sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kışa girerken turşu suyu ve faydalarını öğrenelim


Turşu suyu, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan birçok besin içerir. Turşu suyu, sodyum, potasyum, A vitamini ve C vitamini açısından zengindir. Sodyum, vücut sıvılarının dengelenmesine yardımcı olurken, potasyum kasların ve sinirlerin düzgün çalışması için gereklidir. A vitamini, bağışıklık sisteminin sağlıklı işleyişi için önemli bir vitamindir. C vitamini ise bağışıklık sistemini enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olan bir antioksidandır.

Turşu suyu, ayrıca probiyotik bakteriler içerir. Probiyotikler, bağırsak sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Sağlıklı bir bağırsak florası, güçlü bir bağışıklık sistemi için gereklidir.

Turşu suyu, düzenli olarak tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilir. Günde 1-2 bardak kış turşu suyu tüketmek, bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı daha dayanıklı olmasını sağlayabilir.

Turşu suyu, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olmasının yanı sıra, aşağıdaki faydalara da sahiptir:

  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Kabızlık ve ishal gibi sindirim sorunlarını gidermeye yardımcı olur.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Kilo vermeye yardımcı olur.
  • Kemik sağlığını destekler.
  • Kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

Turşu suyunu hazırlarken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Turşu suyunu hazırlamak için kullanılan malzemelerin taze ve temiz olması önemlidir. Turşu suyunu hazırlarken kullanılan tuz miktarı da önemlidir. Turşu suyunun çok tuzlu olması, tansiyonu yüksek olan kişiler için sorun yaratabilir.

Turşu suyunu satın alırken de dikkatli olunmalıdır. Turşu suyu satın alırken, turşunun cam kavanozda ve pastörize edilmiş olarak satıldığından emin olunmalıdır.

Turşu suyu, sağlıklı bir beslenmenin önemli bir parçasıdır. Düzenli olarak tüketildiğinde, bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Yoğurdun faydaları saymakla bitmiyor


 


Yoğurt, sütün fermente edilmesiyle elde edilen bir süt ürünüdür. İçeriğindeki probiyotikler sayesinde birçok sağlık faydası sağlayabilir.

Yoğurdun faydaları şunlardır:

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yoğurttaki probiyotikler, bağırsaklarda bulunan zararlı bakterilerin sayısını azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu sayede, soğuk algınlığı, grip gibi enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltır.
  • Bağırsak sağlığını destekler. Yoğurttaki probiyotikler, bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin sayısını artırarak bağırsak sağlığını destekler. Bu sayede, ishal, kabızlık gibi sindirim sorunlarını önler.
  • Kilo vermeye yardımcı olur. Yoğurt, tok tutucu özelliği sayesinde kilo vermeye yardımcı olabilir. Ayrıca, yoğurttaki protein, kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur.
  • Kemik sağlığını korur. Yoğurttaki kalsiyum, kemiklerin güçlenmesine ve korunmasına yardımcı olur.
  • Diş sağlığını korur. Yoğurttaki laktik asit, diş minesini güçlendirerek diş çürümesini önler.
  • Kalp sağlığını korur. Yoğurttaki kalsiyum ve potasyum, kan basıncını düşürmeye yardımcı olarak kalp sağlığını korur.
  • Antioksidan içeriği ile kanser riskini azaltır. Yoğurt, antioksidanlar açısından zengin bir besindir. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruyarak kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Yoğurt, günlük beslenmede mutlaka yer verilmesi gereken bir besindir. Yoğurt, kahvaltıda, ara öğünlerde veya yemeklerde tüketilebilir.

Şeker bağımlılığından tarçın ile kurtulabiliriz


Aklınızdan tatlıyı çıkaramıyorsanız, sürekli bir şeyler atıştırma, özellikle şekerli şeyler yeme ihtiyacı duyuyorsanız, mutlaka tarçından faydalanmalısınız. Türk mutfağında özellikle sütlü tatlılarda kullandığımız, kek, kurabiye gibi çeşitlerde de lezzetinden faydalandığımız tarçın, çok da sağlıklı bir baharattır. Kan şekeri seviyesini düzenleyen tarçın, tatlı krizlerini yatıştırmada bir numaradır. Gün içinde kan şekerimizin inip çıkmasından dolayı hissettiğimiz yorgunluk, baş ağrısı ve zamansız açlık gibi belirtiler, tarçın ile sona erer.

Sabah kahvaltısında iki çay kaşığı tarçın tüketmek güne zinde başlayıp sağlıklı hissetmemizi sağlar. Tarçını süte katabilirsiniz. Kahvaltıda yiyebileceğiniz bir meyvenin üzerine serpebilirsiniz.

Ilık veya sıcak süte katılan tarçın, metabolizmayı hızlandırarak vücutta yağ yakımına, dolayısıyla kilo vermeye de yardımcı olabiliyor.

1 bardak az yağlı sıcak süte, 1 tatlı kaşığı tarçın katarak, günde iki defa, ara öğün olarak veya gece yatmadan önce içerseniz metabolizmanızı hızlandırarak bir ayda 3 - 4 kilo kadar zayıflayabilirsiniz.

Aklınıza tatlı yemek geldiğinde, üzerine tarçın serpilmiş birkaç dilim meyve de çok iyi gelebilir. Özellikle muz ve elma sizi çabuk acıktırıyorsa, üzerine tarçın ekmek çok faydalı olabilir.

Tarçın, yağ yakma ve kilo verdirmenin, tatlı ihtiyacını sağlıklı bir şekilde gidermenin yanında hazımsızlık ve şişkinliğe de iyi gelir.

Soğuk algınlığı, nezle, öksürük gibi rahatsızlıkları önleme ve hafifletmede de tarçından yararlanabiliriz. Sabahları bir çay kaşığı bal ile yarım çay kaşığı tarçını karıştırıp tüketerek soğuk algınlığı türü rahatsızlıkların önüne geçebilirsiniz.

Tarçın, antibakteriyel özelliği ile sivilceye iyi gelir. Antioksidan açısından zengin oluşuyla cildi gençleştirir. Kemik sağlığı çin faydalıdır. Antienflamatuar özelliği ile kas ağrılarına da iyi gelir. Ayrıca hafızayı güçlendirir.

Çörek otu tüketmelisiniz, neden mi?


Özellikle, kanserli hücrelerin temizlenmesi ve kansere karşı koruyucu etkisi ile ilgili olarak yapılan çalışmaların sonuçları umut vermektedir. çoğumuz, çöreklerde, böreklerde lezzet verici ve süsleyici olarak kullanırız çörek otunu. Oysa çörek otu tam bir şifa deposudur, faydaları saymakla bitmez. Dünyanın hemen hemen her yerinde bilinen ve kullanılan çörek otu içerdiği vitamin, mineraller sayesinde ve bir çok hastalığa şifa olması nedeniyle yaygın şekilde kullanılıyor.

İşte çörek otunun en bilinen faydaları;
Çörek otu kullanımı bağışıklık sistemini güçlendirir.
Antioksidan özelliği vardır.
İltihap oluşumunu engelleyici etkisi vardır.
Çörek otunun içindeki iltihap önleyici madde eklem iltihabı için yararlıdır.
Prostat ve meme kanserini yavaşlatıcı etkinliği bulunur.
Karaciğeri koruyucu özelliği çörekotu faydaları içindedir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırma karaciğer kanserine karşı koruyabileceğini göstermiştir.
Kandaki şeker miktarını düşürücü etkisi vardır. İnsülin salgılamasını sağlayan pankreasta beta hücrelerini harekete geçirdiği gözlemlenmiştir.
Almanya'da yapılan bir araştırma çörek otunun alerjik rahatsızlıklarda kullanılabileceğini göstermiştir.
Almanya'daki araştırmada bronşitli astım, allerjik astım, bahar nezlesi rahatsızlıklarına yönelik yapılan çalışmada çörektonun ciddi oranda fayda sağladğı gözlemlenmiştir.
Mide zarını tahriş eden etkenlere karşı mide zarını korur.
Çörek otunun kullanımı nefes borusu adalesini genişletme etkisinden dolayı nefes darlığında yararlıdır.
Kalp sağlığını koruyucu etkisi çörekotunun faydaları arasındadır. Çörekotu içinde bulunan timokinon 'un kalp rahatsızlıklarına yol açan homosistein oranını düşürdüğü görülmüştür.

Vücutdaki homosistein düzeyi, besinlerle alınan folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin dışında genetik faktörlere ve hormonların etkisine bağlı olarak düzenlenir. Homosistein seviyesi yüksek olan kişilere, folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin kullanımı öneriliyor. Deneysel çalışmalar çörekotu tohumları ve uçucu yağın homosistein üzerindeki etkisinin folik asitten daha fazla olduğunu göstermiştir.

Uzmanlar sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağını tavsiye ediyor. Çörek otu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir. 1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz.

Tarçınlı süt ile tatlı krizlerine veda edin, ayda üç dört kilo verin


Çok acil kilo vermenize gerek yok, üç beş kilo vermeniz de yetecek, öyleyse size bir önerimiz var. lezzeti ve sağlıklı bir seçenek bu; tarçınlı süt ile ayda dört kilo kadar verebilirsiniz.

Sütün zayıflamaya yardımcı olduğunu duymuşuzdur, evet bu çok doğru. Sütün içerdiği protein metabolizmayı çalıştırıyor ve yağ yakımını hızlandırıp zayıflamaya yardımcı oluyor. Tarçın da insülini dengeleyerek tatlı ihtiyacını gidermesi ve metabolizmayı hızlandırıcı etkisi nedeniyle kilo vermeye yardımcı oluyor. Tarçın çikolata, pasta krizine girmemizi önlüyor,bu özelliğiyle hem kilo vermeye yardımcı oluyor, hem de sağlığımızı koruyor.

Yapılan çeşitli araştırmalar, günde 2 bardak tarçınlı süt ile ayda 4 kilo verilebileceğini ortaya çıkardı.

Tabii ki kalori alımını azaltmak, tatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak da gerekiyor. Öğünlerde porsiyonu küçültmek, bol bol salata yemek, çorba içmek fayda sağlar. Akşam saat 8'den sonra yemek yememek de çok önemli bir nokta.

Özellikle ikindi vakti ara öğün olarak içeceğimiz 1 tatlı kaşığı tarçın katılmış 1 büyük bardak orta yağlı ılık veya sıcak süt bizi tok tutar ve insülini dengeleyici etkisiyle tatlı krizlerinin önüne geçerek diyetimize destek olur. İkinci bardağı da gece yatmadan önce içmek metabolizmamızı hızlandırır. 

Sonbahar depresyonundan korunmak için yapabilecekleriniz


Sonbahar geldi, hava serinledi, yağmurlar başladı, birçoğumuzu da melankolik bir hava sardı bile. Yağmurlu, günlerin kısalmaya başlaması, kapalı havalar, gün ışığının azalması gibi etkilerle gelen sonbahar,  depresyonu tetikliyor. bu bir çeşit mevsimsel depresyon. Depresyon demesek de depresif hal de diyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonbahar depresyonunun çoğunlukla kadınlarda görüldüğünü göstermiştir. Yaşlılar da yine en hızlı etkilenen grupta yer alırlar. Bu sebeple özellikle yaşlı kadınların dikkatli olması ve kendilerini sıkıntıya bırakmamaları gerekir. Bununla birlikte 17-25 yaş arası gençlerin de dikkat etmeleri gereken bir dönemdir sonbahar. Ergenlikten birey olma yolunda ilerleyen bünyeler, çok hassas olabiliyor. Mümkün olduğunca eğlenceli ortamlara girmek ve iyi bir tercih olarak komedi türünde filmler izlemek çok faydalı olacaktır.
Sağlıklı beslenme de depresyonu önlemede önemlidir. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, brüksel lahanası, turp, şalgam, pancar, kereviz, domates, havuç, limon, kuşburnu, elma, kivi, portakal, mandalina gibi koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı, mor renkte sebze ve meyveleri bolca tüketin. Bağışıklık sisteminiz güçlensin, siz de kendinizi daha güçlü ve tahammüllü hissedin.
-Kahve, çay, soğuk meşrubatlar, kakao ve benzeri kafeinli içecekleri azaltıp onların yerine rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici bitki çayları için.
-Her gün bol bol su için.

Diyet yaparken unutmamanız gerekenler


Kilo vermek istiyorsanız, bilmeniz gereken bazı şeyler var. Geç ama sağlıklı bir şekilde verilen kiloların kalıcı olduğu unutulmamalıdır. Siz de fazla kilolarınızdan ebediyen kurtulmak istiyorsanız bu alışkanlıklara dikkat edin.
Kahvaltı çok önemli, güne, hem protein hem de karbonhidrat açısından zengin bir kahvaltıyla başlamak diyetin başarısını artıracaktır. Karbonhidrat olarak yararlı tahılları, doğru karbonhidratları seçmek gerekir. Esmer, rafine edilmemiş undan yapılmış tahıllar, meyveler, şekersiz reçel ya da bal gibi kahvaltılık karbonhidratlardır. Yanı sıra süt, peynir, yoğurt, yumurta gibi protein içeren gıdalar tüketilmelidir. Bu gıdaların ikisinin birden tüketilmesi, güne uyanık ve zinde başlanmasını sağlar.
Yapılan bilimsel araştırmalar, aynı miktarda enerji alsalar da 3 öğüne göre 6 öğün beslenenlerin daha kolay kilo verdiğini göstermektedir. Öğün sayısının artırılması, mideyi dolu tutarak sonraki öğünde fazla yemeyi engellemektedir. Öğün atlamak, kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülüktür.
Diyet yaparken  öğün atlamak çok büyük bir hatadır, sakın bunu yapmayın. Yemek süresini uzatın, yani yavaş yiyin. Tokluk hissi 20. dakikada oluşur. Her lokmadan sonra çatal – kaşığı elinizden bırakın. Yediklerinizden keyif ve tat alabilmek adına besinleri iyice çiğneyerek küçük lokmalar halinde yutmaya çalışın.
Kalorisi çok yüksek, besin değeri düşük kaymak, krema, mayonez, cips, sos, kuruyemiş gibi yağlı besinlerden mümkün olabildiğince uzak durun. Mesela dışarıda yemek yerken salatayı sade isteyin, uygun olan eklemeleri (limon, sirke vs) siz kendiniz yapın.
Besinler kızartılınca çok yağ çeker ve kanserojen öğeler oluşabilir. Bu nedenle yiyecekleri haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemlerini kullanarak hazırlayın. Yemeklere yağı yakmadan ekleyin.
Pasta, kek, kurabiye, börek vb hamur işlerinde çok fazla yağ, şeker, un ve yumurta kullanıldığı için bunlardan mümkün olduğunca az yiyin Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru barbunya), kepekli tahıllar (esmer ekmek, bulgur pilavı, kepekli pirinç / makarna / erişte / un), yulaf, sebze ve meyveler içerdikleri lifler sayesinde midede hacim sağlayarak uzun süre tok tutar ve diyete uyumu artırırlar. Ayrıca kan şekeri, kolesterol ve kan basıncını istenilen seviyelerde tutmaya yardımcı olmaktadır.

Vücudunuzdaki ödem ve şişkinlikten kurtulmanız için bazı öneriler


Ödem ve şişkinlik çok rahatsız edici bir durumdur. Ödemin çeşitli nedenleri vardır.Hızlı yemek yemek, asitli içeçekler, aşırı tuz tüketimi, aşırı alkol tüketimi, kuru baklagiller gibi gaz yapıcı yiyecekler, tatlı yiyecekler, beyaz şeker, hareketsizlik. Kadınlar için ise adet öncesi ve sonrası dönem, menopoz dönemi, doğum kontrol hapları kullanmak ödem ve şişkinlik sorunlarının en önemli nedenleridir.

Ödemden ve şişkinliklerden kurtulmak için öncelikle yeteri kadar su içmektir. Günlük 1,5 litre ve üzerinde su içimini güne yayarak tüketmelisiniz.
Tuz ve şeker tüketimini en aza indirgemek gerekli. Yemeklerde mümkün olduğunca az tuz kullanmalısınız, bu konuda baharatlardan faydalanabilirsiniz. Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durmalısınız.
Kızartmalar, kafein, gazlı içecekler, hazır sosların tüketimini de en aza indiriniz.

Ananas, doğal detokstur. Nar suyu, ödem söktürücü etkiye sahip. Şeker hastalarının nar suyunu ne kadar miktarda tüketmesi gerektiğini mutlaka doktoruna danışmalıdır. Muz, içerdiği potasyum ile vücuttaki ödemleri yok etmeye yardımcı olacaktır.

Yeşil çay, günde en fazla 2 fincan kadar tüketebilirsiniz. Günde tüketilen yeşil çay ve diğer bitki çaylarının fazlası kalp çarpıntısına sebep olabilir.

Sabahları tüketilen yarım kase maydanoz en etkili ödem atıcıdır. Salatalık, İçerdiği su miktarıyla günlük su ihtiyacımızı da karşılamaya yardımcıdır. Yeşil yapraklı diğer sebzeler de ödeme karşı etkilidir.

Sabahları tüketilen 1 kase probiyotik yoğurt veya az yağlı yoğurt ödemlerden kurtulmaya yardımcı olacaktır.
Yürüyüş yapmalısınız, hareket ödemden kurtulmak için asla ihmal edilmemesi gereken bir şeydir.

Günde bir bardak ballı su içmek zayıflatır


Herkes ideal kiloda olmak ister, fit bir vücuda sahip olmak ister. Ama en önemlisi sağlıklı beslenmeye özen göstermek ve sağlığımızı kaybetmeden kilo vermektir. Sabahları ballı ılık su içmek hem güç verip bağışıklık sistemimizi destekler, hem de tatlı ihtiyacımızı giderir ve ayrıca bağırsaklarımızı çalıştırarak zayıflamamıza yardımcı olur.

Balın içeriğindeki şeker, doğal şekerdir, yani sağlıklı kalori kaynağıdır. Şekerli içeceklere veya yiyeceklere olan isteğimizi azaltmak için ballı sudan faydalanabiliriz. Kalori deposu olan gazoz, kola türü şekerli içecekler yerine doğal bal içeren bir bardak ılık su ile, kalori alımınızı azaltarak kilo vermeye başlayacaksınız.

*Sabahları ballı ılık bir bardak su içerek sindirim sistemimizi iyileştiririz. Balın antiseptik etkisi ile midemizin asitlik derecesi hafifler. Ayrıca kalın bağırsağımız da susuz kalmaz ve kabızlık sorunu yaşamayız.

*Bal güçlü bir bakteri öldürücüdür, bu özelliği ile bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Tabiikesinlikle gerçek bal olmalıdır. Organik bal, bakterilere karşı faydalı olan enzimleri çokça içerir. Balın sahip olduğu antioksidanlar bize zararı olan serbest radikallerle savaşır ve sağlığımızı korur.

*Enerjimizi artırmak için de kahve yerine ılık ballı suyu tercih edebiliriz. Kahve idrar söktürücüdür ve vücudunuzun susuzluk çekmesine sebep olarak kendimizi halsiz ve yorgun hissetmemize yol açar. Daha zinde hissetmek için kahve yerine ballı suyu tercih etmeniz önerilir.

*Ballı su vücudumuzun toksinlerden arındırmaya yardımcı olur. Düzenli olarak günde bir bardak ılık suya karıştırarak içtiğimiz bal ile hastalığa yol açan toksinlerden kurtuluruz. Limon ekleyerek bu karışımı daha faydalı bir hale getirebiliriz. Limonlu bal ile toksinleri vücudumuzdan daha çabuk atabiliriz ve idrar yollarımız da daha sağlıklı olur.

Kilo vermek isteyenler elma yiyin


Elma sağlıklı olduğu kadar zayıflamak isteyenler için de mükemmel bir meyve. Hem tok tutma özelliğinin olması hem de içinde asidik madde bulundurması nedeniyle kilo vermek isteyenler için mükemmel bir besin. Yağ yakıcı özelliği bulunan elma, cildinizi güzelleştirir, sizi tok tutar ve zayıflamanıza yardımcı olur.

Elma diyeti yapmak isteyenler güne besleyici bir kahvaltı ile başlamalı. Bir haşlanmış yumurta, iki dilim kepekli ekmek, kibrit kutusu kadar az yağlı peynir, beş altı adet zeytin, domates, maydanoz ve salatalığın yer alığı kahvaltı ile güne başlayın.

Kahvaltıda şekersiz bitki çayları veya yeşil çay içebilirsiniz. Kahvaltıdan sonra gün boyunca ister acıkınca ister acıkmaya beklemeden elma tüketin. Gün içinde yediğiniz elma bir kilo veya fazlası olabilir. Yine isterseniz yeşil çay içebilirsiniz.

Elma ve yeşil çayın yanında tabi ki gün içinde üç litre su içmeyi ihmal etmiyorsunuz. Bu elma diyetini yapan bazı kişilerde dördüncü gün sonra biraz halsizlik görülebilir. Sizde de halsizlik başlarsa elmanın yanında tavuk gibi besleyici besinler ve yeşil salata tüketebilirsiniz. Bu diyeti iki hafta uygulayabilirsiniz.

Tatlı krizlerini önleyip kilo vermeyi kolaylaştıran besinler


Zayıflamak amacıyla diyet yaparken kan şekerini dengeleyemezsek, açlık krizleri ve tatlı isteği kaçınılmaz olur. Bunun sonucunda da kilo vermemiz zorlaşır. Açlık krizini önleyecek besinleri günlük öğünlerimizde mutlaka tüketerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilir, kilo kontrolünü de sağlayabiliriz. İnsülin düzeyini ayarlayarak açlık krizine girmemizi önleyen ve diyette başarılı olmamızı sağlayacak besinler hangileri, öğrenmek isterseniz, haberimizin devamını okumalısınız.

Malta eriği yüksek lif oranı ile kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olmaktadır. A vitamini ve antioksidan zengini bir meyve olan malta eriği açlık krizlerini önleyerek kilo vermemizi kolaylaştıracaktır. Muz oldukça doyurucu bir meyvedir, potasyum zengini bir besin kaynağıdır. Az miktarda muz yiyerek açlık krizine girmenin önüne geçmiş oluruz. Bir fincan sütlü kahve ve bir küçük parça bitter çikolata da tok kalmamızı sağlar, kan şekerimizi dengeler. Bir kase domates rendesi,nane ve fesleğen karışımı çok güzel bir iştah kapatıcıdır. Bir orta boy ayva, üstüne de yiyeceğiniz küçük bir avuç leblebi bizi uzun süre tok tutar. Kuru kayısı ve badem de açlık krizinin önüne geçer.

Bir dilim çok tahıllı ekmek ve bir dilim beyaz peynir de iyi bir seçenektir. Bir adet haşlanmış yumurta ve ince bir dilim kepek ekmeği de bizi uzun süre tok tutar. Bir su bardağı dolusu patlamış mısır da açlığımızı bastırmada yardımcı olacaktır. Küçük bir kase kiraz da hem kanımızı sulandırıp temizler, hem de şeker ihtiyacımızı giderip tok tutar.

İşte metabolizmayı hızlandırarak kilo vermemizi sağlayan yiyecek ve içecekler


Kilo vermek ve kiloyu korumak, birçok kişi için hayatı boyunca süren bir sorundur, vermek zorunda olduğu bir mücadeledir. Metabolizmamızı hızlandırarak kilo vermemize yardımcı olan yiyecek ve içecekler:

Su: Öncelikle bol bol su içmeliyiz. Her sabah kalkar kalkmaz ilk işimiz, bir bardak ılık su içmek olmalıdır. Yeşil çay: Günde üç-dört fincan yeşil çayın çok faydasını görürüz.

Kahve: Sindirimi kolaylaştırarak metabolizmayı hızlandıran bir içecektir. Ancak içerdiği kafein nedeniyle, kahvede ölçüyü kaçırmamak gerekir.

Adaçayı: Adaçayı da metabolizmayı hızlandırma özelliği olan yararlı bir bitkidir. Ancak adaçayını içerken de ölçüyü kaçırmamak gerekir. Süt: Süt ve süt ürünleri, vücut için çok önemli mineralleri içeriyor ve bu özellikleriyle kilo vermeye yardımcı olabiliyor.

Kefir: Kefir, birçok faydasının yanında, sindirim sistemini düzenleyici ve metabolizmayı hızlandırıcı özellikler de taşımaktadır. Baharat: Özellikle acı baharatlar yağ yakıcı nitelikleri nedeniyle tercih edilmelidir.

Zencefil: Zencefilin köklerindeki maddeler, dolaşım ve sindirim sistemini uyararak metabolizma hızını arttırıyor. Yemeklerde baharat olarak kullanılan veya çay olarak tüketilen zencefil, ayrıca mide ve bağırsaklardaki gazı da söktürüyor.

Limon: C vitaminince zengin olan limon, bağışıklık sistemine bol enerji sağlıyor. Böylece kaslar daha çok yağ yakıyor.

Acı Sivri Biber: Biberdeki doğal acı maddesi kapsaisin metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor. Bu madde, kısa süreli olarak vücut ısısını yaklaşık %25 oranında yükseltiyor.

Soğan ve sarımsak: Soğanın içinde yer alan kükürt bileşimi “Alicin” kan dolaşımını uyarıyor, sindirimi harekete geçiriyor, vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra metabolizmayı hızlandırarak, yağ yakılmasını arttırıyor. Sarımsak ve yeşil soğan da aynı etkiye sahip.

Tarçın: Tarçın, insülinin etkisini dengelediği için, daha az insüline ihtiyaç oluyor. Bu sayede, yüksek insülin seviyesinin oluşturduğu yan etkilerden kaçınmak da mümkün olabiliyor. Yemekleri bu baharatla tatlandırmak, sağlık ve kilo kontrolü açısından fayda sağlar.

Somon Balığı: Somon, yağ açısından fakir, protein açısından zengin bir besin, bu özellikleriyle zayıflamada yardımcı. Ayrıca yüksek iyot içeriğiyle vücut metabolizmasının düzenlenmesinde önemli görev üstlenen tiroit hormonunun salgılanmasında da rol oynuyor.

Elma sirkesi: Doğal elma sirkesi, doğru biçimde kullanılması metabolizmayı hızlandırır, yağ yakımını arttırır. Dana eti, tavuk, hindi ve ton balığı B vitamini içerir ve metabolizmayı hızlandırır.

Tahıllar, nohut, mercimek, esmer pirinç ve bamya, ıspanak gibi B vitamini içeren gıdalar da, metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahiptirler.

Ceviz, fındık, badem, ölçülü olarak tüketilirse, yorgunluğu azaltır, kan şekerinin düşmesini engeller ve metabolizmayı hızlandırır. Kayısı, incir gibi kuru meyveler de az miktarlarda tüketilirse, içerdikleri posa ve minerallerle sindirim sistemini ve metabolizmayı hızlandırır.

Sonuç olarak, faydası bilinen bu yiyecek ve içeceklere öncelik vererek, çok yönlü bir beslenme programı oluşturursak, öğün atlamadan az az ve sık sık yiyerek beslenirsek ve egzersiz yaparsak, metabolizma hızımızı mükemmel bir seviyede tutarak kilo verebilir ve kilomuzu koruyabiliriz.

Maden suyunun faydaları saymakla bitmiyor


Maden suyu vücut için birçok faydası olan bir içecektir. Şifaları oldukça çoktur. Halk arasında maden suyu, soda olarak anılsa da aslında ikisi birbirinden farklı içeceklerdir. Hatta meyveli olanları da vardır. Birçok kişi tarafından meyveli olan çeşitleri tercih edilir. Vişne, limon, elma, böğürtlen gibi çeşitleri mevcuttur.

Öncelikle cilt için oldukça şifalı ve faydalıdır. Cildin güzelleşmesini, sıkılaşmasını ve beslenmesini sağlar.
Hücreleri toksinlerden arındırır, hücrelerin yenilenmesini sağlar.
Kasların düzgün işlemesini sağlar.
Sinir sistemine faydalıdır. Sinir sistemine etki ederek, işleyişine yarar sağlar.
Yazın güneşlenmeyi seviyor musunuz? Fakat güneşte fazla kaldığınız zamanlarda oluşan güneş lekeleri canınızı mı sıkıyor? Hele ki fazlasıyla beyaz tenli olan kişiler güneşten çok daha çabuk etkilenir. İşte bu şifalı ve etkili su ile cildinizdeki güneş lekelerinden kurtulabilirsiniz.
Vücudunuzdaki su ihtiyacını da karşılar.
İçerdiği mineral maddeler sayesinde vücudunuzun mineral ihtiyacının çoğunu karşılamanıza yardım eder.
Böbrek, prostat gibi organların korunmasına yardım eder. Böbrek taşı oluşumunu engeller.
Kalp ile dosttur.
Sindirime yardımcı olması da maden suyu faydaları arasındadır. Bu şifalı su, hazmı kolaylaştırır. Yemeklerden sonra 1 şişe maden suyu içmek sindirim sisteminizi rahatlatır, yediklerinizi kolay sindirmeye ve hazmetmeye yardım eder.
İdrar söktürücü etkiye sahiptir. Kolay idrara çıkmanızı sağlar.
Maden suyu, yorgunluk ve stresi atmayı sağlar.
Gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarına karşı kullanılabilir.
Kemiklerin yapısını korur. Özellikle kemikler ile birlikte diş sağlığının, diş yapısının da korunmasını sağlar.

Yaşlanmayı durduran mucize besinler


Araştırmalara göre yaşlanmayı durduran besin grupları şöyle sıralanıyor: Kahvaltılık tahıl:Yulaf,kara buğday gevreği,buğday ya da pirinç gevreği
Süt Ürünleri:Soya sütü,gravyer permesan peynirleri ve yoğurt
Ekmek Çeşitleri:Kara ekmek,tahıllı ekmek,arpa,yulaf ve çavdar ekmeği
Sebze baklagiller:Brokoli,lahana,havuç,ıspanak,balkabağı,domates,tere,bezelye,
nohut,mercimek,semizotu,mısır,avakado,pırasa,soya
Tahıllar:Bulgur,esmer pirinç,basmati pirinci
Balık ve Kabuklu deniz ürünleri:Somon,alabalık,barbunya,istiridye,karides,uskumru,kalkan
Meyve ve Tatlılar:Kayısı,muz,kiraz,elma,çilek,pembe greyfurt,mango,kavun,karpuz,üzüm,dut,kuru meyveler,ceviz,badem,fındık

Bayram tatilinde kilo almamak için bazı öneriler


Bu yıl bayramların ikisi de 9 gün oldu. Uzun bayram tatilinde kilo almamak için biraz daha fazla çaba göstermeniz gerekiyor. Bayram ziyaretleri, fark etmeden kilo almanıza neden olacak sebeplerin başında gelir. Her gittiğiniz yerde önünüze konacak ikramlar, tatlı yemeniz için edilecek ısrarlar sonucunda birkaç kilo almadan bayram tatilini bitiremezsiniz. kontrolü için bol bol yürüyüş yapmalı ve dengeli beslenmeyi ihmal etmemelisiniz. Mutlaka 45 dakika tempolu yürüyüş yapın. Özellikle öğleden sonra da mutlaka 1-2 saat hafif tempoda yürüyüş yapın.

Bayramın birinci gününe kadar et tüketmeyin. Lokmalarınızı yavaş yavaş çiğneyin. Her lokmayı 20 kez çiğnemeye özen gösterin.

Etleri kesinlikle açıkta ve uzun süre buzdolabı dışında bırakmayın. Derin dondurucuda saklayacağınız etleri bir öğünlük parçalar halinde hazırlayın.

Etlerin yağlı kısımlarını tüketmeyin. Etin yanında ekmek yememeğe, bolca salata tüketmeye çalışın.
Ziyaretlerde ikramların hepsini yemenize gerek yok, ne kadar ısrar edilse de tabağınıza konulanların çeyreğini tüketin.
Yürüyüş yapın. Egzersizi mümkünse akşam 8’den sonra yapın. Egzersiz öncesi yemekten kaçının. Sık sık ama azar azar beslenmeye dikkat edin.

Bayram için aldığınız veya hazırladığınız tatlılar bitmeyebilir, son günler diye kalan tatlıları bitirmeye çalışmayın.

Yumurta hakkında bilmeniz gerekenler


Yumurtanın kalori değeri düşüktür. 1 tane yumurtada 80 kalori vardır ve bunun %80’i kadarı sarı kısmındadır.

Yumurta birçoğumuz için günlük beslenme ihtiyacımızın önemli bir kısmını sağlıklı bir şekilde karşılar. Yumurtada 13 adet vitamin ve mineral bulunmaktadır. Yumurtanın içerdiği protein miktarı en kaliteli proteinlerden birisidir.

Ayrıca yumurta, içerdiği protein sayesinde tok tutarak kilo vermeye de yardımcı olur. Yani zayıflama amaçlı diyetlerde de rahatlıkla yenebilecek bir besindir.

Yumurtayı on dakikadan fazla haşlamaktan kaçınmalısınız, çünkü yüksek ısıda yumurtada sülfürik asit ortaya çıkar.

Yumurtaları haşlamadan 20-30 dakika önce buzdolabından çıkarırsanız haşlanırken çatlamasını önlemiş olursunuz. Haşlama suyuna 1 tatlı kaşığı kadar sirke eklemek de çatlama önleyici uygulamalardan birisidir.

Yumurtayı kırmadan veya haşlama suyuna koymadan önce kabuğunu iyice yıkamalısınız. Ama dikkat etmeniz gereken bir nokta var, yumurtaların kabuklarını dolaba koyarken yıkamamalısınız. Yumurtanın kabuğunda bulunan koruyucu tabaka yıkandığı zaman ortadan kalkar ve kabuk üzerindeki gözenekler açılır. Böylece bakteriler yumurtanın içerisine girer ve yumurta daha çabuk bozulur ve sağlık için zararlı bir hale gelir.

Satın aldığınız yumurtalar çok taze ise, serin bir yerde bir hafta, buzdolabında 3 hafta saklanabilir. Yumurtaları mutlaka ışık almayan bir yerde saklamalısınız.

Yumurtanın taze olup olmadığını anlamak için bir kabın içine tuzlu su doldurup yumurtayı suya bırakın. Yumurta kabın dibinde yatay halde duruyorsa tazedir, suyun üzerinde kalmış ise bayattır.

Pişirdiğiniz kekin daha çok kabarmasını istiyorsanız yumurtayı dolaptan çıkartıp yumurtanın sıcaklığının oda sıcaklığına düşmesini bekleyin. Dolaptan çıkan yumurta soğuk olduğu için, kekinizin daha az kabarmasına neden olacaktır.

Tarçınlı süt ile göbek yağlarınızı eritin


Hanımlar, fazla kilolarımızdan kurtulmak ve özellikle de göbek yağlarımızı eritmek için, sütten faydalanabileceğimizi biliyor musunuz? Yapılan araştırmalar, düzenli olarak tüketildiği takdirde sütün, içerdiği kalsiyum sayesinde ayda 2 veya 4 kilo yağ kaybetmemizi sağlayabildiğini ortaya çıkarmış durumda.

Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu protein, yağ ve karbonhidratı içeren en değerli vitamin kaynaklarından biri. Sütün yüzde 87’ye yakını ise sudan oluşuyor. Süt, bilinen faydalarına ek olarak şimdi de yağ yakımını sağlamasıyla yardımımıza koşuyor. Bazen daha çok bölgesel kilo alımı söz konusu olmaktadır. Süt de, bölgesel yağ yakımı için gerekli üç desteği barındırıyor, kan şekeri dengesi, yeterli protein alımı ve yeterli kalsiyum alımı. Kan şekerinin düştüğü ikindi öğününde ve gece yatmadan önce içeceğimiz birer bardak tarçınlı süt bölgesel kilolarımızdan, özellikle de göbek yağlarımızdan kurtulmamıza yardımcı olmaktadır. Bir bardak süt kişiyi en az 4 saat boyunca tok tutuyor. Metabolik bir rahatsızlığımız yoksa veya süt tüketimi ile ilgili bir sorunumuz bulunmuyorsa, günde 2 bardak süt içmek kilo vermemize ve incelmeye yardımcı olmaktadır.

Bölgesel incelmeyle ilgili araştırmalarda tarçının da kan şekerini dengede tutarak zayıflamaya yardımcı olduğu anlaşılmıştır. Günde iki bardak süte karıştırıp içeceğimiz tarçın, kan şekerimizi dengede tutarak açlık hissimizi geciktirecektir. Ani açlık krizleri ve tatlı ihtiyacı duymamızı engelleyeceği için tarçın, yağ yakıcı özelliği bulunan süt ile birlikte kullanıldığında zayıflamamızı kolaylaştıracaktır. İkindi vaktinde içeceğimiz bir bardak tarçınlı süt kan şekerimizi gün boyunca dengede tutacaktır. Gece yatmadan iki saat önce içeceğimiz ikinci bardak tarçınlı süt de kan şekerimizin sabaha kadar dengede olmasına yardımcı olur. Böylece sabah uyandığımızda dinç hissederiz, çok büyük bir açlık duymayız.

Yoğurtla gelen sağlık

Gün aralarında yoğurt, salatalık gibi düşük kalorili yiyecekleri atıştırmaktan çekinmeyin. Uzun süre yemek yemezseniz metebolizmanız daha az kalori harcamak için yavaşlar.

Lezzetli ve pratik kabak salatası için; 4 kabağı rendeleyin, sıvı yağ ve su ilave ederek suyunu çekene kadar pişirin. Kabaklar soğuyunca sarımsaklı yoğurtla karıştırın. Maydonoz ve taze nane ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Sivri biberin faydaları


Biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazı alkoloidler bulunuyor. Bunlar, mideyi kuvvetlendiriyor, iştah açıyor ve mide tembelliğini gideriyor. Özellikle acı biber, erkeklerde cinsel isteği arttırıyor, P vitamini ile damarları yumuşatıp kanamayı önlüyor, K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini arttırarak kanamaları durduruyor. Ayrıca acı kırmızı biber güçlü bir antikanserojendir.

Ispanağın faydaları


Ispanak tam bir demir deposudur ve diğer yapraklı sebzelere göre daha çok protein ihtiva eder. Çiğ ıspanağı salata yapıp yerseniz lifinden faydalanmış olursunuz. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına iyi geliyor.

Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor. Ispanak ayrıca, kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önlüyor. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor. Ayrıca hamilelik döneminde de bol bol ıspanak tüketmek gerekiyor.