alternatif sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alternatif sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Evde yoğurt yapımının püf noktaları


Evde yoğurt yapmak, hem sağlıklı hem de ekonomik bir seçenektir. Evde yoğurt yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler şunlardır:

  • 1 litre süt
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 çay kaşığı tuz (isteğe bağlı)

Yapılışı:

  1. Sütü bir tencereye alın ve orta ateşte kaynatın.
  2. Kaynayan sütü ocaktan alın ve ılımaya bırakın.
  3. Ilıyan sütün içine yoğurt ve tuzu ekleyin ve iyice karıştırın.
  4. Sütü cam bir kavanoza alın ve ağzını streç film ile kapatın.
  5. Kavanozu bir tepsiye alın ve üzerini bir havlu ile örtün.
  6. Yoğurdu oda sıcaklığında 6-8 saat mayalanmaya bırakın.
  7. Mayalanan yoğurdu buzdolabına alın ve 1 gece dinlendirin.
  8. Afiyet olsun!

Püf noktaları:

  • Sütü kaynatırken ara ara karıştırın ki dibi tutmasın.
  • Sütü ılıtırken serçe parmağınızı sütün içine batırın ve 7-8 saniye bekleyin. Parmağınız yanmıyorsa süt ılınmış demektir.
  • Yoğurdu mayalamak için kullandığınız kavanozun ağzını streç film ile kapatın ki hava girmesin.
  • Yoğurdu mayalamak için oda sıcaklığı idealdir.
  • Yoğurdu buzdolabına aldıktan sonra 1 gece dinlendirin ki kıvamı otursun.

Evde yoğurt yapımının faydaları:

  • Evde yoğurt yapmak, hazır yoğurtlara göre daha sağlıklıdır. Çünkü hazır yoğurtlar, üretim sırasında ısıl işleme tabi tutulur ve bu işlem sırasında bazı besin değerleri kaybolur.
  • Evde yoğurt yapmak, daha ekonomiktir. Çünkü ev yoğurt yapmak için kullanılan malzemelerin maliyeti, hazır yoğurtların maliyetinden daha düşüktür.
  • Evde yoğurt yapmak, daha lezzetlidir. Çünkü ev yoğurdu, hazır yoğurtlara göre daha taze ve doğaldır.

Çörek otu tüketmelisiniz, neden mi?


Özellikle, kanserli hücrelerin temizlenmesi ve kansere karşı koruyucu etkisi ile ilgili olarak yapılan çalışmaların sonuçları umut vermektedir. çoğumuz, çöreklerde, böreklerde lezzet verici ve süsleyici olarak kullanırız çörek otunu. Oysa çörek otu tam bir şifa deposudur, faydaları saymakla bitmez. Dünyanın hemen hemen her yerinde bilinen ve kullanılan çörek otu içerdiği vitamin, mineraller sayesinde ve bir çok hastalığa şifa olması nedeniyle yaygın şekilde kullanılıyor.

İşte çörek otunun en bilinen faydaları;
Çörek otu kullanımı bağışıklık sistemini güçlendirir.
Antioksidan özelliği vardır.
İltihap oluşumunu engelleyici etkisi vardır.
Çörek otunun içindeki iltihap önleyici madde eklem iltihabı için yararlıdır.
Prostat ve meme kanserini yavaşlatıcı etkinliği bulunur.
Karaciğeri koruyucu özelliği çörekotu faydaları içindedir. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırma karaciğer kanserine karşı koruyabileceğini göstermiştir.
Kandaki şeker miktarını düşürücü etkisi vardır. İnsülin salgılamasını sağlayan pankreasta beta hücrelerini harekete geçirdiği gözlemlenmiştir.
Almanya'da yapılan bir araştırma çörek otunun alerjik rahatsızlıklarda kullanılabileceğini göstermiştir.
Almanya'daki araştırmada bronşitli astım, allerjik astım, bahar nezlesi rahatsızlıklarına yönelik yapılan çalışmada çörektonun ciddi oranda fayda sağladğı gözlemlenmiştir.
Mide zarını tahriş eden etkenlere karşı mide zarını korur.
Çörek otunun kullanımı nefes borusu adalesini genişletme etkisinden dolayı nefes darlığında yararlıdır.
Kalp sağlığını koruyucu etkisi çörekotunun faydaları arasındadır. Çörekotu içinde bulunan timokinon 'un kalp rahatsızlıklarına yol açan homosistein oranını düşürdüğü görülmüştür.

Vücutdaki homosistein düzeyi, besinlerle alınan folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin dışında genetik faktörlere ve hormonların etkisine bağlı olarak düzenlenir. Homosistein seviyesi yüksek olan kişilere, folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin kullanımı öneriliyor. Deneysel çalışmalar çörekotu tohumları ve uçucu yağın homosistein üzerindeki etkisinin folik asitten daha fazla olduğunu göstermiştir.

Uzmanlar sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağını tavsiye ediyor. Çörek otu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir. 1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz.

Ihlamur sezonu açıldı, işte ıhlamurun faydaları


Kış geliyor, ıhlamur sezonu da açıldı. Ihlamur, kalsiyum açısından zengin bir bitkidir. Ayrıca önemli bir A vitamini deposudur. B6 vitamini de içermektedir. Ayrıca tanen, şeker glikoz içerir. İçerdiği vitamin, element ve diğer maddelerle bazı hastalıklara faydaları vardır.
Ihlamur daha çok kış aylarında soğuk algınlığına neden olan hastalıklara yakalanmamak veya hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Daha çok yaprakları kaynatılarak demlenir ve limon veya bal karıştırılarak içilir. En sık kullanım şekli böyledir.
Ihlamur vücut direncini artırır. Kan dolaşımının hızlanmasını sağlar ve vücudu sıcak tutmaya yardımcı olur. Özellikle kış aylarında üşüme sorunu yaşayan kişilerin bu sorunu çözmede önemli derecede yardımcı olur. Hastalıklarla genel anlamda mücadele için metabolizmayı kuvvetlendirir.

Ihlamur gribe ve nezleye iyi gelir. Ateşi düşürür, boğaz ağrısını iyileştirir. Ihlamura bal ve limon eklenirse, faydası daha da artar. Doğal bir antibiyotik olan bal vücudun hastalıklara karşı direncini yükseltir. Limon da c vitamini desteği verir. 

Ihlamur öksürüğü giderir. üşütmeden kaynaklanan öksürüğü yatıştırıcı özelliğe sahiptir. Düzenli olarak ve sıcak tüketildiğinde öksürüğe neden olan bakteri ve mikropları vücuttan atar ve solunum yollarında öksürükten dolayı meydana gelen tahrişleri giderir. Öksürükten daha hızlı ve kısa zamanda kurtulmamıza yardımcı olur.
Ihlamurun diğer faydalarını da şöyle sıralayabiliriz. Migren ağrılarını hafifletir. Çarpıntıyı giderir. Stresi azaltır ve rahatlama sağlar. Kas spazmlarını giderir. Kan basıncını düşürür
İshale karşı faydalıdır. Karaciğer rahatsızlıkları tedavisinde fayda sağlar. Damar sertliğine karşı kullanılır. Sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Hazımsızlığa iyi gelir. Safra kesesi rahatsızlıklarına karşı kullanılır. Toksinlerin atılmasına yardımcı olur




Sivilcelerden kurtulmada su içmenin faydası büyük


Can sıkıcı bir sorun olan sivilceler, cilt yüzeyinde bulunan bakterilerin, cilt gözeneklerinde çoğalması sonucu meydana gelmektedir. Sivilcelerden kurtulmak için ilk yapmamız gereken, cilt temizliğine özen göstermektedir. İkinci olarak da beslenmeye dikkat etmek, ciltte sivilce oluşumunu tetikleyen besinlerden uzak durmaktır.
Sivilce oluşumunu önleme ve var olan sivilce sorunundan kurtulmak için önemli bir diğer unsur da sudur. bol su içmek, cildi olumsuz yönde etkileyen toksinlerin vücuttan daha çabuk atılmasına yardımcı olarak sivilcelerle savaşır.
Toksinlerin atılmasında böbrek ve bağırsaklara yardımcı olmak için yeterli miktarda su tüketilmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir vücut ve cilt için en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan su ve su içeren besinleri hayatımızdan eksik etmemeliyiz. Günde iki litre su içmek çok olumlu sonuç verecektir.

Sonbahar depresyonundan korunmak için yapabilecekleriniz


Sonbahar geldi, hava serinledi, yağmurlar başladı, birçoğumuzu da melankolik bir hava sardı bile. Yağmurlu, günlerin kısalmaya başlaması, kapalı havalar, gün ışığının azalması gibi etkilerle gelen sonbahar,  depresyonu tetikliyor. bu bir çeşit mevsimsel depresyon. Depresyon demesek de depresif hal de diyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonbahar depresyonunun çoğunlukla kadınlarda görüldüğünü göstermiştir. Yaşlılar da yine en hızlı etkilenen grupta yer alırlar. Bu sebeple özellikle yaşlı kadınların dikkatli olması ve kendilerini sıkıntıya bırakmamaları gerekir. Bununla birlikte 17-25 yaş arası gençlerin de dikkat etmeleri gereken bir dönemdir sonbahar. Ergenlikten birey olma yolunda ilerleyen bünyeler, çok hassas olabiliyor. Mümkün olduğunca eğlenceli ortamlara girmek ve iyi bir tercih olarak komedi türünde filmler izlemek çok faydalı olacaktır.
Sağlıklı beslenme de depresyonu önlemede önemlidir. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, brüksel lahanası, turp, şalgam, pancar, kereviz, domates, havuç, limon, kuşburnu, elma, kivi, portakal, mandalina gibi koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı, mor renkte sebze ve meyveleri bolca tüketin. Bağışıklık sisteminiz güçlensin, siz de kendinizi daha güçlü ve tahammüllü hissedin.
-Kahve, çay, soğuk meşrubatlar, kakao ve benzeri kafeinli içecekleri azaltıp onların yerine rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici bitki çayları için.
-Her gün bol bol su için.

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için bazı öneriler


Sonbahar mevsimi geldi, hoş geldi. Serin ve yağmurlu havalar da beraberinde geldi. Soğuk algınlığı ve grip de kapımızı çaldı. Sonbahar ve ardından gelecek olan kış mevsiminde sağlıklı kalabilmek ve gribe yakalanmamak için  neler yapmalıyız, nasıl beslenmeliyiz, bunları biliyor musunuz?

Kışın bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve hastalanmamak için dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Probiyotik almalıyız, bu faydalı bakterilerin sindirim sistemine yardımcı oldukları bilinmektedir. Bu probiyotikler ayrıca bağışıklık sistemi için de iyi olup, grip mevsiminde gripten korunmaya yardımcı olurlar. Birçok yoğurtta probiyotik bulunmaktadır. Kışın gribe karşı mücadele için bol bol yoğurt yemeliyiz.

-Greyfurt çekirdeği, zencefil, tarçın ve karanfil soğuk algınlığı ve grip belirtilerine iyi gelmektedir. Kekik ve zeytin yaprağı yağı da soğuk algınlığı ve gribe iyi gelmektedir.

 -C vitamini ihtiyacının karşılanması ve sıvı alımına katkı sağlaması yönünden taze sıkılmış meyve suları da içilebilir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan bekletilmemesi, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır. Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı almak gereklidir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında e önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 8-10 su bardağı su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları ile bitki çayları öncelikli olarak tercih edilmelidir.

-Kronik bir hastalığınız varsa, her sonbaharda grip aşısı olmak gerekir.

-Yeterince dinlenmeli ve mutlaka egzersiz yapmalısınız. Dinlenmeniz ve egzersiz yapmanız vücudunuzu sağlıklı tutarak grine karşı önemli bir koruma sağlayabilir.

Ağız kokusunu önlemenin yollarını biliyor musunuz?


Ağız kokusu çok rahatsız edici ve sosyal ortamda da kişiyi oldukça zor durumda bırakan bir sorundur. İnsanın kendine olan güvenini olumsuz yönde etkileyen ağız kokusunu önlemek aslında  çok kolay. Bazı önemli hususlara dikkat ederseniz, ağız kokusundan kolayca kurtulabilirsiniz.

Temiz bir ağız ve nefes için diş sağlığına önem vermek şarttır. Diş fırçanızı en az iki ayda bir değiştirmelisiniz. Dişlerinizi sabah akşam mümkünse öğlen fırçalamayı ihmal etmeyin. Altı ayda bir diş doktoruna gidin.

Tarçın ağız içi bakterilerle mücadele önemli bir silahtır. Yiyecek ve içeceklerinizi taröın koymayı ihmal etmeyin. Tarçınlı şekersiz sakızlar da hem kuruluk hem bakterilerle mücadelede fayda sağlar.

Yemek ve içmeyle ilgili tüm faaliyetleri sonlandırdıktan sonra yatağa gitmeden önce dişlerin fırçalanması ve ağız temizliğinin sağlanması çok önemlidir. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra ağız gargarası yaparak kötü kokuların oluşmasını önleyebilirsiniz.

Diş ipinden faydalanarak, fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.

Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir.Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.

Eğer lokmalar iyice çiğnenirse yiyeceler tükürük salgısı ile karışarak ağızda yemek parçası kalma olasılığını düşürür. Bu da ağızda daha az koku demektir. Çünkü çiğnemek bakterileri yerinden koparır ve yok eder.

Vücudunuzdaki ödem ve şişkinlikten kurtulmanız için bazı öneriler


Ödem ve şişkinlik çok rahatsız edici bir durumdur. Ödemin çeşitli nedenleri vardır.Hızlı yemek yemek, asitli içeçekler, aşırı tuz tüketimi, aşırı alkol tüketimi, kuru baklagiller gibi gaz yapıcı yiyecekler, tatlı yiyecekler, beyaz şeker, hareketsizlik. Kadınlar için ise adet öncesi ve sonrası dönem, menopoz dönemi, doğum kontrol hapları kullanmak ödem ve şişkinlik sorunlarının en önemli nedenleridir.

Ödemden ve şişkinliklerden kurtulmak için öncelikle yeteri kadar su içmektir. Günlük 1,5 litre ve üzerinde su içimini güne yayarak tüketmelisiniz.
Tuz ve şeker tüketimini en aza indirgemek gerekli. Yemeklerde mümkün olduğunca az tuz kullanmalısınız, bu konuda baharatlardan faydalanabilirsiniz. Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durmalısınız.
Kızartmalar, kafein, gazlı içecekler, hazır sosların tüketimini de en aza indiriniz.

Ananas, doğal detokstur. Nar suyu, ödem söktürücü etkiye sahip. Şeker hastalarının nar suyunu ne kadar miktarda tüketmesi gerektiğini mutlaka doktoruna danışmalıdır. Muz, içerdiği potasyum ile vücuttaki ödemleri yok etmeye yardımcı olacaktır.

Yeşil çay, günde en fazla 2 fincan kadar tüketebilirsiniz. Günde tüketilen yeşil çay ve diğer bitki çaylarının fazlası kalp çarpıntısına sebep olabilir.

Sabahları tüketilen yarım kase maydanoz en etkili ödem atıcıdır. Salatalık, İçerdiği su miktarıyla günlük su ihtiyacımızı da karşılamaya yardımcıdır. Yeşil yapraklı diğer sebzeler de ödeme karşı etkilidir.

Sabahları tüketilen 1 kase probiyotik yoğurt veya az yağlı yoğurt ödemlerden kurtulmaya yardımcı olacaktır.
Yürüyüş yapmalısınız, hareket ödemden kurtulmak için asla ihmal edilmemesi gereken bir şeydir.

Günde bir bardak ballı su içmek zayıflatır


Herkes ideal kiloda olmak ister, fit bir vücuda sahip olmak ister. Ama en önemlisi sağlıklı beslenmeye özen göstermek ve sağlığımızı kaybetmeden kilo vermektir. Sabahları ballı ılık su içmek hem güç verip bağışıklık sistemimizi destekler, hem de tatlı ihtiyacımızı giderir ve ayrıca bağırsaklarımızı çalıştırarak zayıflamamıza yardımcı olur.

Balın içeriğindeki şeker, doğal şekerdir, yani sağlıklı kalori kaynağıdır. Şekerli içeceklere veya yiyeceklere olan isteğimizi azaltmak için ballı sudan faydalanabiliriz. Kalori deposu olan gazoz, kola türü şekerli içecekler yerine doğal bal içeren bir bardak ılık su ile, kalori alımınızı azaltarak kilo vermeye başlayacaksınız.

*Sabahları ballı ılık bir bardak su içerek sindirim sistemimizi iyileştiririz. Balın antiseptik etkisi ile midemizin asitlik derecesi hafifler. Ayrıca kalın bağırsağımız da susuz kalmaz ve kabızlık sorunu yaşamayız.

*Bal güçlü bir bakteri öldürücüdür, bu özelliği ile bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Tabiikesinlikle gerçek bal olmalıdır. Organik bal, bakterilere karşı faydalı olan enzimleri çokça içerir. Balın sahip olduğu antioksidanlar bize zararı olan serbest radikallerle savaşır ve sağlığımızı korur.

*Enerjimizi artırmak için de kahve yerine ılık ballı suyu tercih edebiliriz. Kahve idrar söktürücüdür ve vücudunuzun susuzluk çekmesine sebep olarak kendimizi halsiz ve yorgun hissetmemize yol açar. Daha zinde hissetmek için kahve yerine ballı suyu tercih etmeniz önerilir.

*Ballı su vücudumuzun toksinlerden arındırmaya yardımcı olur. Düzenli olarak günde bir bardak ılık suya karıştırarak içtiğimiz bal ile hastalığa yol açan toksinlerden kurtuluruz. Limon ekleyerek bu karışımı daha faydalı bir hale getirebiliriz. Limonlu bal ile toksinleri vücudumuzdan daha çabuk atabiliriz ve idrar yollarımız da daha sağlıklı olur.

Maden suyunun faydaları saymakla bitmiyor


Maden suyu vücut için birçok faydası olan bir içecektir. Şifaları oldukça çoktur. Halk arasında maden suyu, soda olarak anılsa da aslında ikisi birbirinden farklı içeceklerdir. Hatta meyveli olanları da vardır. Birçok kişi tarafından meyveli olan çeşitleri tercih edilir. Vişne, limon, elma, böğürtlen gibi çeşitleri mevcuttur.

Öncelikle cilt için oldukça şifalı ve faydalıdır. Cildin güzelleşmesini, sıkılaşmasını ve beslenmesini sağlar.
Hücreleri toksinlerden arındırır, hücrelerin yenilenmesini sağlar.
Kasların düzgün işlemesini sağlar.
Sinir sistemine faydalıdır. Sinir sistemine etki ederek, işleyişine yarar sağlar.
Yazın güneşlenmeyi seviyor musunuz? Fakat güneşte fazla kaldığınız zamanlarda oluşan güneş lekeleri canınızı mı sıkıyor? Hele ki fazlasıyla beyaz tenli olan kişiler güneşten çok daha çabuk etkilenir. İşte bu şifalı ve etkili su ile cildinizdeki güneş lekelerinden kurtulabilirsiniz.
Vücudunuzdaki su ihtiyacını da karşılar.
İçerdiği mineral maddeler sayesinde vücudunuzun mineral ihtiyacının çoğunu karşılamanıza yardım eder.
Böbrek, prostat gibi organların korunmasına yardım eder. Böbrek taşı oluşumunu engeller.
Kalp ile dosttur.
Sindirime yardımcı olması da maden suyu faydaları arasındadır. Bu şifalı su, hazmı kolaylaştırır. Yemeklerden sonra 1 şişe maden suyu içmek sindirim sisteminizi rahatlatır, yediklerinizi kolay sindirmeye ve hazmetmeye yardım eder.
İdrar söktürücü etkiye sahiptir. Kolay idrara çıkmanızı sağlar.
Maden suyu, yorgunluk ve stresi atmayı sağlar.
Gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarına karşı kullanılabilir.
Kemiklerin yapısını korur. Özellikle kemikler ile birlikte diş sağlığının, diş yapısının da korunmasını sağlar.

Naneli küvet keyfi


İnsanlar rahatlamak için çeşitli yöntemlere başvururlar.. hayatın koşuşturması, iş hayatının stresi içierisinde gerçekten bir kaçış noktası gerekmekte. Yeni duyduğum bir tarife göre rahatlamak çok kolay..
Yarım litre kaynamış suyun içine 10 adet nane yaprağı atın ve 10 dakika dinlendirin. İçine 1 kahve fincanı tuz koyup karışımı küvete doldurduğunuz banyo suyuna ekleyin. Nanenin sakinleştirici, rahatlatıcı ve dinlendirici etkisini hissedeceğiniz bu formülü haftada 1 uygulayabilirsiniz.

Yoğurtla gelen sağlık

Gün aralarında yoğurt, salatalık gibi düşük kalorili yiyecekleri atıştırmaktan çekinmeyin. Uzun süre yemek yemezseniz metebolizmanız daha az kalori harcamak için yavaşlar.

Lezzetli ve pratik kabak salatası için; 4 kabağı rendeleyin, sıvı yağ ve su ilave ederek suyunu çekene kadar pişirin. Kabaklar soğuyunca sarımsaklı yoğurtla karıştırın. Maydonoz ve taze nane ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Sivri biberin faydaları


Biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazı alkoloidler bulunuyor. Bunlar, mideyi kuvvetlendiriyor, iştah açıyor ve mide tembelliğini gideriyor. Özellikle acı biber, erkeklerde cinsel isteği arttırıyor, P vitamini ile damarları yumuşatıp kanamayı önlüyor, K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini arttırarak kanamaları durduruyor. Ayrıca acı kırmızı biber güçlü bir antikanserojendir.

Nefesinizi Dinleyin


Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda, soluk alıp verdiğinizi gerçekten duyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derin soluk alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin.

Nefes Terapisi (Holoterapi)
Nefes terapisi, kişiyi kendi bütünleşme potansiyellerine yönlendirerek olağanüstü bilinç durumları oluşturan doğal bir iyileşme yöntemidir.

Nefes terapilerinin en etkin olduğu alan, Wilhelm Reich'in psikolojik savunma ve dirençlerin kısıtlı nefes alışverişleriyle ilgili olduğu tezini doğruladığı bölümdür.

Dünyadaki En Sağlıklı 150 Gıda


"Dünyadaki En Sağlıklı 150 Gıda" kitabıyla ünlenen Dr. Jonny Bowden'ın yardımıyla hazırlanan listede günlük hayatta değeri bilinmeyen ancak tam bir sağlık deposu olan 11 besin anlatıldı.

Liste, Amerikalı ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden tarafından kaleme alınan ve haftalarca çok satanlar listesinde kalan The 150 Healthiest Foods On Earth (Dünyanın En Sağlıklı 150 Yiyeceği) isimli kitaptan derlendi.
Dr. Jonny Bowden’ın yardımıyla hazırlanan listede günlük hayatta değeri bilinmeyen ancak tam bir sağlık deposu olan besinleri en ince detaylarıyla anlatıyor.
İşte dünyanın en sağlıklı gıdaları:
PANCAR: Pancarların kırmızı ıspanaklar olarak görülmesi gerektiğini belirten Dr. Bowden içinde barındırdığı yüksek oranda folik asit ve doğal kırmızı pigmentlerin kanserle savaşmak için çok önemli olduğunu belirtiyor.
Nasıl tüketilmeli: Taze, çiğ ve salata içinde. Ancak pişirilirse antioksidan gücünü yitirir.
LAHANA: “Sulforaphane” gibi kanserle mücadele eden enzimler barındırır.
Nasıl tüketilmeli: Lahana salatası şeklinde yenilebileceği gibi hamburger ve sandviçlerin arasına da konularak tüketilebilir.
PAZI: Göz sağlığına iyi gelen “karoten” oranı çok yüksek olduğu için kullanılmasında fayda var.
Nasıl tüketilmeli: Dilimlenerek zeytin yağıyla tüketilebilir.
TARÇIN: Tansiyon ve kolestrole iyi gelir, her ikisini de dengelemeye yardımcıdır.
Nasıl tüketilmeli: Kahvenin ya da yulaf ezmesinin üzerine serpin.
NAR SUYU: Kan basıncının düzenlenmesine katkıda bulunan nar suyu antioksidan deposudur. Damarları korur ve tümörlerin büyümesini engeller.
Nasıl tüketilmeli: Narın suyunu sıkıp için.
BALKABAĞI ÇEKİRDEĞİ: Balkabağının en sağlıklı yeri olan çekirdekler magnezyum deposudur ve yüksek oranda mineral barındırır. Bu mineraller ölümü uzatır.
Nasıl tüketilmeli: Salata üzerine konulmalı ya da atıştırmalık gibi pişirilerek yenmeli.
SARDALYA: Konservedeki en sağlıklı gıdalardan olan sardalyanın yüksek omega-3 ve kalsiyum değerleri onu bu listeye sokuyor. Demir, potasyum, fosfor, B vitamini, magnezyum ve manganez oranları çok yüksek.
Nasıl tüketilmeli: Salata ve ekmek üzerinde soğan ve soslarla yiyebilirsiniz.
ZERDEÇAL: Baharatların yıldızı olarak tanımlanan zerdeçal kanserle mücadeleye yardımcı oluyor.
Nasıl tüketilmeli: Tavada yumurtaya ekleyin ya da sebze yemeğine koyun.
DONDURULMUŞ YABANMERSİNİ: Dondurulmuş olmasına rağmen gücünden birşey kaybetmeyen dondurulmuş yabanmersini hafızaya iyi geliyor.
Nasıl tüketilmeli: Yoğurdun içine karıştırılarak tüketilebilir.
KONSERVE BALKABAĞI: Düşük kalorili olmasının yanında lif ve A vitamini oranı yüksek olması dolayısıyla oldukça sağlıklı bir besin.
Nasıl tüketilmeli: Biraz yağ, tarçın ve hindistan cevizini karıştırarak tüketin.
KURU ERİK: Aynı erikte olduğu gibi kuru erik de antioksidan deposudur.
Nasıl tüketilmeli: Salamın arasına konularak yenilebilir.
YEŞİL ÇAY: Mesane, kolon, nefes borusu, pankreas, rektum ve mide kanserlerine yakalanma riskini azaltır. Kilo kontrolünü kolaylaştırır.
ELMA: Akciğer kanseri, astım ve diyabete karşı korur. Kemik güçlendiren K vitamini içerir. Yemeklerden 30 dakika önce tüketildiğinde iştahı bastırmaya yardımcı olur.
BROKOLİ: Tüm kanser risklerini azaltır. Mineral ve vitamin oranları çok yüksektir. Ayrıca vücudu toksinlerden arındıran kimyasallara sahiptir.
YUMURTA: Doğanın en kusursuz yiyeceği olarak tanımlanıyor. Protein bakımından zengin ama kalorisi düşük. Beyni korur ve göz sağlığını güçlendirir.
KIRMIZI ET: İşlemden geçirilmemiş kırmızı et, omega-3 bakımından zengindir. Makul miktarda tüketildiğinde kanserden korur. Protein ve B12 vitamini kaynağı.
FINDIK-FISTIK: Haftada 5 kez tüketmek kalp krizi ve kalp hastalığı riskini yüzde 30-50 arasında azaltıyor. Her gün için 25 gramlık, badem, ceviz, fıstık, fındık yeterli.
SÜT: Vitamin, mineral ve yararlı bakteriler bakımından zengin olan süt, kanserle savaşan CLA asidini de içerir.
SOMON: En iyi anti-aging gıdası. Omega-3 beyni ve kalbi korur. Ruh halini dengeler ve kan şekerini düzenler.
FASULYE: Kiloyu dengeler, kan şekerini düzenler. Kolon kanseri ve kalp hastalığından korur. Günlük tavsiye edilen lif miktarı 25-38 gram. Bir fincan fasulye ise 11-17 gram lif içerir.
YABAN MERSİNİ: Kanserden koruyan antioksidanlar içerir ve hafızayı güçlü kılar. Lif bakımından zengindir.
SOĞAN-SARIMSAK: Mide, prostat, yemek borusu kanserlerine karşı korur. Kalp hastalığı riskini yüzde 20 azaltır.
ZEYTİNYAĞI: Özellikle sızma olanı tercih edilmeli. Salata ve soslarda kullanılmalı. Haşlanmış olan sebzelerin üzerine dökülmeli. Kanser türlerini önlemede çok etkilidir. Damar açma özelliği vardır

Brokolinin faydaları


Brokoli kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan sebzelerdendir. Ayrıca demir eksikliğini giderir ve kalsiyum içerdiği için kemik erimesini önler.

Enginarın Faydaları


Enginarın kandaki üre ve kolestrolü düşürücü etkisi vardır. Ayrıca karaciğeri onarıcı etkisi bulunan enginarı özellikle karaciğer rahatsızlıkları olanları ve şeker hastalarının bol bol tüketmesi önerilir.

Strese karşı günde bir elma


Günde bir elma çok sayıda hastalığa karşı vücudu koruyor. New York'ta yapılan bir araştırmanın sonucuna göre,hücrelerin zarar görmesine karşı direnci arttıran güçlü bir antioksidan madde bulunan elma,güneş ışığı,kimyasal reaksiyonlar ve günlük yaşamın sebep olduğu stresten kaynaklanan zararlara karşı güçlü bir koruma sağlıyor.
Farelerin beyni üzerinde yapılan bir araştırmanın elmada bulunan quercetin isimli antioksidan maddenin C vitaminine göre beyin hücrelerinin muhtemel hasarlara karşı direncini çok daha iyi koruduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.

MUHTEŞEM İKİLİ (BAL VE TARÇIN)


Bal ve Tarçın karışımının birçok hastalıklara iyi geldiği saptanmıştır.
Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal,asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır.
Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir.
Bal hertürlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir.
devamı

RUH HALİMİZE GÖRE BESLENME


RUH HALİMİZE GÖRE BESLENME

Yediğimiz besinlerin ruh halimizi etkilediğini ve ruh durumumuza göre yenilen besinlere dikkat edilmesi gerektiğini kaç kişi biliyordu acaba?

Örneğin, sinirliyken makarna yiyip kafeinli içeceklerden uzak durmak gerekirken, endişeli zamanlarda da bol sıvı tüketmek gerekiyor

"Bezginlik: Bu duruma karşı sebze grubu yiyecekler tercih edilmeli. Yediğiniz sebzelerin çiğ olmasına dikkat edin. Yavaş yemeye özen gösterin.

Yorgunluk: Bezelye ve havuç, yorgunluğa karşı birebir. Taze sıkılmış meyve suları ve evde yapılan meyveli yoğurtlar da yararlı.

Çekingenlik: Kuru baklagiller ve fosfor açısından zengin besinler önerilir. Bulgur, mercimek ve balık türü yiyecekler de yenmeli.

Agresiflik: Yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık yenmesi gerekir.

Keyifsizlik: Kendinizi ödüllendirin; pizza, döner, hamur, ne istiyorsanız onu yiyin.

Endişe: Vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmesi gerekli.

Hayal kırıklığı: Enginar ile kereviz bu duruma karşı oldukça etkili. Sebzeler hayal kırıklığını hafifletici etki içeriyor.

Yalnızlık: Domates, biber, patlıcan, patates yalnızlık duygusunu hafifletiyor.

Aşırı öfke: Ekmek, makarna, sebze, meyve yenmeli. Kırmızı et ve kafeinli içecekler öfkeyi tetikler.

Depresyon: Çok fazla olmamak kaydıyla çikolata yenmesi gerekir. Şekerli, sütlü tatlılar da yenebilir. Vücudun mutlaka şekerli besin alması gerekir.

Özgüven: C vitaminli yiyecekler önerilir. Yeşil biber, maydanoz, haşlanmış patates ve kuşburnu insana güven verir".