cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kışın cildimize nasıl bakmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?


Sonbaharın soğuk günlerini yaşamaya başladık, kış da kapıda. Havaların soğumasıyla birlikte cildimiz de kuruyor ve yıpranıyor. Derinin kış mevsiminde havayla temas eden bölgeleri soğuğun etkisiyle hassaslaşıp çatlayabiliyor. Özellikle ellerimizin ve yüzümün soğuk havayla teması hem sağlık açısından tehdit oluşturuyor hem de görüntümüzü etkiliyor.

Soğuk havaların cilt üzerindeki etkilerinden bahsederken, sadece havayla temas eden bölgelerin etkilendiğini söylemek yanlış olur. Çünkü soğuk havaların etkisiyle, giydiğimiz kalın, yünlü ve sentetik giysiler de vücudumuz için tahriş edici sebepler oluşturuyor.

Bütün bunlara rağmen, soğuk havayla başetmek ve cildimizi korumak mümkün. Bunun için bazı basit formülleri uygulamak ve bazı adımları takip etmek yeterli olacaktır.

Kış mevsiminde cilt bakımının püf noktalarını şöyle özetleyebiliriz; önce temizlik, sonra nemlendirme ve üçüncüsü de peeling yaparak ölü hücrelerden kurtulmak.

Cildimiz kış aylarında soğuk havaya maruz kaldığı gibi kirli havaya da maruz kalıyor. Özellikle makjaylı yüzlerin derinlemesine etkilendiğini söylemek mümkün. Bu nedenle gün içerisinde cildimizin maruz kaldığı bütün olumsuz koşulları gidermek için önce temizliğe önem vermeliyiz. Cildimizi derinlemesine, nemli sabunlarla veya jellerle ılık suyla temizlemeliyiz. Cilt tamamen temizlendikten sonra ise diğer adımları takip etmek gerekiyor.

Nemlendirme şu açıdan çok önemli, nemlenmiş cilt taze ve canlıdır. cildi taze ve canlı tutmasını sağlaması. Bunun için yüz ve vücut deri tipine uygun nemlendiriciler seçilmeli. Nemlendiricilerin içeriklerine bakılmalı, gliserin, vazelin, üre, laktik asit, hyaluronik asit içerenler tercih edilmeli. Her banyodan sonra nemlendirici uygulanması oldukça önemli.
En son adım olan peelingin amacı ise cildin üzerinde kalan ölü deriyi çıkarmak ve alttaki taze ve canlı deriyi ortaya çıkarmak. Kış mevsiminde derinin tipine göre sıklığı ayarlanarak, retinoik asit, salisilik asit veya glisolik asit içeren krem, jel veya maskelerle derinin ölü tabakasının yenilenmesini de sağlamalısınız.

Sivilcelerden kurtulmada su içmenin faydası büyük


Can sıkıcı bir sorun olan sivilceler, cilt yüzeyinde bulunan bakterilerin, cilt gözeneklerinde çoğalması sonucu meydana gelmektedir. Sivilcelerden kurtulmak için ilk yapmamız gereken, cilt temizliğine özen göstermektedir. İkinci olarak da beslenmeye dikkat etmek, ciltte sivilce oluşumunu tetikleyen besinlerden uzak durmaktır.
Sivilce oluşumunu önleme ve var olan sivilce sorunundan kurtulmak için önemli bir diğer unsur da sudur. bol su içmek, cildi olumsuz yönde etkileyen toksinlerin vücuttan daha çabuk atılmasına yardımcı olarak sivilcelerle savaşır.
Toksinlerin atılmasında böbrek ve bağırsaklara yardımcı olmak için yeterli miktarda su tüketilmesi çok önemlidir. Sağlıklı bir vücut ve cilt için en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan su ve su içeren besinleri hayatımızdan eksik etmemeliyiz. Günde iki litre su içmek çok olumlu sonuç verecektir.

Cilt sağlığı, el ve ayak bakımında karbonattan faydalanabilirsiniz



Sağlığa faydaları bilinen karbonatı cilt bakımı, el ve ayak bakımı ve sağlığı için de kullanabilirsiniz. Bir miktar karbonat suya karıştırılır ve yüze uygulanır. Böylece, ölü hücreler tekrar aktif hale gelir. Cildiniz daha sağlıklı ve dinç bir görünüme kavuşur.

Karbonat sivilce tedavisi için de kullanılır. Özellikle ergenlik döneminde sık görülen bir sorun olan sivilcenin tedavisi için kullanılabilir. Sivilce ve akne sorunlarına karşı karbonat ve bal karışımını kullanabilirsiniz. Bunun için karbonatı bala karıştırıp yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın. Düzenli olarak kullanırsanız, faydasını görürsünüz.

Yorgunluğa karşı da karbonattan faydalanabilirsiniz. Karbonatı küvetteki banyo suyuna karıştırarak banyo yapabilirsiniz. Br miktar elma kabuğu da katarsanız, yorgunluğunuzu giderme sakinleştirici özelliği vardır. Vücut temizliği ve mikropların kırılması için de çok faydalıdır.

Ayaklarda meydana gelen yorgunluk mantar ve buna benzer enfeksiyon sorunlarına karşı da etkilidir karbonat. Ayrıca ayaklarda  ve ayak parmakları arasında bulunan bakterileri de yok eder. Ayak sağlığını korumanıza yardımcı olur. Bakterileri öldürdüğü için ayak kokusunu da giderir.

Ayak kokusu ve mantara karşı, ayrıca normal ayak temizliğinde de kullanabileceğiniz karbonatlı ayak bakım kürünü şu şekilde hazırlayabilirsiniz. Karbonat banyosundan önce ayaklarınızı güzelce yıkayıp kir ve terden arındırmalısınız. Ondan sonra içine yarım fincan karbonat ve ayaklarınızın boyunu kaplayacak kadar ılık su koyduğunuz kovaya ayaklarınızı sokun ve 1-20 dakika kadar bekletin. Koku veya mantar varsa her gün, eğer bir sorununuz yoksa ayaklarınızı dinlendirmek ve sağlığına katkıda bulundurmak için arada sırada, aklınıza geldikçe uygulayabilirsiniz.

Tırnak temizliği ve bakımı için de karbonattan faydalanabilirsiniz. Tırnak diplerindeki etleri karbonatla çok kolay bir şekilde yumuşatabilirsiniz. Bunun için, 1 bardak ılık suya, bir çay kaşığı karbonat koyup eritin, ve tırnaklarınızı bu suya batırıp 5-10 dakika kadar bekletin. Bu sırada, tırnaklarınızın diplerindeki etleri de hafifçe ovalayın. Tırnaklarınızı temizlemek ve tırnak etlerini yumuşatmak karbonatlı su ile çok kolay.

Dirseklerimizdeki kararmayı nasıl yok ederiz?


Özellikle yaz aylarında kısa kollu giydiğimizde bizi oldukça rahatsız eden bir sorundur dirseklerdeki kararma ve sertleşmeler. Dirseklerimizdeki sertleşme ve kararmaların nedeni o bölgedeki derimizin aşırı kıvrılması ve tahriş olmasıdır. Peki buna karşı ne yapabiliriz? Dirseklerimizdeki deri nasıl eskisi gibi yumuşak ve normal renkte olur? İşte uygulayabileceğiniz kolay yöntemler.

Dizler ve dirseklerimizde yağ bezleri olmadığı için o bölgedeki deri çok çabuk aşınır. Aşınmayı ve sertliği önlemek için o bölgeyi sürekli nemlendirmek gerekmektedir. İlk önerimiz, ikili bir uygulamadır. Önce 2 tatlı kaşığı Türk kahvesini 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile bir kap içerisinde karıştırın. Karışım krem gibi bir hal aldıktan sonra 1 dakika kadar bekletin ve bu karışımı dirseklerinize sürerek masaj yaparak yedirin. Bu karışım dirseklerinizde beklerken bir yandanda diğer karışımı hazırlayabilirsiniz.

İkinci karışım için bir kabın içinde 3 kaşık vazelinin içine 3 tatlı kaşığı kadar fındık yağı ekleyin ve 2 yemek kaşığı kadarda zeytinyağı ekleyerek iyice karıştırın. Az önce yaptığınız peelingi silerek yeni karışımı da iyice ovalayarak dirseklerinize sürün ve yedirin. Bu iki karışımı sık sık tekrarlarsanız, kısa bir süre sonra dirseklerinizdeki sertliğin ve kararmanın yok olduğunu göreceksiniz. Bu karışımları aynı zamanda topuklarınızdaki sertlikleri gidermek için de kullanabilirsiniz.

Dizlerinizi ve dirseklerinizi her banyodan sonra nemlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Düzenli olarak nemlendirirseniz,dizleriniz ve dirseklerinizde oluşan kuruluk karyolacaktır. Duş yaparken dirseklerinizi ve dizlerinizi doğal olan ve cildinizi tahriş etmeyecek bir lif ile ovalayın, böylece ölü deriler gidecek ve cildiniz canlanacaktır.

Haftada bir uygulayacağınız limon maskesi ile gerek dirseklerinizdeki, gerekse dizlerinizdeki sertlik ve kararmaları yok edebilirsiniz.

Bunun için 2 limonun suyunu bir bardak süt tozu ile karıştırın, macun kıvamını alana kadar içine yavaş yavaş su da katın. bu karışımı dirsek ve dizlerinize sürün, masaj yaparak güzelce yedirin. 20 dakika bekledikten sonra karışımı yıkayarak temizleyin.

Diğer bir önerimiz de zeytinyağı ve elma sirkesi karışımı. yarım çay bardağı zeytinyağı ile yarım çay bardağı elma sirkesini bir kabın içinde karıştırın. dirseklerinizi bu karışımın içine sokun ve 15 dakika bekletin. Haftada iki kez yapacağınız bu karışımla dirseklerinizdeki deri yumuşayacak ve rengi açılacaktır.

Uygulayabileceğiniz çok basit bir yöntem daha var. Yarım limonun iç kısmıyla dirseklerinizi güzelce ovalayın. Sonra güzelce keseleyin ve ezdiğiniz bir aspirini vazelinle karıştırıp dirseklerinize sürün ve 20 dakika bekletin. bunu iki günde bir uygulayabilirsiniz. bir hafta on gün içinde olumlu sonuç alırsınız. Gerektikçe tekrarlayabilirsiniz.

Cildinize güzellik maskesi uygularken bunlara dikkat edin


Birçoğumuz cildimizin güzelliği ve sağlığı için değişik maskelerden faydalanırız. Peki cildimizin sağlığı ve güzelliği için kullandığımız yüz maskelerini uygularken, daha iyi sonuç almak için nelere dikkat etmeliyiz, biliyor muyuz? İşte bazı öneriler.
1- Saçımıza bant takmalıyız.

2- Cildimizin tamamen temiz olduğundan emin olmalıyız,yüzümüzde hiç makyaj artığı ve kir kalmamalı.

3- Maskeyi yüzümüze uygulamadan hemen önce, aynada çeşitli yüz hareketleri yaparak yüz kaslarınızı gevşetmemizde fayda var.

4-Yüzümüzü birkaç dakika süreyle, kaynamış su buharına tutarak veya birkaç dakika sıcak kompres uygulayarak gözeneklerimizin açılmasını, maskenin cildimize daha iyi nüfuz etmesini sağlamış oluruz.

5- Maskenin yüze uygulanmadan hemen önce hazırlanmış olması daha uygundur. Bekletilmiş malzeme kullanmaktan kaçınmalıyız.

6- Maskeyi gözlerimizin çevresine, gözlerimizin çok yakınındaki o ince cilt bölgesine sürmemeye dikkat etmeliyiz.

7- Elimizle veya pamukla uygulayabiliriz.

8- Maske malzemesi için metal karıştırma kabı, metal kaşık veya metal spatula kullanmamalıyız. Mümkünse tahta malzemeler kullanmalıyız.

9- Maske kururken ve kuruduktan sonra yüzümüzü fazla hareket ettirmemeye dikkat etmeliyiz, maske hareket etmemeli.

10-Maskeyi temizlerken, alından aşağıya doğru hareket etmeli, göze hiçbir şey bulaştırmadan çıkartmaya çalışmalıyız.

Kara lahana ile cildinizi gençleştirin


Kara lahana sağlığa birçok faydasının yanında cilt sağlığı ve güzelliği için de birebirdir. Kara lahana içerdiği yüksek K vitamini ile hücreleri yenilemeye yardımcı olurken, yüzdeki dolaşımı hızlandırıyor. Antioksidan özelliğiyle cilt sağlığını koruyarak erken yaşlanmayı önlüyor. Yaraların iyileşmesini kolaylaştırıyor. Kırışıklığa, deride renk değişikliklerine ve noktalara sebep olan serbest radikalleri önlüyor.
Bu yüzden sofranızda kara lahanaya sıkça yer vermeli, yemeli veya suyunu içmelisiniz.

Lahana romatizma, gut, artrit, böbrek taşı, cilt hastalıkları ve egzama gibi problemlere yol açan toksinleri, serbest radikalleri, yüksek ürik asiti yok ederek kanı temizler. Yani çok iyi bir detoks özelliği vardır. İçeriğindeki C vitamini ve kükürt sayesinde bu detoks özelliğini göstermektedir.

Kara lahana C vitamininden de zengin bir sebzedir, ayrıca A, B, E vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, kükürt, magnezyum, bakır ve demir minerallerini de bol miktarda içerir.

Karalahana birçok faydasına karşılık özellikle de kök kısımları iyodun emilimini azalttığı için guatr hastalarının beslenme programında yer almamalıdır.