız, gecenin sonunda kafa
fenerinize sarılıp uyursunuz. Karanlık çöktüğünde tuvalete, çadırınıza
giderken, çadırınız içinde bir şeyler ararken en iyi arkadaşınız kafa feneri
olacak. El havlusu; plaj havlusu aynı işlevi görmüyor maalesef. Yüzünüzü
yıkadığınızda, dişlerinizi fırçaladığınızda evinizin banyosundaki havlu hep
gözlerinizin önüne geliyor. Sinek kovucu; şu bildiğimiz vücuda sürülenlerden.
Aksi halde fena ısırıyorlar bilginiz olsun. Bunların dışında ateş yakmak için
kömüre, oturmak için kamp sandalyesine ihtiyacınız olacak. Bu da ayrı bir yazı
konusu olsun artık.
6 – Tuvalet Sorununu Çözmek İçin
Geldik en hassas konuya. Eğer ortak tuvaleti olan bir kamp alanında değil
de, ıssız bir koyun kenarında iseniz bu büyük bir sorun teşkil edebilir.
Rahatlıkla doğaya bırakabilenlerden iseniz, size her yer tuvalet. Ancak
bazılarımız bu konuda bayağı bir zorluk çekebilir. Bir elinizde kahve, diğer
elinizde gazete modu maalesef orada olmuyor, üzgünüm. Yakınlarda tuvaletini
kullanabileceğiniz bir McDonald's da olmayacaktır. Dolayısıyla yukarıda
fotoğraflarını paylaştığımız malzemelerden edinebilirseniz, bir hayli rahat
edersiniz. Taburenin fiyatı 20 TL civarı, portatif klozetler de ortalama 200-250
TL. Yalnız onun deposunu mutlaka toprak yola boşaltın, asfalta değil.
7 – Çadırınızın Fermuarını Kesinlikle Açık Bırakmayın
Bırakıyorsanız demek ki çok misafirperversiniz. Sabahları karasinekler sizi
uyutmadığında saatler süren bir operasyon yapmanız gerekecek fakat yine de siz
bilirsiniz. Çadırınızın fermuarını kapalı tuttuğunuz sürece ne bir böcek, ne
bir sinek, hiçbir şey çadırınıza giremez. Bu kural siz çadırın içindeyken de
geçerli. Yani böcek fobisi dolayısıyla bunca yıldır kamp yapmadıysanız, bunun
da bir çözümü var görüldüğü gibi.
8 – Enerji Verici Şeyler Yiyin
Yapacağınız alışveriş listesinde mutlaka enerji veren bir şeyler bulunmalı.
Enerji verici derken tatlı şeylerden bahsediyorum. Tabi öyle kalitesiz tatlı
şeyler değil, fıstık ezmesi gibi şeyler. Fındıklı, fıstıklı, pekmezli barlar
filan oluyor, onlardan alabilirsiniz. 1-2 tane sevdiğiniz bisküvi, çikolata, vb.
şeyler de bulundurun yanınızda. Sonra bal olabilir. Tabi akşam ateşte
marshmallow kızartmak da oldukça keyifli. Ben ilk defa denedim, çok kızarınca
tadı kazandibi gibi oluyor. Sizin de denemenizi öneririm.
9 – Hangi Mevsim Olursa Olsun Yanınıza Polar Alın
Yaz mevsiminde ince bir hırkayla idare edebilirsiniz belki fakat bahar
aylarında polar şart. Yoksa akşamları keyifle oturamazsınız. Gündüz yaz
sıcağına aldanmayın, akşamları tahmininizden daha serin olabilir. Bir de
eşofmanınızı uzun çorabınızın içine sokmanız da etkili bir yöntem. Ayrıca bu
sayede sinek ile böcek ısırıklarından da önemli ölçüde korunmuş olursunuz.
10 – Eski ile Çok Önemsemediğiniz Kıyafetlerinizi Giyin
Yoksa üzülürsünüz. Çünkü bir kere çok kirlenecekler.
Toprak ya da kum lekesi olacak hep. Hadi o yıkanır geçer de, ateşin kıvılcımı
sıçrayabilir, ağaç dalına takılabilirsiniz. İşte onların geri dönüşü yok.
Kimseyle şıklık yarışına gireceğiniz bir yerde de olmayacağınıza göre, yeni ile
sevdiğiniz şeyleri eskitmeye ne gerek var? Başına bir şey geldiğinde sizi
derinden yaralamayacak kıyafetlerinizi yanınızda götürmeniz bu anlamda en
mantıklı hareket olur.
Alıntıdır
Alıntıdır

Hiç yorum yok:
Write yorum