devlet sanatçısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devlet sanatçısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türkiye'nin Acıtıcı Gerçeği: Gazanfer Özcan'ın Vergi Borcu

Türk tiyatrosunun duayeni, "7'den 77'ye" herkesin sevdiği büyük usta Gazanfer Özcan, 2009 yılında 77 yaşında hayata veda ettiğinde geride unutulmaz bir sanat mirası bıraktı. Ancak bu mirasın yanında, Türkiye'nin kanayan bir yarasını da gözler önüne seren acı bir gerçek vardı: 500 bin TL'ye ulaşan vergi borcu.

Borcun Hikayesi: 40 Bin Lira Nasıl 500 Bin Oldu?

Gazanfer Özcan'ın vergi borcu, 2002 yılında eşi Gönül Ülkü'nün geçirdiği ağır rahatsızlıkla başladı. Eşinin yüklü tedavi masraflarını karşılamak zorunda kalan usta sanatçı, kendi sağlık sorunları da eklenince vergilerini ödeyemedi.

Başlangıçta sadece 30-40 bin lira civarında olan bu borç, yıllar içinde faizlerle katlanarak 500 bin liraya ulaştı. 78 yaşında hâlâ çalışmak zorunda kalan Özcan, "Avrupa Yakası" dizisinden kazandığı tüm parayı vergi borcuna yatırmasına rağmen, ödemeleri sadece faize gidiyor, anaparadan bile düşmüyordu.

Bir Sanatçının Onurlu Mücadelesi

Gazanfer Özcan'ın yaşadığı zorluklar, sadece maddi değildi:

  • Yurt dışına çıkma yasağı konulduğu için İngiltere'de yaşayan oğlunu göremiyordu.

  • Tiyatrosu, vergi borcu nedeniyle devletin özel tiyatrolara verdiği yardımdan mahrum bırakılmıştı.

  • Ömrünün son yedi senesini, elden ayaktan düşene kadar kulislerde ve setlerde çalışarak geçirdi.

Usta sanatçı, 2008 yılında verdiği bir röportajda durumunu şöyle dile getirmişti:

"78 yaşında hâlâ çalışıyorum, mecburum, kazandığım parayı komple vergi borcuna yatırıyorum. Geçen yıl 110 bin lira yatırdım, sadece faize gitti, anaparadan bile düşmedi. Eşime, dostuma, çocuklarıma karşı hep rol yapıyorum; neşeli görünmeye gayret ediyorum. Hayatım boyunca Anadolu'yu karış karış gezdim, yurtdışında devletimi milletimi temsil ettim, borcum nedeniyle seyahat yasağı kondu, oğlumuz İngiltere'de, gidip göremiyoruz. Çok ağır geliyor... Büyük üzüntü içindeyim, yaşımız da kemale erdi, vaktimiz yaklaşıyor, bu gidişle öbür tarafta rahat edeceğiz..."

Vefatından Sonra: Reddi Miras ve Çözüm Arayışları

Gazanfer Özcan'ın vefatının ardından ailesi, hem büyük bir kaybın acısını hem de vergi borcunun yükünü sırtlamak zorunda kaldı. Kızı Fulya Ündüz ve eşi Gönül Ülkü Özcan, borcun kendilerinden sonra torunlarına kalmasını engellemek için reddi miras yoluna başvurdu.

Ancak Fulya Ündüz, bu kararın babasını inkar etmek anlamına gelmediğini şu sözlerle ifade etti:

"Gerekirse bu borç için hapse girerim, ama reddi mirası seçmem... Benim babam çok gururlu bir hayat yaşadı, biz de kanı canı olarak onun kadar gururluyuz."

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın devreye girmesiyle borcun faizlerinin silinmesi ve sadece anaparanın tahsil edilmesi yönünde bir çözüm arandı. Nihayetinde 2011 yılında çıkan bir yasayla borcun kapandığı öğrenildi.

Türkiye'nin Acı Gerçeği: Sanata ve Sanatçıya Bakış

Gazanfer Özcan'ın hikayesi, Türkiye'de sanatçının ve sanatın karşı karşıya kaldığı yapısal sorunların sadece bir örneği. Gazanfer Özcan'ın 1974 yılında, yani 35 yıl önce de benzer bir vergi borcu sorunu yaşadığı ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'ten vergi affı talep ettiği biliniyor. Ancak o dönemde de kalıcı bir çözüm bulunamamıştı.

Usta sanatçının ölümünün ardından birçok köşe yazarı, bu acı gerçeği dile getirdi:

  • Ali Eyüboğlu (Milliyet): "Özcan yaşarken çığlıklarını duymayanların kulakları nedense usta tiyatrocunun öldüğü gün açıldı."

  • Tufan Türenç (Hürriyet): "Gazanfer Özcan'ı bu borçtan ancak ölüm kurtarıyor. Borç ise vârislerinin sırtına yükleniyor."

  • Nazlı Ilıcak (Sabah): "Gazanfer Özcan'ın kaybının üzüntüsünü yaşarken, kendisine ayıp yapıldığını da maalesef çok geç öğrenmiş olduk."

Sonuç: Bir Sanatçının Ardından

Gazanfer Özcan, 62 yıl boyunca Türk tiyatrosuna ve sanatına hizmet etti. "Kuruntu Ailesi"nden "Avrupa Yakası"na, milyonların gönlünde taht kurdu. Ancak hayatının son yıllarını, hak etmediği bir vergi yükü altında, sağlığından ve ailesinden uzakta geçirdi.

Onun hikayesi, sadece bir sanatçının değil; sanata, sanatçıya ve emeğe gereken değeri vermeyen bir sistemin hikayesidir. Tiyatro biletinden %40 vergi alınırken, farklı sektörlere sağlanan imtiyazların gölgesinde, bir sanatçının onurunu korumak için ölene kadar çalışmak zorunda kalması, Türkiye'nin acı bir gerçeği olarak hafızalarda yer ediyor.

Gazanfer Özcan, ardında unutulmaz bir sanat mirası ve derin bir ders bıraktı. Umarız ki bu ders, sanatçıların yaşarken hak ettikleri değeri görmesi için bir farkındalık yaratır.

Işığın bol olsun Gazanfer Baba...