Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tatil için villa kiralayanların dikkatine

Son zamanlarda daha izole bir tatil isteyenlerin tercihi villalardan yana olmaya başladı desek abartmış olmayız. Özellikle de Ege, Akdeniz sahillerinde konumlanmış olan villalar bu yıl bir hayli revaçta. Bizler de bu yıl tatilde villa kiralamayı düşünenler için hap bilgilerin yer aldığı mini bir rehber hazırlayalım dedik. İşte villa kiralaması yaparken mutlaka dikkat etmeniz gereken 11 şey.

1 - Öncelikle Ne İstediğinizi Bilmenizde Fayda Var

Yaz tatilleri çoğumuzun hayalini kurduğu; gelsin diye beklediği tatillerin başında geliyor. Çalışma hayatına kısa bir mola vermek, yaz güneşinin tadını çıkarmak için villalar farklı, rahat bir konaklama alternatifi sunuyor. Bu noktada eğer ki konaklamanızda villaları tercih edecekseniz nasıl bir konumda konaklama istediğinize karar vermenizde fayda var. Cıvıl cıvıl, hareketli sokakların yanı başında, merkezi bir konumda mı kalmak istersiniz yoksa hareketlilikten uzak, sessiz bir yerde mi yoksa elinizi uzatsanız denize dokunabileceğiniz bir konum mu sizin beklentinizi karşılıyor. Bu konuda net olduktan sonra araştırmalarınıza hız verebilirsiniz.

2 - Alışveriş Noktalarına / Marketlere Yakınlığı

Kimi tatilci marketlere çok yakın olmasak da olur derken kimisi için marketlere yakınlık önemli oluyor. Çünkü, her alışveriş için sürekli olarak yollara düşmek bazen zor, zahmetli olabiliyor, özellikle de özel aracı olmayanlar için. Bu sebepten dolayı kiralayacağınız villanın etrafındaki marketlere, bakkallara, alışveriş noktalarına olan yakınlığına dikkat etmenizde yarar var.

3 - Kişi Sayısına Göre Oda Sayısı ile Yatak Sayısı Önemli

Konaklama yapmayı planladığınız villada kaç kişinin kalacağı, yeteri kadar yatağın olup olmadığı oldukça önemli bir konu. Çünkü bazı villalarda 2 tane yatak odası, 4 tane yatak mevcut şeklinde bir bilgi veriliyor ama maksimum konaklama yapacak kişi sayısını da yatakların kapasitesinden daha fazla olduğu belirtiliyor. Bunun sebebi de açılıp yatak olan kanepelerin de yataktan sayılmasından kaynaklı. Bu noktada hemen şunu belirtmekte fayda var ki, tatil süresince koltukta yatmak hiç de konforlu, rahat bir konaklama sunmuyor. İmkanlarınız doğrultusunda tavsiyemiz konaklama yapacak kişi sayısı kadar yatağa sahip villaları öncelikli olarak tercih etmeniz yönünde.

4 - Evcil Hayvan Kabul Ediyor Mu?

Ailemizin bir parçası olan evcil hayvanımızla tatile gitmek artık bir lüks olmaktan çıkmış durumda. Birçok otel evcil hayvan dostu olduğu için minik dostlarımızı misafir etmekten mutluluk duyuyor. Ancak bazı işletmeler için böyle bir durum henüz söz konusu değil. Sizler de evcil hayvan sahibiyseniz ve tatillere minik dostunuzla çıkmayı tercih ediyorsanız, konaklama yapacağınız villanın evcil hayan kabul edip etmediğini mutlaka teyit edin ki sonradan kötü bir sürpriz yaşamayın.

5 - Tatil Süresince Ne Kadar Mahremiyet İstiyorsunuz?

Bu noktada ne kadar mahremiyet aradığınız önemli bir konu. Yana yana ikiz villalar çok fazla mahremiyet aramayanların tercihi olurken, tamamen mahremiyet arayanların tercihi ise komşu evlerden oldukça uzak bir noktada konumlanan villalar oluyor.

6 - Villanın Bulunduğu Konum Güvenli Mi?

Tatil ve konaklamalarda güvenlik oldukça önemli bir konu. İster bir dağın tepesinde olun ister denizin yanı başında isterseniz de şehrin tam ortasında, bu noktada atlamamanız gereken tek şey villanın güvenlikli bir yer de olup olmadığı. Bu konuda da isterseniz güvenlikli siteleri tercih edebilir ya da alarmla kamera gibi ekstra güvenlik önlemleri alınmış villaları tercih edebilirsiniz.

7 - Kiralama Sözleşmesinin Tamamını Dikkatlice Okuyun

Bazen villa kiralamalarında ev sahipleri kiracılarla sözleşme yapabiliyor. Sizin ev sahibiniz de bir sözleşme yapmak isterse her maddeyi dikkatlice okumanızda fayda var. Ev sahipleri her ne kadar kendileriyle kiracılarını korumak adına bu sözleşmeleri yapsalar da bazen tatilciler konaklama sonunda sözleşme maddelerine aykırı bir durum yaşayabiliyor ve mağdur olabiliyor.

8 - Kiralama Fiyatına Neler Dahil?

Villaların bazılarında kiralama fiyatına evin internet dahil tüm faturaları, temizlik ücreti gibi giderleri dahil oluyorken, bazılarında bu giderler dahil olmuyor. Kiralama yaparken fatura gibi giderlerin kira ücretine dahil olup olmadığını netleştirmenizde fayda var. Bir de villalarda nevresim, havlu gibi ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığına dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

9 - Beyaz Eşyaların ve Tesisatın İyi Olduğundan Emin Olun

Eşyalı villa kiralamalarında; klima, buzdolabı, sıcak su için termosifon ya da kombi gibi beyaz eşyaların düzgün çalışması çok önemli. Çalışmayan bir buzdolabı ya da yeterince soğutamayan bir klima ile karşılaşmanız sizi oldukça fazla üzer. Sadece beyaz eşya olarak düşünmeyin bir de işin tesisat kısmı var. Suların yeterince tazyikli akması (su basıncı) ya da elektrik tesisatının sıkıntısızca çalışması oldukça önemli bir konu.

10 - Villaya Giriş Yaptığınızda Her Şeyi Kontrol Edin

Villanıza karar verdiniz, ev sahibi ya da firma ile anlaştınız, rezervasyonunuzu yaptırdınız ve yola çıkıp hep o hayalini kurduğunuz villanıza ulaştınız. Bu noktada evi teslim almadan önce ev sahibi ya da yetkili kişi ile birlikte; muslukları, duşları, klimayı, tuvaletleri ve evde işinize yarayacak her şeyin çalışıp çalışmadığını mutlaka önce bir kontrol edin sonra villanızı teslim alın. Sonuçta tüm yıl bu tatil için beklediniz, paranızın, hayallerinizin karşılığını en iyi şekilde alın, hak ettiğiniz tatilin tadını çıkarın!

Alıntıdır

Bu yazıyı okumadan kampa gitmeyin

 


Mevsimlerden bahar veya yaz ise, hep hayalini kurduğunuz çadır hayatına kavuşmanıza hiçbir engel kalmamış demektir. Tabi bu söylediğimiz kamp hayatını benimsemiş kişiler için geçerli. Eğer daha önce hiç kamp yapmadıysanız, ancak bunun için yanıp tutuşuyor ile bir türlü cesaret edemiyorsanız, size sunduğumuz bu tavsiyelerle kamp hayalinizi gerçeğe dönüştürebilirsiniz. Biz tavsiyelerimizi sunduk fakat siz işe önce paraya kıyıp güzel bir çadır almakla başlayın. Çadırınız ne kadar geniş ile konforlu olursa, kamptan alacağınız keyif de o kadar büyük olur. İddia ediyoruz, bir kere kamp hayatına alıştınız mı, bir daha otellere asla para vermeyeceksiniz. Şimdi bize kulak verin. Zira bu bilgilerin hepsi yaşanılan tecrübeler üzerine yazıldı.
1 – Kamp Tecrübesi Olan Bir Kişiyle Gidin
Bu tavsiyeden ziyade ilk kuralımız. Kaç kişiyle gideceğiniz hiç önemli değil, eğer içinizde bir kişi bile daha önce kamp yapmamışsa bir hayli zorluk yaşarsınız. Doğayla iç içe olmak, kuş sesleri ile uyanmak, ateş etrafında toplanmak güzel de, doğayla mücadele etmekten uzaksanız, hatta ateş yakmayı bile bilmiyorsanız bu tatil size zehir olarak geri döner. Kamp tecrübesi olan biriyle giderseniz eğer, çadırınızı nereye, nasıl kuracağınız, ne şekilde ateş yakacağınız, nasıl yemek pişireceğiniz, yanınıza ne almanız gerektiği ile daha pek çok şeyle ilgili sorunlarınız ortadan kalkacak demektir.
2 – Arabanızın Tüm Kontrollerini Yaptırın
Yoksa bizim gibi yolda kalırsınız. Ben arabadan çok anlamam fakat anlayan kişilerin bile çaresiz kaldığına şahit olduğum için bu konunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Gideceğiniz mesafe kısa olabilir, ancak sonuçta o arabaya bir hayli yük binecek, yeri gelecek toprak yoldan gitmek durumunda kalacaksınız. Bizimki 4 saatlik bir yolculuktu, motora bir haller oldu ile bu kısa yolculuğumuz 12 saatlik bir işkenceye dönüştü. Benden söylemesi.
3 – Hava Durumuna Mutlaka Bakın
Yoksa bizim gibi fırtınaya yakalanır ile kamp maceranızı kısa kesmek zorunda kalırsınız. Evet, benim de ilk kamp maceram bayağı çetrefilli oldu. Neyse ki yanımızda bu konuda "tecrübeli" kişiler vardı da, önceden haber alıp zararsız ayrıldık oradan. Bazı bölgelerin hava şartları bir hayli değişken olabiliyor. Yani sadece yola çıkmadan kontrol etmek yetmeyebilir, sürekli olarak elinizin altında olmalı. Günde 3-4 defa hava durumuna bakmanızda fayda var. Bakmazsanız şöyle olur; geldiğiniz toprak yol yağmurun etkisiyle kayganlaşır ile 4x4'ünüz yoksa eğer çadırınızda mahsur kalırsanız.
4 – Alışveriş Listesi Yapın
Bu zaman kaybına uğramanızı engelleyeceği gibi, evdeki hesabı çarşıya uydurmanız konusunda da fayda sağlar. Yoksa bizim gibi o alışveriş sandığınızdan pahalıya patlar. Farkındayım, acıların kampçısı olmuşum resmen :) Bizi mağdur eden, arabamızın arıza yapmasıydı tabi fakat üşenip de bir liste oluşturamamamızın bedeli, kredi kartlarımıza çok güzel yansıdı. Eğer açgözlülük etmez, sadece ihtiyaçlarınıza yönelir ile kalacağınız gün sayısına göre alacağınız şeylerin miktarını belirleyebilirseniz sizin için süper olur.
5 – Bunları Götürmeyi Unutmayın
Bunlar nedir? Mat ile uyku tulumu; götürmezseniz ne olur, her yeriniz tutulur ile çok üşürsünüz. Battaniye asla yeterli olmuyor. Kafa feneri; bizim gibi karanlıkta çadır kurmak zorunda kalırsanız, gecenin sonunda kafa fenerinize sarılıp uyursunuz. Karanlık çöktüğünde tuvalete, çadırınıza giderken, çadırınız içinde bir şeyler ararken en iyi arkadaşınız kafa feneri olacak. El havlusu; plaj havlusu aynı işlevi görmüyor maalesef. Yüzünüzü yıkadığınızda, dişlerinizi fırçaladığınızda evinizin banyosundaki havlu hep gözlerinizin önüne geliyor. Sinek kovucu; şu bildiğimiz vücuda sürülenlerden. Aksi halde fena ısırıyorlar bilginiz olsun. Bunların dışında ateş yakmak için kömüre, oturmak için kamp sandalyesine ihtiyacınız olacak. Bu da ayrı bir yazı konusu olsun artık.
6 – Tuvalet Sorununu Çözmek İçin
Geldik en hassas konuya. Eğer ortak tuvaleti olan bir kamp alanında değil de, ıssız bir koyun kenarında iseniz bu büyük bir sorun teşkil edebilir. Rahatlıkla doğaya bırakabilenlerden iseniz, size her yer tuvalet. Ancak bazılarımız bu konuda bayağı bir zorluk çekebilir. Bir elinizde kahve, diğer elinizde gazete modu maalesef orada olmuyor, üzgünüm. Yakınlarda tuvaletini kullanabileceğiniz bir McDonald's da olmayacaktır. Dolayısıyla yukarıda fotoğraflarını paylaştığımız malzemelerden edinebilirseniz, bir hayli rahat edersiniz. Taburenin fiyatı 20 TL civarı, portatif klozetler de ortalama  200-250 TL. Yalnız onun deposunu mutlaka toprak yola boşaltın, asfalta değil.
7 – Çadırınızın Fermuarını Kesinlikle Açık Bırakmayın
Bırakıyorsanız demek ki çok misafirperversiniz. Sabahları karasinekler sizi uyutmadığında saatler süren bir operasyon yapmanız gerekecek fakat yine de siz bilirsiniz. Çadırınızın fermuarını kapalı tuttuğunuz sürece ne bir böcek, ne bir sinek, hiçbir şey çadırınıza giremez. Bu kural siz çadırın içindeyken de geçerli. Yani böcek fobisi dolayısıyla bunca yıldır kamp yapmadıysanız, bunun da bir çözümü var görüldüğü gibi.
8 – Enerji Verici Şeyler Yiyin
Yapacağınız alışveriş listesinde mutlaka enerji veren bir şeyler bulunmalı. Enerji verici derken tatlı şeylerden bahsediyorum. Tabi öyle kalitesiz tatlı şeyler değil, fıstık ezmesi gibi şeyler. Fındıklı, fıstıklı, pekmezli barlar filan oluyor, onlardan alabilirsiniz. 1-2 tane sevdiğiniz bisküvi, çikolata, vb. şeyler de bulundurun yanınızda. Sonra bal olabilir. Tabi akşam ateşte marshmallow kızartmak da oldukça keyifli. Ben ilk defa denedim, çok kızarınca tadı kazandibi gibi oluyor. Sizin de denemenizi öneririm.
9 – Hangi Mevsim Olursa Olsun Yanınıza Polar Alın
Yaz mevsiminde ince bir hırkayla idare edebilirsiniz belki fakat bahar aylarında polar şart. Yoksa akşamları keyifle oturamazsınız. Gündüz yaz sıcağına aldanmayın, akşamları tahmininizden daha serin olabilir. Bir de eşofmanınızı uzun çorabınızın içine sokmanız da etkili bir yöntem. Ayrıca bu sayede sinek ile böcek ısırıklarından da önemli ölçüde korunmuş olursunuz.
10 – Eski ile Çok Önemsemediğiniz Kıyafetlerinizi Giyin
Yoksa üzülürsünüz. Çünkü bir kere çok kirlenecekler. Toprak ya da kum lekesi olacak hep. Hadi o yıkanır geçer de, ateşin kıvılcımı sıçrayabilir, ağaç dalına takılabilirsiniz. İşte onların geri dönüşü yok. Kimseyle şıklık yarışına gireceğiniz bir yerde de olmayacağınıza göre, yeni ile sevdiğiniz şeyleri eskitmeye ne gerek var? Başına bir şey geldiğinde sizi derinden yaralamayacak kıyafetlerinizi yanınızda götürmeniz bu anlamda en mantıklı hareket olur.

Alıntıdır


Mavi Tura giderken bavulunuza neler koymalısınız

 

Şehirden kaçışın, izole tatilin belki de en keyifli adreslerinden biri mavi yolculuk. O koy senin bu koy benim derken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız bu seyahatte biriktireceğiniz anılar yıllarca hafızanızdan silinmez. Üstelik mavi yolculuğa çıkarken tıpkı aklınızdaki tüm sıkıntıları bırakacağınız gibi bavulunuz da ki ağır yükleri de bırakırsınız. Çünkü tekne seyahatleri fazla eşyaya asla gerek duymaz. Böylesine eşsiz bir deneyimi yaşamaya karar verdiyseniz, gelin mavi tur bavulu nasıl hazırlanır birlikte bakalım.

1 - Mümkün Olduğunca Sade Kıyafetler Seçin

Bavulunuzu hazırlamaya başlamadan önce mavi tur çantanızın klasik bir tatil bavulunuzdan farklı olması gerektiğini bilmeniz önemli. Bu nedenle bize sorarsanız aklınızda ne varsa öncelikle onları yarıya düşürün :) Az ama öz eşya almayı kabul ettiyseniz şimdi gerçekten mavi tur bavulunuzu hazırlamaya başlayabilirsiniz. Mümkün olduğunca sade kıyafetlerden oluşan bir çanta bu yolculuğun ilk kuralıdır. Yani çantanıza daha çok bikini, mayo, şort, elbiseyle tişört koymalısınız. Giyemeyeceğiniz abartılı kıyafetler size yalnızca yük olur.

2 – Yanınıza Güneşten Korunmanızı Sağlayacak Ne Varsa Alın

Siz zaten bunu çok iyi biliyorsunuz ancak biz yine de hatırlatmak istedik. Mavi tur seyahati demek güneş demek. Her ne kadar güneş ışınları sayesinde günlük D vitamini ihtiyacımızı karşılasak da güneşin en tepede olduğu saatlerde uzun süre zararlı ışınlara maruz kalmamak adına güneş koruyucular oldukça önemli. İşte bu sebeple yanınıza güneş kremleri, güneş gözlüğü, şapka ile bir de uzun kollu ince bir keten gömlek alarak bu sorunu çözebilirsiniz.

3 – Doğru Ayakkabı Şart

Mavi yolculuklarda dikkat edilmesi gereken bir diğer detay ise ayakkabılar. Teknede giymek üzere yanınıza asla topuklu ya da çok sert tabanlı ayakkabılar almamalısınız. Çünkü bu durum düşündüğünüzden tehlikeli hale gelerek, pek çok kazaya sebebiyet verebilir. Bu nedenle daha çok tabanı yumuşak, kaymayan terlik ya da sandalet alarak kendinizi rahat hissedebilirsiniz.

4 – Tabi Tekne Dışındaki Hayatı da Unutmayın

Mavi turda giyebileceğiniz ayakkabı çeşitlerinden bahsettik. Ancak bu yolculuklarda her ne kadar zamanınızın neredeyse tamamını teknede geçirseniz de arada sırada karaya çıkmak isteyeceksinizdir. Bu nedenle karada daha rahat edebilmeniz ve yürüyüşler yapabilmeniz adına yanınıza bir çift spor ayakkabı almanızı tavsiye ederiz. Üstelik bu sayede olası bir tırmanma durumunda hazırlıklı olabilirsiniz.

5 – Akşam Serinliğini Göz Ardı Etmeyin

Denizin ortasında kimi akşamlar hava bir hayli serinliyor. Özellikle yaz günü hazırlıksız olabileceğinizi düşünerek bu hatırlatmayı yapmak istedik. Çünkü gün içinde giydiğiniz kıyafetleriniz bu havada sizi ısıtmaya yetmez. Peki ne yapabilirsiniz? Eşofman altı, üstü ile bir de sizi ısıtacak ince bir ceket alarak bu sorunu çözmeniz mümkün.

6 – Havlu Yerine Peştamal Tercih Edin

Bunu çantanızda yer kaplayan havlulardan kurtulmak için harika bir yöntem olarak düşünebilirsiniz. Çantanızı hem daha ağır hale getiren hem de diğer eşyalarınızdan kısmak durumunda bırakan havlular yerine peştamal almak harika bir çözüm. Üstelik gün içerisinde peştamalin kuruyup yeniden kullanılabilir duruma gelmesi havludan çok daha hızlı oluyor. Size bu konuda verebileceğimiz son tavsiye ise yanınıza yedek peştamal almanız yönünde. Teknenin rüzgarıyla peştamal kaybedenlerin sayısı da çok oluyor. :)

7 – Bavulunuz Mutlaka Küçük Boy Olsun

Mavi tur teknelerinin kamaralarını bir otel odası gibi düşünmeyin. İşte bu nedenle her şeyin mümkünse en küçük boyutunu tercih edin. Buna yanınıza alacağınız bavulunuz da dahil. Tabi eğer kendi yaşam alanınızı daraltmak istemiyorsanız. Çünkü çok büyük bavullar seyahatiniz boyunca odanızda hareket edemeyecek kadar dar bir alana sebebiyet verebilir.

8 - Yanınızda Minik Bir İlk Yardım Çantası Bulundurun

İçinde bulunduğunuz teknede olası kazalara karşı önlem olabilecek bir ilk yardım çantası mutlaka bulunuyordur. Fakat yine de yanınızda kendi çantanızı bulundurmanızda fayda var. Bunu sadece büyük yaralanmalar için düşünmeyin. Çantanın içerisinde aynı zamanda ağrı kesicinize ya da mide ilacınıza yer verebilirsiniz.

9 – Su Geçirmez Çantalar Hayat Kurtarır

"Yok canım ben öyle atlamam, zıplamam." demeyin. Eğer imkanınız varsa yanınıza su geçirmez çantalardan mutlaka alın. Telefonunuz ile paranızı su geçirmez çantanın içine koyarak sonradan çok üzülmenize sebep olacak kazalardan da kendinizi korumuş olursunuz. Hatta bu çantalar teknelerin kıyıya çok yanaşamadığı alanda yüzerek karaya çıkmanız gerekmesi durumunda da tam anlamıyla hayat

Alıntıdır