esnek çalışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
esnek çalışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kariyer ve Özel Hayat Dengesi: Zamanınızı Yeniden Kazanmanın 14 Altın Kuralı

Çoğu insan için, kariyerin ve özel hayatın taleplerini dengelemek uzun zamandır süregelen bir sorundur. Zamanınızı ayırmanız gereken çok fazla gereklilik olunca bu dengeyi kurmak daha da zor gibi gelebilir. Sizin için önemli olan bütün faaliyetler için zaman yaratabilmek her zaman amacınız olmalıdır. Peki bu dengeyi nasıl kurabiliriz? İşte size bu dengeyi elde edebilmek için bazı fikirler.

Modern hayatın en büyük çıkmazlarından biri, iş ile özel hayat arasındaki o ince çizgiyi koruyabilmektir. Bir yanda kariyer hedefleri, terfiler, maddi kazançlar; diğer yanda aile, dostlar, hobiler ve kendimize ayırmamız gereken zaman… Bu ikisi arasında denge kurmak, çoğu zaman bir cambazın ip üstünde yürümesine benzer. Ama imkânsız değildir. Yeter ki doğru stratejileri bilin ve bu stratejileri kararlılıkla uygulayın.

İşte kariyer ve özel hayat dengesini kurmanıza yardımcı olacak 14 altın kural:

1. Bir Ajanda Alın: Zamanınızı Görünür Kılın

Bir ajanda alın. Bir hafta içinde yapacağınız her şeyi bu ajandaya not edin. Bu notlar işinizle ilgili olan aktivitelerle birlikte işinizle ilgili olmayan aktiviteleri de içersin. Nelerin gerekli olduğuna ve nelerin sizi en çok memnun ettiğine karar verin. Hoşlanmadığınız ya da zaman olmadığını düşündüğünüz etkinlikleri programınızdan çıkarın ya da yerinize başka birini görevlendirin. Eğer kesin kararlar alma yetkiniz yoksa müdürünüzle konuşun.

Ajanda, sadece bir not defteri değildir; aynı zamanda bir farkındalık aracıdır. Zamanınızı nereye harcadığınızı görmek, çoğu zaman şaşırtıcıdır. "Zamanım yok" dediğimiz şeylerin aslında ne kadar çok olduğunu fark ederiz. Ve o zaman, gerçekten önemli olan şeylere yer açabiliriz.

Püf noktası: Ajandanıza sadece iş toplantılarını değil, aynı zamanda aile yemeklerini, spor saatlerini, kitap okuma zamanlarını da yazın. Çünkü bunlar da en az iş kadar önemlidir.

2. Seçeneklerinizin Avantajlarından Faydalanın: Esnekliği Keşfedin

Seçeneklerinizin avantajlarından faydalanın. İşvereninizin size esnek saatler, sıkıştırılmış iş haftası, iş paylaşımı ya da işinizi evden yapmanız gibi imkanlar sağlayıp sağlayamayacağını öğrenin. Esneklik stresinizin bir kısmını azaltabilir ve size biraz zaman kazandırabilir.

Günümüzde birçok işveren, çalışanlarına esnek çalışma imkânları sunuyor. Bu imkânları kullanmak, iş-hayat dengenizi önemli ölçüde iyileştirebilir. Örneğin, haftada bir gün evden çalışmak, trafikte geçen saatleri ortadan kaldırır. Sıkıştırılmış iş haftası, haftada bir gün daha fazla boş zaman yaratır. İş paylaşımı, iki kişinin bir işi paylaşmasını sağlar; bu da daha fazla esneklik demektir.

Püf noktası: İşvereninizle konuşmaktan çekinmeyin. Belki de size sunabileceği imkânları hiç bilmiyorsunuz.

3. Hayır Diyebilmeyi Öğrenin: Sınırlarınızı Koruyun

Hayır diyebilmeyi öğrenin. İster iş arkadaşınız ekstra bir proje için öncü olmanızı istesin, ister çocuğunuzun öğretmeni bir sınıf organizasyonunu düzenlemenizi istesin, nazikçe bu teklifleri reddetmenin doğru olduğunu sakın unutmayın. Sadece suçluluk ya da gereksiz sorumluluk duygusu yüzünden yaptığınız işleri yapmayı bırakırsanız hayatınızda anlamlı olan ve eğlenebileceğiniz aktiviteler için zaman ayırabilirsiniz.

"Hayır" demek, bencillik değildir. Aksine, kendinize ve sevdiklerinize saygıdır. Her isteğe "evet" demek, sizi tükenmişliğe götürür. Ve tükenmiş bir insan, kimseye faydalı olamaz.

Püf noktası: "Hayır" derken nazik ama net olun. "Bunu yapmayı çok isterdim ama şu an başka sorumluluklarıma odaklanmam gerekiyor" gibi bir cümle, hem saygılı hem de açıktır.

4. İşinizi İşte Bırakın: Sınırları Netleştirin

İşinizi işte bırakın. Bugünün küresel ticaret mantığı ve herkese herhangi bir zamanda ve neredeyse her yerde ulaşabilme teknolojisi, siz yaratmadığınız sürece iş ve ev arasında sınır bırakmamaktadır. İş zamanınızla özel hayatınızı ayırabilmek için bilinçli kararlar alın. Örneğin, ailenizleyken, cep telefonunuzu kapatın ve dizüstü bilgisayarınızı bir kenara bırakın.

Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırdığı kadar, iş-hayat sınırlarını da bulanıklaştırdı. Artık her an ulaşılabilir olmak, bir zorunluluk haline geldi. Ama bu, sağlıklı değildir. Akşam yemeğinde telefona bakmak, çocuğunuzun anlattığı bir hikâyeyi kaçırmak demektir. Tatilde e-postaları kontrol etmek, dinlenme fırsatını heba etmek demektir.

Püf noktası: Belirli saatlerde "ulaşılamaz" olmayı öğrenin. Bu, hem kendinize hem de sevdiklerinize bir armağandır.

5. Zamanınızı Yönetin: Verimliliği Artırın

Zamanınızı yönetin. Evle ilgili görevlerinizi verimli bir şekilde organize edin. Bütün çamaşırları bir gün yıkamak için biriktirmektense, her gün bir ya da iki posta çamaşır yıkayın. Önemli günleri ve günlük yapılması gereken şeyleri gösteren bir aile takvimi sizi son gün telaşından kurtarabilir. Eğer işvereniniz zaman yönetimi ile ilgili bir kursa katılmanızı önerirse mutlaka kabul edin.

Zaman yönetimi, sadece iş yerinde değil, evde de önemlidir. Küçük düzenlemeler, büyük farklar yaratır. Örneğin, her gün bir posta çamaşır yıkamak, hafta sonu dağ gibi birikmiş çamaşırla uğraşmaktan çok daha az yorucudur. Bir aile takvimi, doğum günlerini, randevuları ve önemli günleri takip etmeyi kolaylaştırır.

Püf noktası: Aile takvimini buzdolabının üzerine asın. Herkes görebilsin. Böylece kimse "benim haberim yoktu" diyemez.

6. Temizlik Standartlarınızı Yeniden Düşünün: Mükemmeliyetçiliği Bırakın

Temizlik standartlarınızı yeniden düşünün. Düzeltilmemiş yatak ya da kısa süreli bekleyecek birkaç tane kirli bulaşık, yaşam kalitenizi etkilemeyecektir. Yapmanız gerekenleri yapın ve geri kalanını bırakın. Eğer karşılayabilecek durumunuz varsa, evinizi temizlemek için birini tutabilirsiniz.

Mükemmeliyetçilik, iş-hayat dengesinin en büyük düşmanlarından biridir. Her şeyin kusursuz olmasını beklemek, sizi sürekli bir koşuşturma içinde bırakır. Oysa hayat, kusurlarıyla güzeldir. Düzeltilmemiş bir yatak, sizi daha az iyi bir insan yapmaz. Biraz bekleyen bulaşıklar, dünyanın sonu değildir.

Püf noktası: Yardım alabilecekseniz alın. Ev temizliği için birini tutmak, size zaman kazandırır. O zamanı sevdiklerinizle geçirebilirsiniz.

7. Anlaşılır Bir Şekilde İletişim Kurun: Yanlış Anlamaları Önleyin

Anlaşılır bir şekilde iletişim kurun. Açıkça haberleşerek ve dikkatli bir şekilde dinleyerek yanlış anlaşılmaların neden olduğu zaman tüketimini azaltabilirsiniz. Gerekiyorsa not alın.

İletişim, hem iş hem özel hayatta başarının anahtarıdır. Açık ve net iletişim, yanlış anlamaları önler; yanlış anlamalar ise zaman ve enerji kaybına yol açar. Dikkatli dinlemek, karşınızdaki kişiyi anlamak, not almak… Bunlar küçük ama etkili alışkanlıklardır.

Püf noktası: Önemli konuşmalarda not alın. Böylece hem daha iyi hatırlarsınız hem de karşınızdaki kişiye değer verdiğinizi gösterirsiniz.

8. Suçluluk Duygunuzla Savaşın: Kendinizi Affedin

Suçluluk duygunuzla savaşın. Erkekler için de kadınlar için de bir aile ve işe sahip olmanın çok güzel olduğunu unutmayın.

Suçluluk, iş-hayat dengesinin en sinsi düşmanıdır. İşteyken aileyi, aileyleyken işi düşünmek, sürekli bir suçluluk duygusu yaratır. Oysa hem bir kariyere hem de bir aileye sahip olmak, bir ayrıcalıktır. Bunun tadını çıkarın.

Püf noktası: Kendinize nazik olun. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Sadece elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın.

9. Kendinize Bakın: Bedeninizi ve Ruhunuzu Besleyin

Kendinize bakın. Her gün yürümek, egzersiz yapmak ya da müzik dinlemek gibi sizi eğlendiren aktiviteler için zaman ayırın. Hareketli bir günün ardından, kitap okuyarak, yoga yaparak ya da bir duş alarak rahatlayın.

Kendinize bakmak, bencillik değildir. Aksine, başkalarına bakabilmek için önce kendinize bakmanız gerekir. Yorgun, bitkin ve stresli bir insan, ne işte ne de evde verimli olabilir. Egzersiz, uyku, beslenme ve dinlenme… Bunlar, sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığınız için de gereklidir.

Püf noktası: Her gün en az 20 dakika kendinize ayırın. Bu, sadece size ait bir zaman olsun.

10. Her Hafta Bir Geceyi Sadece Dinlenmeye Ayırın: Yenilenin

Her hafta bir geceyi sadece dinlenmeye ayırın. Telefonunuzu, bilgisayarınızı ve televizyonu kapatın. Golf oynamak, balık tutmak ya da kano gibi eşinizle, ailenizle ya da arkadaşlarınızla yapabileceğiniz faaliyetleri bulun. Sizi gençleştirecek etkinlikler için zaman yaratın.

Haftada bir gece, sadece dinlenmeye ayrılmalıdır. Bu, bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Teknolojiyi kapatmak, zihni dinlendirir. Doğayla iç içe olmak, ruhu besler. Sevdiklerinizle vakit geçirmek, kalbi ısıtır.

Püf noktası: Bu geceyi takviminize yazın. "Dinlenme gecesi" olarak işaretleyin. Ve o geceyi kimseye vermeyin.

11. Bir Gününüzü Her Zaman Boş Bırakın: Nefes Alın

Bir gününüzü her zaman boş bırakın. Bir gününüzü rahatlayabilmek amacıyla boş bırakabilmek için rutin, zor ve sıkıcı işlerinizi işgünlerinizde yapmaya çalışın.

Haftada bir günü boş bırakmak, zihninizi ve bedeninizi yeniler. O gün, hiçbir plan yapmadan, hiçbir zorunluluk hissetmeden, sadece "olduğu gibi" yaşayabilirsiniz. Bu, size nefes alma alanı yaratır.

Püf noktası: Bu günü pazar günü olarak belirleyebilirsiniz. Ama illa pazar olması gerekmez. Size uyan bir günü seçin.

12. Yeterli Uykuyu Alın: Uyku, En Büyük İlaçtır

Yeterli uykuyu alın. Uykusuzken çalışmak kadar stresli ve tehlikeli bir şey daha yoktur. Bu sadece verimliliğinizi etkilemekle kalmaz, ayrıca çok fazla hata yapmanıza da neden olur.

Uyku, bedenin ve beynin yenilenmesi için şarttır. Uykusuzluk, sadece yorgunluk yapmaz; aynı zamanda dikkat dağınıklığına, hafıza sorunlarına, sinirliliğe ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar. Günde 7-8 saat uyumak, sağlığınız için en büyük yatırımdır.

Püf noktası: Uyku hijyeninize dikkat edin. Yatmadan önce ekranlardan uzak durun. Karanlık ve serin bir odada uyuyun.

13. Size Destek Verecek İyi Arkadaşlar Edinin: Yalnız Değilsiniz

Size destek verecek iyi arkadaşlar edinin. Stresli ve zor zamanlarınızda konuşabileceğiniz güvenilir bir arkadaş ya da iş arkadaşı size bir hediye gibi gelecektir. Fazla mesai yaptığınızda ya da işiniz için seyahate çıktığınızda size yardım edebilecek güvenilir arkadaşlarınız olduğundan emin olun.

Arkadaşlık, hayatın en büyük destek sistemidir. Zor günlerinizde size omuz verirler. Sevinçlerinizi paylaşırlar. Sırlarınızı saklarlar. İş-hayat dengesini kurarken, yalnız olmadığınızı bilmek, size güç verir.

Püf noktası: Arkadaşlarınıza zaman ayırın. Onları ihmal etmeyin. Çünkü onlar, sizin duygusal sigortanızdır.

14. Profesyonel Yardım Alın: Yardım İstemek Güçtür

Profesyonel yardım alın. Herkes zaman zaman yardıma ihtiyaç duyabilir. Hayatınız yönetilebilmek için fazla karmakarışıksa ve bunun için endişeleniyorsanız sağlık sigortanız dahilinde bir doktor ya da psikologla konuşun.

Profesyonel yardım almak, zayıflık değildir. Aksine, kendinize ve sağlığınıza verdiğiniz değerin göstergesidir. Eğer sürekli yorgun, stresli, kaygılı veya tükenmiş hissediyorsanız, bir uzmandan yardım almak, en doğru adımdır.

Püf noktası: Yardım istemekten korkmayın. Unutmayın, en güçlü insanlar, yardım istemeyi bilenlerdir.

Sonuç: Denge, Mükemmellik Değil, Farkındalıktır

Kariyer ve özel hayat dengesi, mükemmel bir denklem değildir. Hayat, sürekli değişen bir denge oyunudur. Bazen iş öne çıkar, bazen aile. Önemli olan, bu değişimi fark etmek ve buna göre uyum sağlamaktır.

Unutmayın: Hayat, işten ibaret değildir. İş, yaşamak için bir araçtır; yaşamın amacı değildir. Gerçek başarı, sadece işte değil; hayatın her alanında dengede olmaktır.

Bu 14 kuralı hayatınıza uygulayın. Belki hepsini birden yapamazsınız. Ama bir tanesini bile yapmak, size bir adım daha huzur getirecektir.

Sağlıkla, huzurla ve dengede kalın!

Kariyer ve Annelik: İş Hayatında Anne Olmanın İncelikleri


İş hayatında iyi bir kariyer elde etmek isteyen kadınlar için en önemli sorunlardan biri çocuk yapmaktır. Eğer işinizde belli bir yere gelmek istiyorsanız, bebek dünyaya getirmenin zamanını oldukça iyi ayarlamanız gerekiyor. İşte kariyer ve annelik dengesini kurmanın incelikleri:

Çocuk Yapmak İçin Doğru Zamanlama

Bu durumda 20'li yaşların başı ve 30'ların ortası sizin için en doğru dönemler olabilir. Çünkü çocuk yapmak ve aynı zamanda kariyere devam etmek için, kariyerin başlangıç dönemi, yani 20-25 yaşlar arası çok uygun. Bu yaşlarda hem işi yeni öğrenmeye başlamışsınızdır, hem de doğumdan sonra izinle geçen zamanın boşluğunu rahatlıkla doldurabilirsiniz.

20-25 yaş arası çocuk yapmanın avantajları:

  • Kariyerin başlangıç dönemi

  • İşi yeni öğrenmeye başlama

  • Doğum sonrası izin boşluğunu doldurma

  • Enerji ve dinamizm

  • Esneklik

  • Adaptasyon kolaylığı

  • Kariyer molası verme rahatlığı

  • Gençlik avantajı

  • Sağlık avantajı

  • Toparlanma hızı

30'lu yaşlardaysa artık belirli bir yere gelmişsinizdir ve sadece işleri takip etmeniz gerekir. 35 yaşında olup da belirli bir mevkie gelmek isteyen kadınların, özellikle de iki çocuk isteyen kadınların durumu oldukça karışık. Çünkü bu yaşlarda doğum yapan kadının yeniden iş hayatına başlaması çok uzun zaman alır. Bu da kadının iş bulmasını güçleştirebilir.

30-35 yaş arası çocuk yapmanın zorlukları:

  • Belirli bir mevkide olma

  • İşleri takip etme zorunluluğu

  • İki çocuk isteği

  • İş hayatına dönüş zorluğu

  • İş bulma güçlüğü

  • Kariyer molası riski

  • Yaş faktörü

  • Sağlık riskleri

  • Toparlanma süresi

  • Rekabet baskısı

Şirkette Belirli Bir Konumunuz Olsun

Bir çocuk yapmayı planlamadan önce işyerinizde üç, dört yıldır çalışıyor olmaya özen gösterin. Böylelikle çalıştığınız zaman içinde kendi alanınızı daha iyi tanıyabilirsiniz. Ayrıca iş arkadaşlarınızı da yeterince tanımış olursunuz. Müdürünüz de artık sizin bu işi ne kadar iyi yaptığınızın bilincindedir. Bu nokta anne adayı için oldukça önemlidir. Eğer müdürünüz için değerli bir elemansanız, onunla masaya oturma şansınız da var demektir.

İşyerinde belirli bir konumda olmanın avantajları:

  • Alanınızı tanıma

  • İş arkadaşlarınızı tanıma

  • Müdürünüzün güvenini kazanma

  • Değerli eleman olma

  • Müzakere şansı

  • Esneklik talep etme

  • İzin kolaylığı

  • Dönüş garantisi

  • Terfi şansı

  • Kariyer güvencesi

Hamile Olduğunuzu Nasıl Söylemelisiniz?

İş yerinde hamile olduğunuzu söylemeniz gereken ilk kişi patronunuzdur. Tabii bunu söylemenin de uygun bir zamanı var. Küçük sırrınızı patronunuzla paylaşmak için düşük tehlikesinin ortadan kalktığı 4., 5. ayları seçin. Görüşmeden önce yokluğunuzda yerinizi kimin doldurabileceğini de düşünün. Ne de olsa bu konuşma sırasında sadece bebeğin doğum tarihinden ve sizin sağlık durumunuzdan bahsedilmeyecek. Yokluğunuzun nasıl hissedilmeyeceği de önemli bir konu. Yaptığınız işi ve arkadaşlarınızın niteliklerini gözden geçirerek, yerinize uygun birini önerebilirsiniz. Böylece işinize ne kadar değer verdiğinizi göstermiş olursunuz. Doğum gerçekleşene kadar işinizin bir bölümünü evden bilgisayarla ya da yarım gün şirkete uğrayarak yapmaya devam etmeyi önerebilirsiniz. Unutmayın ki göreviniz ne olursa olsun, işi parçalara ayırabilirsiniz.

Hamileliği açıklama stratejileri:

  • İlk patronunuza söyleyin

  • 4-5. ayları bekleyin

  • Düşük tehlikesinin geçmesini bekleyin

  • Yerinizi kimin doldurabileceğini düşünün

  • Çözüm önerileri sunun

  • İşinizi parçalara ayırın

  • Evden çalışma önerin

  • Yarım gün çalışma önerin

  • İşinize değer verdiğinizi gösterin

  • Profesyonel davranın

Hâlâ Eskisi Gibi Olduğunuzu Gösterin

Hamilelik döneminizde dikkat etmeniz gereken noktalar şunlar:

Hamilelik döneminde dikkat edilmesi gerekenler:

  • Değişen bir şey olmadığını gösterin

  • Hâlâ eski "siz" olduğunuzu gösterin

  • Hamilelerin zor işlerin altından kalkamadıkları önyargısını yıkın

  • Çiçek desenli veya gereğinden bol bluzlar giymeyin

  • İş kadını kıyafetlerinizi gardırobunuzdan eksik etmeyin

  • Profesyonel olduğunuzu unutmayın

  • Çalışırken işinize konsantre olduğunuzu gösterin

  • Sağlık durumunuzla ilgili düşüncelerinizi iş hayatınıza taşımayın

  • Bebeğin adına dair düşüncelerinizi işe taşımayın

  • İyi bir konumdaysanız, son günlerde evden çalışın

  • Üst düzey konumdaki bir kadının çabuk yorulması imajınıza tezat oluşturur

  • Karnınız sığmadığı için çalışma masasında zorluk çekmeniz imajınıza zarar verir

Kendinizi Hazır Hissediyor Musunuz?

Tekrar çalışmaya, kendinizi hazır hissettiğiniz zaman başlayın. Zaten patronunuz da konsantre olamayan, sürekli bebeğini düşünen bir anneyle çalışmak istemez. Kendinizi çalışmaya hazır hissettiğinizde ve bebek memeden kesildiğinde çalışmaya başlamak sizin için en uygun zaman. Ayrıca çocuğunuzu bakıcıyla yetiştirmeye hazır olup olmadığınız sorusuna da cevap bulmanız gerekir. Doğumdan sonra patronunuza her şeyin düzene girdiğini hissettirin. Çocuk hakkında fazla konuşmamaya, masanızın üzerini resimlerle doldurmamaya ve onu çalıştığınız yere getirmemeye dikkat edin. Unutmayın orası sizin iş yeriniz ve siz bir iş kadınısınız.

İşe dönüş stratejileri:

  • Kendinizi hazır hissettiğinizde başlayın

  • Bebek memeden kesildiğinde başlayın

  • Bakıcı konusunu netleştirin

  • Patronunuza düzenin sağlandığını hissettirin

  • Çocuk hakkında fazla konuşmayın

  • Masanızı resimlerle doldurmayın

  • Çocuğunuzu iş yerine getirmeyin

  • Profesyonel davranın

  • İşinize konsantre olun

  • İş kadını olduğunuzu unutmayın

Kariyer ve Annelik Dengesi İçin Genel Öneriler

Kariyer ve annelik dengesi için öneriler:

  • Zamanlamayı iyi ayarlayın

  • İşyerinde belirli bir konumda olun

  • Hamileliği uygun zamanda açıklayın

  • Profesyonel davranın

  • İmajınızı koruyun

  • İşinize konsantre olun

  • Destek alın

  • Esnek çalışma koşulları talep edin

  • Bakıcı konusunu netleştirin

  • Kendinizi hazır hissedin

  • İş-yaşam dengesi kurun

  • Suçluluk duymayın

  • Kendinize zaman ayırın

  • Sağlığınıza dikkat edin

  • Mutlu olun

Annelik ve Kariyer: Zorluklar ve Çözümler

Annelik ve kariyerin zorlukları:

  • Zaman yönetimi

  • İş-yaşam dengesi

  • Suçluluk duygusu

  • Yorgunluk

  • Stres

  • Bakıcı sorunu

  • Kariyer molası

  • Terfi gecikmesi

  • Ücret kaybı

  • Önyargılar

Annelik ve kariyerin çözümleri:

  • Planlama

  • Zaman yönetimi

  • Destek alma

  • Esnek çalışma

  • Evden çalışma

  • Bakıcı desteği

  • Eş desteği

  • Aile desteği

  • İşveren desteği

  • Kendine zaman ayırma

Sonuç

Kariyer ve Annelik: İş Hayatında Anne Olmanın İncelikleri... İş hayatında iyi bir kariyer elde etmek isteyen kadınlar için en önemli sorunlardan biri çocuk yapmaktır. Eğer işinizde belli bir yere gelmek istiyorsanız, bebek dünyaya getirmenin zamanını oldukça iyi ayarlamanız gerekiyor. Bu durumda 20'li yaşların başı ve 30'ların ortası sizin için en doğru dönemler olabilir. Çünkü çocuk yapmak ve aynı zamanda kariyere devam etmek için, kariyerin başlangıç dönemi, yani 20-25 yaşlar arası çok uygun. Bu yaşlarda hem işi yeni öğrenmeye başlamışsınızdır, hem de doğumdan sonra izinle geçen zamanın boşluğunu rahatlıkla doldurabilirsiniz. 30'lu yaşlardaysa artık belirli bir yere gelmişsinizdir ve sadece işleri takip etmeniz gerekir. 35 yaşında olup da belirli bir mevkie gelmek isteyen kadınların, özellikle de iki çocuk isteyen kadınların durumu oldukça karışık. Çünkü bu yaşlarda doğum yapan kadının yeniden iş hayatına başlaması çok uzun zaman alır. Bu da kadının iş bulmasını güçleştirebilir. Unutmayın; kariyer ve annelik dengesi kurmak zor ama imkansız değildir. Doğru planlama, zamanlama ve stratejilerle hem iyi bir anne hem de başarılı bir iş kadını olabilirsiniz. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.