beden dili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beden dili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadınlarda "Histeri" Riski Daha Yüksek: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi


Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, ilkçağ Yunan uygarlığında kadın rahminin azarak bedende gezdiği, Ortaçağ'da cin çarpması sanıldığı, Freud'a göre ise bilinç dışına bastırılmış duyguların beden dili ile ifade edilmesi olarak tanımlanan histeri hastalığının başlıca özelliğinin, hastaların kendi hareket ve sözlerine özel bir ilgi ve beğeni gösterip, aynı ilgi ve beğeniyi beklemeleri olduğunu kaydetti. İşte histeri hakkında bilmeniz gereken her şey:

Histeri Nedir?

Histeri, tarih boyunca farklı şekillerde tanımlanmış bir psikiyatrik bozukluktur. İlkçağ Yunan uygarlığında kadın rahminin azarak bedende gezdiği sanılmış, Ortaçağ'da cin çarpması olarak görülmüş, Freud'a göre ise bilinç dışına bastırılmış duyguların beden dili ile ifade edilmesi olarak tanımlanmıştır.

Histerinin tarihsel tanımları:

  • İlkçağ Yunan: Kadın rahminin bedende gezmesi

  • Ortaçağ: Cin çarpması

  • Freud: Bilinç dışına bastırılmış duyguların beden dili ile ifadesi

  • Modern: Ciddi bir psikiyatrik bozukluk

  • Günümüz: Konversiyon bozukluğu olarak da bilinir

  • Toplum: Gelişmekte olan ülke insanı hastalığı

  • Kadınlarda: Erkeklere oranla 20 kat fazla

  • Psikiyatri: Psikiyatriste başvuranların %10-30'u

  • Tedavi: Psikoterapi birincil, ilaç ikincil

  • Zorluk: Tedavi edildiğinde hasta mutsuz olabilir

Histerinin Başlıca Özellikleri

Histeriklerin, hem tedavi olmak için psikiyatriste başvurduklarını, hem de hastalıklarından asla kurtulmak istemediklerini ifade eden Doç. Dr. Verimli, "Histerikler, bu çelişik tavırdan inanılmaz zevk alırlar" diye konuştu.

Histerinin başlıca özellikleri:

  • Kendi hareket ve sözlerine özel ilgi

  • Aynı ilgi ve beğeniyi bekleme

  • Tedavi olmak için başvurma

  • Hastalıktan kurtulmak istememe

  • Çelişik tavırdan zevk alma

  • Tiyatral davranışlar

  • İlgi odağı olma isteği

  • Dikkat çekme çabası

  • Çocuksu davranışlar

  • Kalabalıkta bayılma

Histeriklerin Davranış Özellikleri

Doç. Dr. Verimli, "Histerikler tiyatraldir. İsteklerini çocuksu sesler çıkarak, kekeleyerek ya da çocuk taklidi yaparak dile getirirler. Genelde kalabalığın olduğu yerde bayılırlar. Tek başına bayılmazlar. Bu esnada kendini yaralamaz, kendine zarar vermez ve çevrede olup biteni duyarlar. Ağlayarak kendilerine gelir, taşkınca ve saçlarını sıkıca tutarak ayılırlar" dedi.

Histeriklerin davranış özellikleri:

  • Tiyatral davranışlar

  • Çocuksu sesler çıkarma

  • Kekeleme

  • Çocuk taklidi yapma

  • Kalabalıkta bayılma

  • Tek başına bayılmama

  • Kendini yaralamama

  • Kendine zarar vermeme

  • Çevrede olup biteni duyma

  • Ağlayarak kendine gelme

  • Taşkınca ayılma

  • Saçlarını sıkıca tutarak ayılma

Histerinin Belirtileri

Histerinin ciddi bir psikiyatrik bozukluk olduğunu ifade eden Doç. Dr. Verimli, şunları kaydetti: "Sözel olarak ruhsal gerilimini ve sıkıntısını anlatamayan hasta, beden dili ile dış dünyaya püskürür. Bu püskürme felç, körlük, konuşma bozukluğu, tikler, sara nöbeti, benzeri nöbetler, yürüyüş bozukluğu ve titremeler olarak ortaya çıkar. Histeriye, depresyon ve anksiyete (telaş, kaygı) eşlik eder."

Histerinin bedensel belirtileri:

  • Felç

  • Körlük

  • Konuşma bozukluğu

  • Tikler

  • Sara nöbeti benzeri nöbetler

  • Yürüyüş bozukluğu

  • Titremeler

  • Bayılma

  • Kasılmalar

  • Ses kaybı

  • İşitme kaybı

  • Duyu kaybı

Histeriye eşlik eden durumlar:

  • Depresyon

  • Anksiyete (telaş, kaygı)

  • Stres

  • Öfke

  • Çatışma

  • İletişim sorunları

  • Duygusal bastırma

  • Travma

  • Kişilik bozuklukları

  • İlişki sorunları

Eski Türk Filmlerinde Histeri

Eski Türk filmlerindeki ani körlükler, kendini yatağa atarak ağlamalar, üzüntüden felç inen fakir kız, aniden hafızasını kaybetmiş gibi olan zengin erkek... histeriyi çağrıştırır.

Eski Türk filmlerindeki histeri belirtileri:

  • Ani körlükler

  • Kendini yatağa atarak ağlamalar

  • Üzüntüden felç inen fakir kız

  • Aniden hafızasını kaybetmiş gibi olan zengin erkek

  • Bayılmalar

  • Çığlıklar

  • Tiyatral davranışlar

  • İlgi çekme çabaları

  • Duygusal patlamalar

  • Çaresizlik gösterileri

Histerinin Kazanımları

Histerinin, en basit anlamıyla "Ben kendi sıkıntımı ancak bedenime yansıtarak dışa vurabildim. Şimdi siz bana acıyın, beni önemseyin, beni görün" olduğunu ifade eden Doç. Dr. Verimli, histeriklerin, içlerindeki gerilim ve öfkeyi dışarı püskürterek ve hasta olduğu için önemsenme ve ilgiyi üzerinde toplama şeklinde 2 tip kazanım sağladığını bildirdi.

Histerinin kazanımları:

  • Birincil kazanım: İç gerilim ve öfkeyi dışarı püskürtme

  • İkincil kazanım: Hasta olduğu için önemsenme

  • İkincil kazanım: İlgiyi üzerinde toplama

  • Dikkat çekme: İlgi odağı olma

  • Sorumluluktan kaçma: Hasta rolüyle sorumluluklardan kaçma

  • Çıkar sağlama: Maddi veya manevi çıkar

  • Kontrol: Çevreyi kontrol etme

  • Manipülasyon: İnsanları yönlendirme

  • Kaçış: Sorunlardan kaçış

  • İfade: Duyguları ifade etme

Histerinin Yaygınlığı

Histerinin çok zor bir hastalık olduğunu anlatan Doç. Dr. Verimli, "Ülkemizde psikiyatriste başvuran histeri hastalarının oranı yüzde 10'dan az olmamakla beraber yüzde 30'a kadar çıkmaktadır. Ergenlik sonrasında kadınlarda erkeklere oranla 20 kat fazla görülür. Geri kalmış ülkelerde görülme oranı daha düşüktür. Tipik bir gelişmekte olan ülke insanı hastalığıdır" dedi.

Histerinin yaygınlığı:

  • Psikiyatriste başvuranların %10-30'u

  • Kadınlarda erkeklere oranla 20 kat fazla

  • Ergenlik sonrası daha sık

  • Gelişmekte olan ülkelerde yaygın

  • Geri kalmış ülkelerde daha düşük

  • Tipik gelişmekte olan ülke hastalığı

  • Türk kadınında yaygın

  • Anksiyete ile başa baş oranda

  • Çok yaygın bir hastalık

  • Tedavi gerektiren ciddi bir durum

Histerinin Tedavisi

"Tedavide tecrübeli hekime başvurmak şarttır" diyen Doç. Dr. Verimli, şunları kaydetti: "Çünkü beden yakınmalarının başka bir fiziksel dayanağı olmadığı ispatlanmalıdır. Tedavide psikoterapi birincil, ilaç tedavisi ikincil çözümdür. Tedavide içinden çıkılmaz durum ise; hasta tedavi edildiğinde son derece mutsuz olur, depresif tavırlar sergiler. Bir hekim tedavi etsem mi etmesem mi ikilemine düşebilir. Bu anlamda önce ikna ve terapi gerektirir."

Histerinin tedavi yöntemleri:

  • Psikoterapi: Birincil tedavi yöntemi

  • İlaç tedavisi: İkincil tedavi yöntemi

  • İkna: Hasta ikna edilmeli

  • Terapi: Uzun süreli terapi gerekli

  • Tecrübeli hekim: Şart

  • Fiziksel dayanak: İspatlanmalı

  • Depresyon: Tedavi edildiğinde mutsuzluk

  • Depresif tavırlar: Sergilenebilir

  • Hekim ikilemi: Tedavi etsem mi etmesem mi

  • Zorlu süreç: Sabır gerektirir

Histeri ile Başa Çıkma Yolları

Histeri ile başa çıkma yolları:

  • Profesyonel yardım alın

  • Psikoterapi yaptırın

  • İlaç tedavisi kullanın

  • Duygularınızı ifade edin

  • Stresten uzak durun

  • İletişim becerilerinizi geliştirin

  • Destek alın

  • Sabırlı olun

  • Kendinizi tanıyın

  • Tetikleyicilerden kaçının

Sonuç

Kadınlarda "Histeri" Riski Daha Yüksek: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi... Psikiyatrist Doç. Dr. Arif Verimli, ilkçağ Yunan uygarlığında kadın rahminin azarak bedende gezdiği, Ortaçağ'da cin çarpması sanıldığı, Freud'a göre ise bilinç dışına bastırılmış duyguların beden dili ile ifade edilmesi olarak tanımlanan histeri hastalığının başlıca özelliğinin, hastaların kendi hareket ve sözlerine özel bir ilgi ve beğeni gösterip, aynı ilgi ve beğeniyi beklemeleri olduğunu kaydetti. Histeriklerin, hem tedavi olmak için psikiyatriste başvurduklarını, hem de hastalıklarından asla kurtulmak istemediklerini ifade eden Doç. Dr. Verimli, "Histerikler, bu çelişik tavırdan inanılmaz zevk alırlar" diye konuştu. Unutmayın; histeri, ciddi bir psikiyatrik bozukluktur ve profesyonel yardım gerektirir. Erken teşhis ve doğru tedavi ile histeri kontrol altına alınabilir. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

İşe Kabul Edilip Edilmediğinizi Hemen Anlayabilirsiniz: İşverenin Beden Dilinden İpuçları


Türkiye İş Kurumu Konya İl Müdürlüğü Meslek Danışma Merkezi uzmanlarına göre, işverenin koltuğuna yaslanması ve başını arkaya doğru atmasının, görüşmenin olumsuz geçtiği ve büyük bir olasılıkla başvuru yapanın işe alınmayacağı anlamına geliyor. İş başvurularında işverenin görüşülen kişi karşısında gösterdiği davranışlar, görüşmenin sürmesi ya da kesilmesi konusunda ipucu verdiği gibi kişinin işe alınıp-alınmaması yönünde bilgi sahibi olmasını sağlıyor. İşte iş görüşmesinde işverenin beden dilinden işe alınıp alınmadığınızı anlamanın yolları:

Olumlu Sinyaller: İşe Alınma İhtimaliniz Yüksek

Bu çerçevede, iş başvurusunda bulunan kişilerin, işverenin kendisiyle kurduğu göz teması ve koltuğuna oturuş biçimine dikkat etmeleri öneriliyor. İşverenin sürekli göz teması kurması, iş başvurusu yapan kişiyle ilgilendiği ve görüşmeden sıkılmadığını gösteriyor.

Olumlu sinyaller:

  • Sürekli göz teması kurması

  • Görüşmeyle ilgilenmesi

  • Sıkılmadığını göstermesi

  • Görüşmenin uzaması

  • Konuşmayı sürdürmesi

  • Çay, kahve gibi içecek teklif etmesi

  • Görüşmenin sağlıklı geçmesi

  • Olumlu sonuçlanacağının sinyalleri

  • Detaya inmesi

  • Sorular sorması

Ayrıca, görüşme gereğinden fazla uzamış ve işveren, hâlen konuşmayı sürdürüyor, çay, kahve gibi içecek teklif ediyorsa, bu yaklaşım görüşmenin sağlıklı geçtiği ve olumlu sonuçlanacağının sinyallerini veriyor.

Olumlu sinyallerin anlamı:

  • İşveren sizinle ilgileniyor

  • Görüşmeden keyif alıyor

  • Sizi firması için düşünüyor

  • Detaya inmek istiyor

  • Sizi dinliyor

  • Zaman ayırıyor

  • İçecek teklif ediyor

  • Görüşmeyi uzatıyor

  • Olumlu sonuçlanacak

  • İşe alınma ihtimaliniz yüksek

Olumsuz Sinyaller: İşe Alınma İhtimaliniz Düşük

İşveren koltuğuna yaslanmışsa... İşverenin koltuğuna yaslanması ve başını arkaya doğru atması ya da başını ellerinin arasına alması, görüşmenin olumsuz geçtiği ve büyük olasılıkla başvuru yapanın işe alınmayacağını gösterebiliyor.

Olumsuz sinyaller:

  • Koltuğuna yaslanması

  • Başını arkaya doğru atması

  • Başını ellerinin arasına alması

  • Görüşmeyi sık aralıklarla kesmesi

  • Sürekli telefon etmesi

  • Sekreterini çağırması

  • Dosyalara bakması

  • Başka işlere yönelmesi

  • Görüşmeden sıkılması

  • Detaya inmek istememesi

  • Başvuru yapanı dinlememesi

  • Firması için düşünmemesi

Ayrıca, işverenin görüşmeyi sık aralıklarla kesmesi, sürekli telefon etmesi, sekreterini çağırması, dosyalara bakmak gibi başka işlere yönelmesi, görüşmeden sıkıldığı ve detaya inmek istemediği anlamına geliyor. Bu davranış çoğu zaman, işverenin başvuru yapan kişiyi firması için düşünmediği anlamına da geliyor. Ayrıca, karşısında konuşan kişiyi dinlememek gibi bir davranış söz konusu ise başvuru yapan kişinin acilen konuşmayı kesmesi gerektiğini anlatıyor.

Olumsuz sinyallerin anlamı:

  • İşveren sizinle ilgilenmiyor

  • Görüşmeden sıkılmış

  • Sizi firması için düşünmüyor

  • Detaya inmek istemiyor

  • Sizi dinlemiyor

  • Zaman ayırmıyor

  • Başka işlerle meşgul

  • Görüşmeyi kesiyor

  • Olumsuz sonuçlanacak

  • İşe alınma ihtimaliniz düşük

Olumsuz Görüşmede Nasıl Davranmalısınız?

İşverenin bu şekilde davranması karşısında başvuru yapan kişinin hareketleri de oldukça önem taşıyor. Eğer görüşmenin olumsuz geçtiği anlaşılırsa iş başvurusunda bulunan kişinin bunu belli etmemesi ve güler yüzünü göstermesi gerekiyor.

Olumsuz görüşmede yapılması gerekenler:

  • Bunu belli etmeyin

  • Güler yüzünüzü gösterin

  • Nazik davranıştan vazgeçmeyin

  • Profesyonel kalın

  • Teşekkür edin

  • Saygılı olun

  • Olgun davranın

  • İyi izlenim bırakın

  • Referansınızı koruyun

  • Kapıyı yumuşakça kapatın

Yetkililer, işverenin olumsuz tutumu nedeniyle nazik davranıştan vazgeçilmesinin, diğer iş başvurularında kötü referans verilmesine yol açabileceğini belirttiler.

Nazik davranıştan vazgeçmemenin önemi:

  • Kötü referans riski

  • Diğer iş başvurularını etkiler

  • İtibarınızı korur

  • Profesyonel ağınızı genişletir

  • Gelecek fırsatlar için önemli

  • İyi izlenim bırakır

  • Saygı gösterir

  • Olgunluk gösterir

  • Kapıları açık tutar

  • Kariyerinizi korur

İş Görüşmesinde Beden Dilinin Önemi

İş görüşmelerinde beden dili, sözlü iletişimden daha fazla bilgi verebilir. İşverenin beden dili, görüşmenin seyrini ve sonucunu anlamanızı sağlar.

İşverenin beden dili:

  • Göz teması

  • Oturuş biçimi

  • El hareketleri

  • Yüz ifadeleri

  • Baş hareketleri

  • Vücut yönü

  • Mesafe

  • Dokunma

  • Jestler

  • Mimikler

Adayın beden dili:

  • Göz teması

  • Oturuş biçimi

  • El hareketleri

  • Yüz ifadeleri

  • Baş hareketleri

  • Vücut yönü

  • Mesafe

  • Ses tonu

  • Jestler

  • Mimikler

İş Görüşmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

İş görüşmesinde dikkat edilmesi gerekenler:

  • Zamanında gidin

  • Profesyonel giyinin

  • Göz teması kurun

  • Sıkı bir el sıkışın

  • Gülümseyin

  • Dik oturun

  • Ellerinizi görünür tutun

  • Ses tonunuzu ayarlayın

  • Aktif dinleyin

  • Sorular sorun

  • Cevaplarınızı düşünün

  • Dürüst olun

  • Kendinizden emin olun

  • Nazik olun

  • Teşekkür edin

İş Görüşmesi Sonrası Yapılması Gerekenler

İş görüşmesi sonrası:

  • Teşekkür e-postası gönderin

  • Görüşmeyi değerlendirin

  • Notlarınızı gözden geçirin

  • Geri bildirim bekleyin

  • Sabırlı olun

  • Takip edin

  • Olumlu düşünün

  • Diğer başvurularınıza devam edin

  • Kendinizi geliştirin

  • Deneyim kazanın

Sonuç

İşe Kabul Edilip Edilmediğinizi Hemen Anlayabilirsiniz: İşverenin Beden Dilinden İpuçları... Türkiye İş Kurumu Konya İl Müdürlüğü Meslek Danışma Merkezi uzmanlarına göre, işverenin koltuğuna yaslanması ve başını arkaya doğru atmasının, görüşmenin olumsuz geçtiği ve büyük bir olasılıkla başvuru yapanın işe alınmayacağı anlamına geliyor. İş başvurularında işverenin görüşülen kişi karşısında gösterdiği davranışlar, görüşmenin sürmesi ya da kesilmesi konusunda ipucu verdiği gibi kişinin işe alınıp-alınmaması yönünde bilgi sahibi olmasını sağlıyor. Bu çerçevede, iş başvurusunda bulunan kişilerin, işverenin kendisiyle kurduğu göz teması ve koltuğuna oturuş biçimine dikkat etmeleri öneriliyor. İşverenin sürekli göz teması kurması, iş başvurusu yapan kişiyle ilgilendiği ve görüşmeden sıkılmadığını gösteriyor. Ayrıca, görüşme gereğinden fazla uzamış ve işveren, hâlen konuşmayı sürdürüyor, çay, kahve gibi içecek teklif ediyorsa, bu yaklaşım görüşmenin sağlıklı geçtiği ve olumlu sonuçlanacağının sinyallerini veriyor. İşverenin koltuğuna yaslanması ve başını arkaya doğru atması ya da başını ellerinin arasına alması, görüşmenin olumsuz geçtiği ve büyük olasılıkla başvuru yapanın işe alınmayacağını gösterebiliyor. Unutmayın; iş görüşmesinde beden dili çok önemlidir. Olumsuz bir görüşme geçirseniz bile nazik davranışınızı koruyun ve güler yüzünüzü gösterin. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

Eşlerin El Kitabı: Mutlu Bir Evlilik İçin Altın Kurallar


Psikolog Prof. Dr. Nevzat Tarhan, evlilikte tarafların beklentileri, fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçları konuşulduğunda; her iki tarafın birer adım atarak orta noktada buluşup uzlaşmaya çalışmalarını "Altın nokta kuralı" olarak değerlendiriyor. İşte Tarhan'ın evlilikte mutluluğun anahtarı olarak sunduğu altın kurallar:

1. Eşinizi Yanlış Anlayabileceğinizi Kabul Edin

Eşinizi yanlış anlayabileceğinizi, sizi incitmek amacı ile yapmadığını düşünmeli ve olumsuz senaryolara inanmamalısınız.

Yanlış anlamayı önlemenin yolları:

  • Önyargılı olmayın

  • Empati kurun

  • İletişim kurun

  • Sorular sorun

  • Net olun

  • Açık olun

  • Dinleyin

  • Sabırlı olun

  • Anlayış gösterin

  • Olumlu düşünün

Olumsuz senaryolara inanmamak için:

  • Gerçekleri araştırın

  • Kanıt arayın

  • Konuşun

  • Sorun

  • Dinleyin

  • Anlamaya çalışın

  • Empati kurun

  • Güvenin

  • Sabırlı olun

  • Olumlu düşünün

2. Beden Dili ve Savunma Mekanizması

Bir insan, diğer insanın kendisi hakkında kötü düşündüğüne inanırsa farkında olmadan beden dili ile bunu yansıtır. Karşı taraf, olumsuzluğu hisseder ve savunmaya geçer. Bunun çaresi ise diyaloğu sabırla devam ettirmektir.

Beden dilinin önemi:

  • Duyguları yansıtır

  • İletişimi etkiler

  • Savunmaya geçirir

  • Güveni sarsar

  • İlişkiyi zedeler

  • Yanlış anlaşılmalara yol açar

  • Çatışmayı artırır

  • Stresi artırır

  • Huzursuzluk verir

  • Mutluluğu engeller

Diyaloğu sabırla devam ettirmek için:

  • Sakin olun

  • Sabırlı olun

  • Dinleyin

  • Empati kurun

  • Anlayış gösterin

  • Yargılamayın

  • Suçlamayın

  • Çözüm odaklı olun

  • İşbirliği yapın

  • Sevgi gösterin

3. Eşinizin Sinirli Olmasının Nedeni Siz Olmayabilirsiniz

Eşinizin sinirli olmasının nedeni, sizinle hiç ilgili olmayabilir. Ona saldırı hakkı tanımak gibi güzel bir armağan verirseniz fırtınaya fırsat vermezsiniz.

Eşinizin sinirliliğinin nedenleri:

  • İş stresi

  • Yorgunluk

  • Sağlık sorunları

  • Ailevi sorunlar

  • Ekonomik sorunlar

  • Trafik

  • Hava durumu

  • Uykusuzluk

  • Açlık

  • Hormonal değişiklikler

Saldırı hakkı tanımanın önemi:

  • Empati kurmayı sağlar

  • Anlayış gösterir

  • Sabırlı olmayı öğretir

  • İlişkiyi güçlendirir

  • Çatışmayı önler

  • Güven verir

  • Sevgiyi artırır

  • Huzur verir

  • Mutluluk getirir

  • Fırtınayı önler

4. Kendinizi Kanıtlamanız Gerekmiyor

Kendinizi kanıtlamanız gerekmiyor. Kendine güvenen insan kendini ispata ihtiyaç hissetmez. Başarıları kendini kanıtlamaya yeter.

Kendine güvenen insanın özellikleri:

  • Kendini ispata ihtiyaç duymaz

  • Başarılarıyla gurur duyar

  • Kendi değerini bilir

  • Başkalarının onayına ihtiyaç duymaz

  • Özgüvenlidir

  • Sakin ve huzurludur

  • İç huzuru vardır

  • Kendisiyle barışıktır

  • Olgun davranır

  • Mutludur

Kendini kanıtlama çabasının zararları:

  • Stres

  • Yorgunluk

  • Mutsuzluk

  • Kaygı

  • Özgüvensizlik

  • İlişki sorunları

  • Çatışma

  • Huzursuzluk

  • Tatminsizlik

  • Tükenmişlik

5. Duygular Gri Tonlardadır

Duygular, genelde ak ve kara şeklinde değildir, gri tonları daha fazladır. Sevgi değişkendir, bırakın karşınızdaki farklı duygular gösterebilsin.

Duyguların özellikleri:

  • Ak ve kara değildir

  • Gri tonları vardır

  • Değişkendir

  • Dalgalanır

  • Yoğunluğu değişir

  • Zamanla değişir

  • Koşullara bağlıdır

  • İfade şekli farklıdır

  • Anlaşılmayı bekler

  • Kabul edilmelidir

Farklı duygulara izin vermenin önemi:

  • Anlayış gösterir

  • Empati kurar

  • İlişkiyi güçlendirir

  • Güven verir

  • Sevgiyi artırır

  • Huzur verir

  • Mutluluk getirir

  • Çatışmayı önler

  • Saygı gösterir

  • Kabul eder

6. Avukat Değil, Hakim Olun

Avukat gibi değil, hakim gibi olmalı; bir şeyler ters gittiğinde hata nerede objektifliği ile hareket etmeli, "eşim haksız da olsam beni desteklemeli" düşüncesini sorgulamak gerekli. Bazen kol kırılır yen içinde kalır ama bu hatayı onaylamak şeklinde olmamalıdır.

Avukat gibi olmanın zararları:

  • Taraf tutar

  • Objektif değildir

  • Savunmaya geçer

  • Hatayı onaylar

  • Çözüm üretmez

  • İlişkiyi zedeler

  • Çatışmayı artırır

  • Güveni sarsar

  • Adaletsizlik yaratır

  • Mutsuzluk verir

Hakim gibi olmanın önemi:

  • Objektiftir

  • Adaletlidir

  • Taraf tutmaz

  • Hatayı kabul eder

  • Çözüm üretir

  • İlişkiyi güçlendirir

  • Güven verir

  • Saygı gösterir

  • Huzur verir

  • Mutluluk getirir

7. Evlilik Anlaşmaya Varma Sanatıdır

Evlilik anlaşmaya varma sanatıdır. Bunun için gündemli oturumların ihtiyaç sıklığına göre yapılması, çok işe yarar.

Anlaşmaya varmanın yolları:

  • İletişim kurun

  • Dinleyin

  • Empati kurun

  • Anlayış gösterin

  • Saygı gösterin

  • Uzlaşın

  • Orta noktada buluşun

  • Çözüm odaklı olun

  • İşbirliği yapın

  • Sabırlı olun

Gündemli oturumların faydaları:

  • Sorunları çözer

  • İletişimi güçlendirir

  • Anlaşmayı kolaylaştırır

  • Uzlaşmayı sağlar

  • Güven verir

  • İlişkiyi güçlendirir

  • Huzur verir

  • Mutluluk getirir

  • Saygı gösterir

  • Sevgiyi artırır

8. Eşinizin Ruhunu Kontrol Etmeye Çalışmayın

Evlilik sorunlarının önemli bir kısmı, kişinin kendisi hakkında değil, eşi hakkında düşünmesinden kaynaklanır. Onun ruhunu bile kontrol etmek ister. Başkalarının olmalarını istediği gibi olmadıklarına sinirlenmek yanlıştır.

Kontrol etme çabasının zararları:

  • İlişkiyi zedeler

  • Güveni sarsar

  • Çatışmayı artırır

  • Stresi artırır

  • Mutsuzluk verir

  • Özgürlüğü kısıtlar

  • Saygısızlıktır

  • Huzursuzluk verir

  • Sevgiyi azaltır

  • Yalnızlığa iter

Kontrol etmeme özgürlüğünün önemi:

  • Saygı gösterir

  • Güven verir

  • İlişkiyi güçlendirir

  • Huzur verir

  • Mutluluk getirir

  • Sevgiyi artırır

  • Özgürlük tanır

  • Anlayış gösterir

  • Empati kurar

  • Kabul eder

Eşlerin El Kitabı: Diğer Altın Kurallar

Diğer altın kurallar:

  • Birbirinizi dinleyin

  • Empati kurun

  • Saygı gösterin

  • Güven verin

  • Sevgi gösterin

  • Sabırlı olun

  • Anlayış gösterin

  • Affedici olun

  • Teşekkür edin

  • Takdir edin

  • Zaman ayırın

  • Paylaşımda bulunun

  • Ortak karar alın

  • Sürprizler yapın

  • Romantizmi canlı tutun

Sonuç

Eşlerin El Kitabı: Mutlu Bir Evlilik İçin Altın Kurallar... Psikolog Prof. Dr. Nevzat Tarhan, evlilikte tarafların beklentileri, fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçları konuşulduğunda; her iki tarafın birer adım atarak orta noktada buluşup uzlaşmaya çalışmalarını "Altın nokta kuralı" olarak değerlendiriyor. Tarhan'ın altın kuralları şunlar: Eşinizi yanlış anlayabileceğinizi, sizi incitmek amacı ile yapmadığını düşünmeli ve olumsuz senaryolara inanmamalısınız. Bir insan, diğer insanın kendisi hakkında kötü düşündüğüne inanırsa farkında olmadan beden dili ile bunu yansıtır. Eşinizin sinirli olmasının nedeni, sizinle hiç ilgili olmayabilir. Kendinizi kanıtlamanız gerekmiyor. Duygular, genelde ak ve kara şeklinde değildir, gri tonları daha fazladır. Avukat gibi değil, hakim gibi olmalı. Evlilik anlaşmaya varma sanatıdır. Evlilik sorunlarının önemli bir kısmı, kişinin kendisi hakkında değil, eşi hakkında düşünmesinden kaynaklanır. Unutmayın; mutlu bir evlilik, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış ve empati ile mümkündür. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.