cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kışın cildimize nasıl bakmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?


Sonbaharın soğuk günlerini yaşamaya başladık, kış da kapıda. Havaların soğumasıyla birlikte cildimiz de kuruyor ve yıpranıyor. Derinin kış mevsiminde havayla temas eden bölgeleri soğuğun etkisiyle hassaslaşıp çatlayabiliyor. Özellikle ellerimizin ve yüzümün soğuk havayla teması hem sağlık açısından tehdit oluşturuyor hem de görüntümüzü etkiliyor.

Soğuk havaların cilt üzerindeki etkilerinden bahsederken, sadece havayla temas eden bölgelerin etkilendiğini söylemek yanlış olur. Çünkü soğuk havaların etkisiyle, giydiğimiz kalın, yünlü ve sentetik giysiler de vücudumuz için tahriş edici sebepler oluşturuyor.

Bütün bunlara rağmen, soğuk havayla başetmek ve cildimizi korumak mümkün. Bunun için bazı basit formülleri uygulamak ve bazı adımları takip etmek yeterli olacaktır.

Kış mevsiminde cilt bakımının püf noktalarını şöyle özetleyebiliriz; önce temizlik, sonra nemlendirme ve üçüncüsü de peeling yaparak ölü hücrelerden kurtulmak.

Cildimiz kış aylarında soğuk havaya maruz kaldığı gibi kirli havaya da maruz kalıyor. Özellikle makjaylı yüzlerin derinlemesine etkilendiğini söylemek mümkün. Bu nedenle gün içerisinde cildimizin maruz kaldığı bütün olumsuz koşulları gidermek için önce temizliğe önem vermeliyiz. Cildimizi derinlemesine, nemli sabunlarla veya jellerle ılık suyla temizlemeliyiz. Cilt tamamen temizlendikten sonra ise diğer adımları takip etmek gerekiyor.

Nemlendirme şu açıdan çok önemli, nemlenmiş cilt taze ve canlıdır. cildi taze ve canlı tutmasını sağlaması. Bunun için yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler seçilmeli. Nemlendiricilerin içeriklerine bakılmalı, gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler tercih edilmeli. Her banyodan sonra nemlendirici uygulanması oldukça önemli.
En son adım olan peelingin amacı ise cildin üzerinde kalan ölü deriyi çıkarmak ve alttaki taze ve canlı deriyi ortaya çıkarmak. Kış mevsiminde derinin tipine göre sıklığı ayarlanarak, retinoik asit, salisilik asit veya glisolik asit içeren krem, jel veya maskelerle derinin ölü tabakasının yenilenmesini de sağlamalısınız.

Sivilcelerden kurtulmada su içmenin faydası büyük


Can sıkıcı bir sorun olan sivilceler, cilt yüzeyinde bulunan bakterilerin, cilt gözeneklerinde çoğalması sonucu meydana gelmektedir. Sivilcelerden kurtulmak için ilk yapmamız gereken, cilt temizliğine özen göstermektedir. İkinci olarak da beslenmeye dikkat etmek, ciltte sivilce oluşumunu tetikleyen besinlerden uzak durmaktır.
Sivilce oluşumunu önleme ve var olan sivilce sorunundan kurtulmak için önemli bir diğer unsur da sudur. bol su içmek, cildi olumsuz yönde etkileyen toksinlerin vücuttan daha çabuk atılmasına yardımcı olarak sivilcelerle savaşır.
Toksinlerin atılmasında böbrek ve bağırsaklara yardımcı olmak için yeterli miktarda su tüketilmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir vücut ve cilt için en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan su ve su içeren besinleri hayatımızdan eksik etmemeliyiz. Günde iki litre su içmek çok olumlu sonuç verecektir.

Cilt sağlığı, el ve ayak bakımında karbonattan faydalanabilirsiniz



Sağlığa faydaları bilinen karbonatı cilt bakımı, el ve ayak bakımı ve sağlığı için de kullanabilirsiniz. Bir miktar karbonat suya karıştırılır ve yüze uygulanır. Böylece, ölü hücreler tekrar aktif hale gelir. Cildiniz daha sağlıklı ve dinç bir görünüme kavuşur.

Karbonat sivilce tedavisi için de kullanılır. Özellikle ergenlik döneminde sık görülen bir sorun olan sivilcenin tedavisi için kullanılabilir. Sivilce ve akne sorunlarına karşı karbonat ve bal karışımını kullanabilirsiniz. Bunun için karbonatı bala karıştırıp yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın. Düzenli olarak kullanırsanız, faydasını görürsünüz.

Yorgunluğa karşı da karbonattan faydalanabilirsiniz. Karbonatı küvetteki banyo suyuna karıştırarak banyo yapabilirsiniz. Br miktar elma kabuğu da katarsanız, yorgunluğunuzu giderme sakinleştirici özelliği vardır. Vücut temizliği ve mikropların kırılması için de çok faydalıdır.

Ayaklarda meydana gelen yorgunluk mantar ve buna benzer enfeksiyon sorunlarına karşı da etkilidir karbonat. Ayrıca ayaklarda  ve ayak parmakları arasında bulunan bakterileri de yok eder. Ayak sağlığını korumanıza yardımcı olur. Bakterileri öldürdüğü için ayak kokusunu da giderir.

Ayak kokusu ve mantara karşı, ayrıca normal ayak temizliğinde de kullanabileceğiniz karbonatlı ayak bakım kürünü şu şekilde hazırlayabilirsiniz. Karbonat banyosundan önce ayaklarınızı güzelce yıkayıp kir ve terden arındırmalısınız. Ondan sonra içine yarım fincan karbonat ve ayaklarınızın boyunu kaplayacak kadar ılık su koyduğunuz kovaya ayaklarınızı sokun ve 1-20 dakika kadar bekletin. Koku veya mantar varsa her gün, eğer bir sorununuz yoksa ayaklarınızı dinlendirmek ve sağlığına katkıda bulundurmak için arada sırada, aklınıza geldikçe uygulayabilirsiniz.

Tırnak temizliği ve bakımı için de karbonattan faydalanabilirsiniz. Tırnak diplerindeki etleri karbonatla çok kolay bir şekilde yumuşatabilirsiniz. Bunun için, 1 bardak ılık suya, bir çay kaşığı karbonat koyup eritin, ve tırnaklarınızı bu suya batırıp 5-10 dakika kadar bekletin. Bu sırada, tırnaklarınızın diplerindeki etleri de hafifçe ovalayın. Tırnaklarınızı temizlemek ve tırnak etlerini yumuşatmak karbonatlı su ile çok kolay.

Dirseklerimizdeki kararmayı nasıl yok ederiz?


Özellikle yaz aylarında kısa kollu giydiğimizde bizi oldukça rahatsız eden bir sorundur dirseklerdeki kararma ve sertleşmeler. Dirseklerimizdeki sertleşme ve kararmaların nedeni o bölgedeki derimizin aşırı kıvrılması ve tahriş olmasıdır. Peki buna karşı ne yapabiliriz? Dirseklerimizdeki deri nasıl eskisi gibi yumuşak ve normal renkte olur? İşte uygulayabileceğiniz kolay yöntemler.

Dizler ve dirseklerimizde yağ bezleri olmadığı için o bölgedeki deri çok çabuk aşınır. Aşınmayı ve sertliği önlemek için o bölgeyi sürekli nemlendirmek gerekmektedir. İlk önerimiz, ikili bir uygulamadır. Önce 2 tatlı kaşığı Türk kahvesini 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile bir kap içerisinde karıştırın. Karışım krem gibi bir hal aldıktan sonra 1 dakika kadar bekletin ve bu karışımı dirseklerinize sürerek masaj yaparak yedirin. Bu karışım dirseklerinizde beklerken bir yandanda diğer karışımı hazırlayabilirsiniz.

İkinci karışım için bir kabın içinde 3 kaşık vazelinin içine 3 tatlı kaşığı kadar fındık yağı ekleyin ve 2 yemek kaşığı kadarda zeytinyağı ekleyerek iyice karıştırın. Az önce yaptığınız peelingi silerek yeni karışımı da iyice ovalayarak dirseklerinize sürün ve yedirin. Bu iki karışımı sık sık tekrarlarsanız, kısa bir süre sonra dirseklerinizdeki sertliğin ve kararmanın yok olduğunu göreceksiniz. Bu karışımları aynı zamanda topuklarınızdaki sertlikleri gidermek için de kullanabilirsiniz.

Dizlerinizi ve dirseklerinizi her banyodan sonra nemlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Düzenli olarak nemlendirirseniz,dizleriniz ve dirseklerinizde oluşan kuruluk karyolacaktır. Duş yaparken dirseklerinizi ve dizlerinizi doğal olan ve cildinizi tahriş etmeyecek bir lif ile ovalayın, böylece ölü deriler gidecek ve cildiniz canlanacaktır.

Haftada bir uygulayacağınız limon maskesi ile gerek dirseklerinizdeki, gerekse dizlerinizdeki sertlik ve kararmaları yok edebilirsiniz.

Bunun için 2 limonun suyunu bir bardak süt tozu ile karıştırın, macun kıvamını alana kadar içine yavaş yavaş su da katın. bu karışımı dirsek ve dizlerinize sürün, masaj yaparak güzelce yedirin. 20 dakika bekledikten sonra karışımı yıkayarak temizleyin.

Diğer bir önerimiz de zeytinyağı ve elma sirkesi karışımı. yarım çay bardağı zeytinyağı ile yarım çay bardağı elma sirkesini bir kabın içinde karıştırın. dirseklerinizi bu karışımın içine sokun ve 15 dakika bekletin. Haftada iki kez yapacağınız bu karışımla dirseklerinizdeki deri yumuşayacak ve rengi açılacaktır.

Uygulayabileceğiniz çok basit bir yöntem daha var. Yarım limonun iç kısmıyla dirseklerinizi güzelce ovalayın. Sonra güzelce keseleyin ve ezdiğiniz bir aspirini vazelinle karıştırıp dirseklerinize sürün ve 20 dakika bekletin. bunu iki günde bir uygulayabilirsiniz. bir hafta on gün içinde olumlu sonuç alırsınız. Gerektikçe tekrarlayabilirsiniz.

Cildinize güzellik maskesi uygularken bunlara dikkat edin


Birçoğumuz cildimizin güzelliği ve sağlığı için değişik maskelerden faydalanırız. Peki cildimizin sağlığı ve güzelliği için kullandığımız yüz maskelerini uygularken, daha iyi sonuç almak için nelere dikkat etmeliyiz, biliyor muyuz? İşte bazı öneriler.
1- Saçımıza bant takmalıyız.

2- Cildimizin tamamen temiz olduğundan emin olmalıyız,yüzümüzde hiç makyaj artığı ve kir kalmamalı.

3- Maskeyi yüzümüze uygulamadan hemen önce, aynada çeşitli yüz hareketleri yaparak yüz kaslarınızı gevşetmemizde fayda var.

4-Yüzümüzü birkaç dakika süreyle, kaynamış su buharına tutarak veya birkaç dakika sıcak kompres uygulayarak gözeneklerimizin açılmasını, maskenin cildimize daha iyi nüfuz etmesini sağlamış oluruz.

5- Maskenin yüze uygulanmadan hemen önce hazırlanmış olması daha uygundur. Bekletilmiş malzeme kullanmaktan kaçınmalıyız.

6- Maskeyi gözlerimizin çevresine, gözlerimizin çok yakınındaki o ince cilt bölgesine sürmemeye dikkat etmeliyiz.

7- Elimizle veya pamukla uygulayabiliriz.

8- Maske malzemesi için metal karıştırma kabı, metal kaşık veya metal spatula kullanmamalıyız. Mümkünse tahta malzemeler kullanmalıyız.

9- Maske kururken ve kuruduktan sonra yüzümüzü fazla hareket ettirmemeye dikkat etmeliyiz, maske hareket etmemeli.

10-Maskeyi temizlerken, alından aşağıya doğru hareket etmeli, göze hiçbir şey bulaştırmadan çıkartmaya çalışmalıyız.

Kara lahana ile cildinizi gençleştirin


Kara lahana sağlığa birçok faydasının yanında cilt sağlığı ve güzelliği için de birebirdir. Kara lahana içerdiği yüksek K vitamini ile hücreleri yenilemeye yardımcı olurken, yüzdeki dolaşımı hızlandırıyor. Antioksidan özelliğiyle cilt sağlığını koruyarak erken yaşlanmayı önlüyor. Yaraların iyileşmesini kolaylaştırıyor. Kırışıklığa, deride renk değişikliklerine ve noktalara sebep olan serbest radikalleri önlüyor.
Bu yüzden sofranızda kara lahanaya sıkça yer vermeli, yemeli veya suyunu içmelisiniz.

Lahana romatizma, gut, artrit, böbrek taşı, cilt hastalıkları ve egzama gibi problemlere yol açan toksinleri, serbest radikalleri, yüksek ürik asiti yok ederek kanı temizler. Yani çok iyi bir detoks özelliği vardır. İçeriğindeki C vitamini ve kükürt sayesinde bu detoks özelliğini göstermektedir.

Kara lahana C vitamininden de zengin bir sebzedir, ayrıca A, B, E vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum, bakır ve demir minerallerini de bol miktarda içerir.

Karalahana birçok faydasına karşılık özellikle de kök kısımları iyodun emilimini azalttığı için guatr hastalarının beslenme programında yer almamalıdır.

Dudaklarınızı daha dolgun göstermek için

 

Kadınların çoğu dolgun dudaklara sahip olmak ister. Çünkü dolgun dudakların daha çekici görünmemizi sağladığını düşünürüz. Oysa kimimizin incecik dudakları vardır. ama üzülmeyin, bu kader değil, minicik makyaj hileleriyle dudaklarınızı olduğundan daha dolgun ve kalın göstermek elinizde.
Aynen gözlerinizdeki gibi, koyu renk kullandığınızda küçük gözüküyorlarsa dudaklar da koyu renk ruj kullanıldığında daha ince görünür. Dolgun dudaklara sahip olmak istiyorsanız bunu ruj ve parlatıcıyla da elde edebilirsiniz.

Dudaklara dolgunluk verirken rengin yanı sıra dudak parlatıcısı ya da rujun kıvamına da önem verin. Sıvı, su bazlı ışığı yansıtan ruj ve parlatıcılar ilizyon etkisi yaparak dudaklarınızın daha hacimli görünmesine sağlar.

Dudaklarınıza fırça yardımı ile ten renginizden iki ton daha koyu bir kapatıcı ile çerçeveleyin. Bu teknik kapatıcı kaleme oranla daha doğal bir görünüm verir. Daha sonra dudaklarınıza altın ya da şeftali tonlarında bir parlatıcı uygulayın. Böylece daha dolgun görünümlü dudaklara sahip olabilirsiniz

Cildi yaşlandıran faktörler ve önleme yolları


Yıllar içinde bütün organlarımız gibi cildimiz de yaşlanıyor, bunu önüne geçmek elbette mümkün değil, ama yaşlanmanın yavaş olmasını sağlamak bir ölçüde elimizdedir. cildimizin yaşlanmasını kolaylaştıran sebepler vardır; bu sebepleri ortadan kaldırırsanız hem güzel yaş alırsınız, hem de cildinizin genç görünümünü daha uzun süre muhafaza edebilirsiniz.
İşte, cildimizin doğal yaşlanma sürecini daha da hızlandıran ve canımızı sıkan sonuçlara yol açan nedenler :
- Güneş : Güneş cilt üzerinde tahribat yapan en büyük etkendir. Yaşam kaynağımız olmasıyla birlikte, zararlı ışınları nedeniyle cildi kurutur ve hücrelerin yapısını negatif yönde etkiler. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için, yaz günlerinde değil, kış günlerinde bile koruyucu sürmek gerekir.
- Sigara : Sigara cildin en büyük düşmanıdır. İçerdiği zehirli maddeler hücreleri vaktinden önce yaşlandırır. Vücudun C vitaminini yok eder. C vitamini, cildi koruyan çok önemli bir vitamindir. Kanın içindeki oksijeni azaltır. İçerken oluşan mimikler, cildin kırışmasına, içilen ortamlarda bulunmak, hava yoluyla cildimizin zarar görmesine sebep olur.
- Aşırı alkol tüketimi: Ciltteki yumuşak dokulara, kılcal damarlardan gereğinden fazla sıvı gitmesine yol açar. Damarlardan yumuşak dokulara giden sıvı, cildin kırışmasına yol açar.eden olarak zarar verir. Ayrıca karaciğer faaliyetlerini kötü yönde etkiler. Zehirli maddelerin kandan temizlenmemesi nedeniyle, cildi erken yaşlandırır.
- Az su içmek : Su, cilt için olmazsa olmazdır. Yeterli su içmeyenlerin cildi çok daha çabuk yaşlanır. Nem eksikliği cildin tahrip olmasına ve zararlı maddelerin atılamamasına sebep olur. Her gün en az iki litre su içilmesi cildin gençliğini korur.
- Dengesiz beslenme : Aşırı karbonhidrat tüketimi, aşırı yağlı yiyecekler ve sebze meyve tüketiminin az olması cildimize zarar verir. Cildin korunması için, başta C vitamini olmak üzere B, D, A, E vitaminince zengin yiyecekler tüketmek gerekir. C vitamini cildin gençliği için birinci sıradadır. Sebze, balık ve zeytinyağı cilt dostudur.
- Yanlış kozmetikler : Tahriş eden sabunlar, sert temizleyiciler, alkollü cilt losyonları ve yanlış kozmetikler cilde çok zarar verir. Cilt tipinize uygun kozmetikler ve organik ürünler kullanmaya dikkat edin. Çok fazla kimyasal içerikli, sentetik kozmetik ürünlerini yüzünüze sürmeyin.
- Hava kirliliği ve kötü hava koşulları : Bunlar cildin görünmeyen düşmanlarındandır. Havada bulunan toksin maddeler, özellikle otomobillerin yarattığı kirli ortamda çok bulunmak cildi vaktinden önce yaşlandırır. Kuru soğuk ve rüzgâr, güneş kadar cildin üzerinde kurutucu ve yıpratıcı etki yaratır. Rüzgâr ve soğuktan korunmak için mutlaka koruyucu krem kullanılmalıdır. Özellikle, klima, soğuk ya da aşırı sıcak olduğunda cildi kurutarak yıpratır.
- Stres : Stres, cildin sinsi düşmanıdır. Gergin bir psikoloji, hem mimikleri sertleştirir, hem kasılmış bir yüzdeki hücreler oksijen alışverişini tam olarak yapamaz. Çatılmış bir kaşın çizgileri derin ve serttir. Gülmek cilt kasları için çok faydalıdır. Stresten korunmak için hayatı biraz ciddiye almaktan vazgeçin, sorunları alaya alarak hafifletebilirsiniz.
- Uyku ve yatış şekli : Cildin yenilenme saati tüm vücut için olduğu gibi gecedir. İyi havalandırılmamış bir odada yatmak cildin oksijen alışını engeller. Havası temiz bir odada, iyi uyunmuş bir uyku sonucu cildin ne kadar sağlıklı göründüğünü bilmeyen yoktur. Ayrıca, bazı çizgiler yatış şeklinden kaynaklanır. En ideali, sırtüstü yatarak yüzü basınçtan korumaktır.
- Hareketsiz yaşam : Kesinlikle hareketsiz, sporsuz bir yaşamın esiri olmayın. Oturmak, yatmaktan, ayakta durmak, oturmaktan, koşmak ayakta durmaktan iyidir derler. Spor yapmak vücudun ve cildin diri kalmasına, hücrelerin toksinleri atmasını kolaylaştırır. Spor yaparak terlemek genç kalmanın en önemli yardımcısıdır.
- Sık sık diyet yapmak ve kilo alıp vermek : Sürekli değişen kilo, cildin sürekli esneyip, büzüşmesine neden olarak elastikiyetine zarar verir. Elastikiyet cildin genç kalması için birinci koşullardan birisidir. Kilonuzu dengede tutmak, cildin esneyip bozulmasını engeller.

Yaşlanmayı durduran mucize besinler


Araştırmalara göre yaşlanmayı durduran besin grupları şöyle sıralanıyor: Kahvaltılık tahıl:Yulaf,kara buğday gevreği,buğday ya da pirinç gevreği
Süt Ürünleri:Soya sütü,gravyer permesan peynirleri ve yoğurt
Ekmek Çeşitleri:Kara ekmek,tahıllı ekmek,arpa,yulaf ve çavdar ekmeği
Sebze baklagiller:Brokoli,lahana,havuç,ıspanak,balkabağı,domates,tere,bezelye,
nohut,mercimek,semizotu,mısır,avakado,pırasa,soya
Tahıllar:Bulgur,esmer pirinç,basmati pirinci
Balık ve Kabuklu deniz ürünleri:Somon,alabalık,barbunya,istiridye,karides,uskumru,kalkan
Meyve ve Tatlılar:Kayısı,muz,kiraz,elma,çilek,pembe greyfurt,mango,kavun,karpuz,üzüm,dut,kuru meyveler,ceviz,badem,fındık

Limonlu ballı yüz temizleme losyonu


Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur. Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun. Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.

Maden sodası ile gelen güzellik


Kuru ya da normal cilt türüne sahipseniz içeriğinde alkol olmayan tonikleri tercih etmelisiniz. Gül suyu, maden sodası gibi içeriklere sahip tonikler ciltteki ölü derileri temizler ve canlılık kazandırır. Cildi yağlandırmadan, PH dengesini düzenler.

Greyfurt ile cilt toniği yapalım


Cilt toniğiniz bittiyse 1 adet greyfurtu kalın halkalar halinde dilimleyip yüzünüze tampon yapın. 5 dakika beklettikten sonra bol su ile durulayın.

Güzel Cildin Sırrı Belli Oldu



Güzel bir cildin sırrının kozmetik ürünlerde değil, yenilen gıdalarda saklı olduğu belirtildi. Uzmanlar, sürekli kozmetik kullanmanın cildi erken yaşlandırdığını belirterek, daimi bir cilt sağlığı için alınan gıdaların çok önemli olduğunu vurguladı.

Cilt hastalıkları uzmanı Didem Yavuz, bugün kadın ve erkek herkesin güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istediğini ve bu yönde arayış içinde olduğunu söyledi.

Bu yönde çare olarak öncelikle kozmetik ürünlerin akla geldiğini dile getiren Yavuz, ancak bunun daimi bir cilt güzelliği sağlamadığını, ayrıca kalitesiz kozmetik ürünlerin birçok cilt problemini beraberinde getirdiğini vurguladı.
"Cilt içimizin aynasıdır, ne yer içersek cildimiz bundan etkilenir." diyen Yavuz, öncelikle cilt güzelliği için sigara ve alkolden uzak durulması gerektiğini kaydetti. Bu iki zararlı maddenin ciltte erken yaşlanma, solgunluk, kararma ve kansere sebep olduğunu ifade eden Yavuz, sağlıklı ürünlerden dengeli beslenmenin cildin yaşam kaynağı olduğunu dile getirdi.

Meyve, sebze ve hayvansal gıdaların dengeli olarak tüketilmesinin bedeni zinde tutacağını ve erken yaşlanmayı engelleyerek derinin daha parlak ve canlı görüneceğini anlatan Yavuz, "Hepimiz tanık olmuşuzdur. Kırsal kesimde sağlıklı beslenen ve hiçbir kozmetik ürünleri kullanmayan kadınların ne kadar duru bir güzellik ve temiz bir cilde sahip olduğunu görürüz. Onlara imreniriz. İşte bu sağlıklı ve doğal beslenmeden kaynaklanan bir durumdur. " diye konuştu.

Bütün meyve ve sebzelerin cilt üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve mutlaka tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, birkaç örneği şöyle sıraladı: "Yazın yaş, kışın kurusu yenebilen kayısı cilde çok büyük fayda verir. Maydonoz, marul, kırmızı şeker pancarı, nohut ve suyu karaciğeri temizler. Karaciğerin iyi çalışması deriye parlaklık ve güzellik verir. Ayrıca mevsim itibariyle tezgâhlara çıkmaya başlayan meyveler. Bu vücudun direncini artırır, zinde görünmeyi sağlar dolayısıyla bu zindelik deriden belli olur."