
Londra Sokaklarında Nefes Kesen Kaos: Kod Adı: Londra (London Has Fallen) İncelemesi
Kod Adı: Londra (London Has Fallen) Film İncelemesi
Aksiyon ve macera sinemasını seven, temposu hiç düşmeyen yapımlardan keyif alanlar için Kod Adı: Londra (London Has Fallen) tam bir seyirlik şölen sunuyor.
4 Mart 2016 tarihinde vizyona giren; ABD, İngiltere ve Bulgaristan ortak yapımı olan film, 2013'teki Kod Adı: Olympus macerasının doğrudan devamı niteliğinde. Başrollerini Gerard Butler, Aaron Eckhart, Morgan Freeman, Alon Aboutboul ve Melissa Leo gibi güçlü isimlerin paylaştığı yapım; fantastik ögelerden, zombilerden ya da uzaylılardan uzak, ayakları yere basan bir politik aksiyon atmosferi kuruyor.
Filmin Konusu: 2 Yıllık Bir İntikam Planı
Hikayenin temeli, 2 yıl önce gerçekleşen karanlık bir operasyona dayanıyor:
Hatalı Saldırı: G8 liderlerinin aldığı ortak kararla küresel bir silah tüccarı hedef alınır; ancak yapılan hava saldırısında yanlışlıkla adamın ailesi hayatını kaybeder.
Kusursuz Tuzak: İntikam yemini eden silah satıcısı, iki yıl boyunca sinsi bir plan hazırlar. İngiltere Başbakanı'nı sadece adli tıp otopsisinde anlaşılabilecek kadar ustalıkla zehirleyerek ani bir ölüm tezgahlar.
Meydanda Av: Başbakanın cenazesi için Londra'da toplanan dünya liderleri, kentin güvenlik ağına sızmış teröristlerin hedefi haline gelir ve liderler birer birer öldürülür.
Bitmeyen Kaçış ve Kovalamaca
Bu küresel suikast dalgasından sağ kurtulabilen tek lider, sadık koruması Mike Banning (Gerard Butler) sayesinde ABD Başkanı Benjamin Asher (Aaron Eckhart) olur.
Filmin ana omurgası, başkanı korumak ve güvenli bölgeye ulaştırmak için Londra'nın altını üstüne getiren bu ikilinin teröristlerle girdiği amansız kaçma-kovalamaca üzerine kuruludur. Şehrin simge yapıları yerle bir olurken gerilim bir an bile hız kesmez.
Göze Batan Hollywood Klişeleri
Yapım aksiyon açısından tatmin edici olsa da bazı sahnelerdeki abartılar gerçekçilik duygusunu zedeliyor:
Süper Kahraman Refleksleri: Amerikan Başkanı'nın profesyonel teröristlerden daha iyi nişan alıp silah kullanması inandırıcılığı zorluyor.
Yara Almayan Koruma: Mike Banning'in yüzlerce merminin arasından ve patlamalardan tek bir çizik dahi almadan sıyrılması sahnelerin inandırıcılığını düşürüyor.
Mucizevi Kurtuluşlar: Düşen koca bir helikopter enkazından karakterlerin burunları bile kanamadan çıkması tipik bir gişe filmi abartısı olarak kalıyor.
Amerikan Propagandası: Başkanı kaçıran teröristin etkisiz hale getirildiği anlarda araya sıkıştırılan didaktik ve aşırı milliyetçi replikler anlatının doğallığını gölgeliyor.
Teknik Başarı ve Seyir Zevki
Bütün bu klişelere rağmen filmin teknik başarısı yadsınamaz:
Görsel Efektler: Patlama, çatışma ve yıkım sahneleri son derece kaliteli hazırlanmış.
Kamera Yönetimi: Dar sokaklardaki ve bina içlerindeki tek plan çekimler seyirciyi çatışmanın tam merkezine çekiyor.
Yüksek Ritim: Mantık hatalarına takılmadan, saf adrenalinin tadını çıkarmak isteyenler için 100 dakika boyunca koltuğa kilitleyen bir seyir zevki sunuyor.