Ferzan Özpetek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ferzan Özpetek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ferzan Özpetek: MoMA'da Gösterilen İlk Türk Yönetmenin Gururu


İtalya'da yaşayan ünlü yönetmen Ferzan Özpetek, filmlerinin New York Modern Sanatlar Müzesi'nde (MoMA) gösterilmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Hayatımda bundan sonra MoMA öncesi, MoMA sonrası olacak" dedi .

Bu sözler, sadece bir sanatçının kariyerindeki bir başarıyı değil; aynı zamanda bir kimliğin, bir kültürün ve bir mücadelenin dünya sahnesindeki kabulünü anlatıyor. Çünkü Özpetek, MoMA'da toplu gösterimi yapılan ilk Türk yönetmen olma unvanını taşıyor .

Gelin, 2008 yılının bu unutulmaz olayını ve Özpetek'in duygularını birlikte inceleyelim.

MoMA'da Bir İlk: Ferzan Özpetek Retrospektifi

Aralık 2008'de New York Modern Sanatlar Müzesi (MoMA), Ferzan Özpetek'in filmlerine özel bir retrospektif ayırdı. Etkinlik, MoMA'nın İtalyan Kültür Merkezi, The Moon and Star Project ve Amerikan Türk Cemiyeti (ATS) ile birlikte düzenlediği bir program kapsamında gerçekleşti .

4-11 Aralık 2008 tarihleri arasında Özpetek'in 7 filmi gösterildi . Gösterimler, 2001 yapımı "Cahil Periler" (Le Fate Ignoranti) ile başladı. Filmden önce yönetmen onuruna MoMA'da bir resepsiyon verildi .

Gösterilen Filmler

Özpetek'in MoMA'da gösterilen filmleri şunlardı :

FilmYıl
Cahil Periler (Le Fate Ignoranti)2001
Mükemmel Bir Gün (Un Giorno Perfetto)2008
Karşı Pencere (La Finestra di Fronte)2003
Hamam (Il Bagno Turco)1997
Kutsal Yürek (Cuore Sacro)2005
Harem Suare1999
Bir Ömür Yetmez (Saturno Contro)2006

"MoMA Öncesi, MoMA Sonrası": Özpetek'in Duyguları

Özpetek, bu olayın kendisi için ne kadar önemli olduğunu şu sözlerle dile getirdi :

"Hayatımda bundan sonra MoMA öncesi, MoMA sonrası olacak."

Bu sözler, bir sanatçının kariyerindeki bir dönüm noktasını ne kadar derinden hissettiğini gösteriyor. MoMA, dünyanın en prestijli çağdaş sanat müzelerinden biri. Ve orada bir retrospektif almak, bir sanatçı için ölümsüzleşmek gibi bir şey.

Özpetek, bu duyguyu şöyle açıkladı :

"Bir ara şunu da düşündüm, belki çok ağır bir hastalığım var, bana söylemeden böyle bir şey yapıyorlar, şaka mı komplo mu diye düşündüm bu sabah."

Bu sözler, hem bir tevazu hem de bir şaşkınlık ifadesi. Çünkü Özpetek, 1976'da İtalya'ya gittiğinde belki de böyle bir şeyin hayalini bile kurmamıştı.

"Nereye Gidersem Gideyim, Türk'üm"

Özpetek'in MoMA'daki konuşmasında en dikkat çekici anlardan biri, Türk kimliğine yaptığı vurguydu :

"Nereye gidersem gideyim, Türk'üm. İtalya'da diyorlar ki, 'Özpetek'in bakışı başka.' İşte onun altında Türk olmam yatıyor."

Özpetek, 17 yaşına kadar Türkiye'de yaşadığını, küçüklüğünün anılarının ve ailesindeki kadınların kendisini ve filmlerini etkilediğini anlattı .

"Türk olmak bir yerde insanın bir 7. vitesi gibi bir şey oluyor, yani içinizde fazladan bir şey oluyor."

Bu sözler, Özpetek'in kimliğini bir zenginlik olarak gördüğünü gösteriyor. Türk olmak, onun için bir ekstra bakış, bir ekstra derinlik, bir ekstra duygu demek.

MoMA'da Bir Türk Yönetmeninin İlk Toplu Gösterimi

The Moon and Star Project Başkanı Kaan Nazlı, bu etkinliğin önemini şöyle vurguladı :

"Dünyanın en prestijli çağdaş sanat müzelerinden MoMA'da ilk kez bir Türk yönetmeninin toplu gösterimi oldu."

Daha önce Zeki Demirkubuz, Ömer Kavur ve Nur Bilge Ceyhan için benzer etkinlikler düzenlenmişti. Ancak MoMA'da bir Türk yönetmeninin toplu film gösterimi ilk kez gerçekleşiyordu .

Amerikan Türk Cemiyeti (ATS) yöneticisi Selen Uçak ise şunları söyledi :

"Çok önemli bir Türk yönetmenin çok önemli bir kuruluş olan MoMA'da film gösterimini desteklemekten çok mutluyuz."

Özpetek'in Sinema Kariyeri: Kısa Bir Bakış

Ferzan Özpetek, 1959'da İstanbul'da doğdu. 1976'da Roma'ya giderek La Sapienza Üniversitesi'nde sinema tarihi okudu . İlk filmi "Hamam" (Il Bagno Turco) 1997'de çıktı ve Cannes Film Festivali'nde Yönetmenlerin On Beş Günü bölümüne seçildi .

Özpetek, kariyeri boyunca David di Donatello, Nastri d'Argento, Ciak ve Globi d'Oro gibi İtalya'nın en prestijli sinema ödüllerini kazandı .

Filmleri arasında "Cahil Periler", "Karşı Pencere", "Bir Ömür Yetmez", "Mükemmel Bir Gün", "Hamam", "Harem Suare" ve "Kutsal Yürek" gibi unutulmaz yapımlar var .

Sonuç: Bir Türk'ün Dünya Sahnesindeki Zaferi

Ferzan Özpetek'in MoMA'daki retrospektifi, sadece bir sanatçının başarısı değil; aynı zamanda bir kültürün, bir kimliğin ve bir bakış açısının dünya çapında kabulüydü.

Özpetek, "Nereye gidersem gideyim, Türk'üm" diyerek, kimliğini bir gurur kaynağı olarak taşıdığını gösterdi. Ve MoMA gibi bir kurumun onun filmlerine ayırdığı hafta, bu gururu taçlandırdı.

Özpetek'in de dediği gibi :

"Hayatımda bundan sonra MoMA öncesi, MoMA sonrası olacak."

Ve belki de bu, bir sanatçının hayatında söyleyebileceği en güzel sözlerden biri.