
"Obezite kadınlarda daha yaygın ancak obezite sonucu ortaya çıkan hastalıklar ve ölüm oranlarına bakıldığında erkeklerde durum çok daha vahim..." Araştırmalar, obezitenin kadınlarda daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Ancak aşırı kilo nedeniyle ölüm oranları erkeklerde daha fazla. Peki bu çelişkinin nedeni ne? Obezite neden kadınlarda daha yaygın ama erkekleri daha çabuk öldürüyor? İşte obezite, cinsiyet farklılıkları ve sağlıklı yaşam hakkında bilmeniz gereken her şey:
Obezite: Giderek Artan Toplumsal Sağlık Sorunu
Kilo fazlalığı ve obezite, giderek artan oranlarda görülen bir toplum sağlığı sorunudur. Obezite; tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve bunlara bağlı olarak gelişen kalp damar hastalıkları, kalp krizi gibi hastalıklara neden oluyor.
Obezitenin neden olduğu hastalıklar:
Yüksek tansiyon
Tip 2 diyabet
Yüksek kolesterol
Kalp damar hastalıkları
Kalp krizi
İnme
Solunum problemleri
Uyku apnesi
Eklem hastalıkları
Bazı kanser türleri
Karaciğer yağlanması
Safra kesesi hastalıkları
Üreme sağlığı sorunları
Psikolojik sorunlar
Obezite Nasıl Teşhis Edilir?
Bir kişinin obez olup olmaması, karın bölgesinde iç organları saran yağlanmanın en basit şekilde değerlendirilmesi bel çevresinin ölçülmesi ile mümkündür. Erkeklerde 102 cm üzeri, kadınlarda ise 88 cm üzeri yüksek risk grubu olarak kabul ediliyor. Bir diğer ölçüm şekli de bel-kalça çevresi oranının alınmasıdır. Bu oran 0,85 üzerine çıktıkça riskin arttığı görülüyor.
Bel çevresi ölçümü:
Erkekler: 102 cm üzeri yüksek risk
Kadınlar: 88 cm üzeri yüksek risk
Bel-kalça oranı:
0,85 üzeri: Artan risk
1,0 üzeri (erkekler): Yüksek risk
0,85 üzeri (kadınlar): Yüksek risk
Vücut Kitle İndeksi (VKİ):
18,5-24,9: Normal
25-29,9: Fazla kilolu
30-34,9: Obez (1. derece)
35-39,9: Obez (2. derece)
40 ve üzeri: Morbid obez
Kadın ve Erkek Arasındaki Farklar
Toplum geneline bakıldığında kilo fazlalığı ve obezite kadınlarda daha yaygın. Oysa ki obezitenin doğurduğu kronik hastalıklar ve bunun sonucu gelişen kalp-damar hastalıkları ve ona bağlı ölümlere bakıldığında erkeklerde durumun daha kötü olduğu görülüyor. Peki bu farkın nedeni ne?
Yağ Dokusunun Dağılımı
Yağ dokusunun (adipoz dokusu) dağılımı, bir kadın ile erkek arasındaki ilk bakışta görülebilen en önemli farklardan biridir. Erkekler kilo aldıklarında yağlanma göbek tarafında olma eğiliminde iken, bu kadınlarda daha çok kalça, kol ve bacaklarda olur. Bu farka sebep olan şey ise östrojendir (kadınlık hormonu).
Yağ dağılımı farkları:
Erkekler: Elma tipi (göbek bölgesi)
Kadınlar: Armut tipi (kalça, kol, bacak)
Östrojenin Rolü
Östrojen, kadınlarda yağın kalça ve bacaklarda depolanmasını sağlar. Bu, aslında doğanın bir koruma mekanizmasıdır; çünkü kalça ve bacaklardaki yağ, iç organları sarmaz ve metabolik hastalık riskini azaltır. Ancak erkeklerde yağ, göbek bölgesinde ve iç organların çevresinde birikir. Bu tür yağ (visseral yağ), metabolik hastalık riskini artırır.
Menopozun Etkisi
Östrojen eksikliği durumu olarak da tanımlanabilecek menopoz dönemiyle beraber, yağ dağılımındaki fark da ortadan kalkar. Kadınlarda da göbek etrafında yağlanmanın olduğu ve kol ve bacakların nispeten inceldiği görülür. Aynı şekilde menopoz dönemi kadınlar ile aynı yaş grubundaki erkekler arasında kalp-damar hastalıkları görülme sıklığı ve ona bağlı ölümlerin de eşitlenmeye başladığı görülür.
Menopozun etkileri:
Yağ dağılımı değişir.
Göbek bölgesinde yağlanma artar.
Kalça ve bacaklar incelir.
Kalp-damar hastalığı riski artar.
Ölüm oranları erkeklerle eşitlenir.
Metabolizma yavaşlar.
Kas kütlesi azalır.
Kemik yoğunluğu azalır.
Hormonal denge bozulur.
Yaşam kalitesi düşer.
Visseral Yağ: Sessiz Tehlike
Visseral yağ, iç organları saran ve metabolik hastalık riskini artıran bir yağ türüdür. Erkeklerde daha fazla biriken bu yağ, kalp hastalığı, diyabet ve inme riskini artırır. Visseral yağ, "sessiz tehlike" olarak da bilinir; çünkü dışarıdan görünmeyebilir ama içten içe vücudu sarar.
Visseral yağın zararları:
Kalp hastalığı riskini artırır.
Tip 2 diyabet riskini artırır.
İnme riskini artırır.
Yüksek tansiyona neden olur.
Kolesterolü yükseltir.
İltihaba neden olur.
İnsülin direncini artırır.
Karaciğer yağlanmasına neden olur.
Bazı kanser türleriyle ilişkilidir.
Erken ölüm riskini artırır.
Obeziteye Karşı Koymak İçin Yapılması Gerekenler
VKV Amerikan Hastanesi Endokrinoloji Diyabet ve Metabolizma Uzmanı Dr. Tahir Haytoğlu, obeziteye karşı koymak için yapılması gerekenleri şöyle ifade ediyor: "İlaç tedavisinden çok, elbette doğru beslenme ve sağlıklı bir yaşam tarzının erken yaşlarda benimsenmesi gerekir. Bu amaçla daha çocuk yaşta hareket etmek, egzersiz yapmak özendirilmeli, televizyon başında, bilgisayar başında çok uzun süre harcanmasından kaçınılmalı. Televizyon seyrederken yemek yeme, bir şeyler atıştırma gibi alışkanlıklar terk edilmeli, çocuklara bu alışkanlık hiç kazandırılmamalıdır."
Dr. Haytoğlu'nun önerileri:
Doğru beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı erken yaşlarda benimsenmeli.
Çocuk yaşta hareket etmek ve egzersiz yapmak özendirilmeli.
Televizyon ve bilgisayar başında uzun süre harcanmasından kaçınılmalı.
Televizyon seyrederken yemek yeme alışkanlığı terk edilmeli.
Çocuklara bu alışkanlık hiç kazandırılmamalı.
Öğün atlanmamalı.
Yiyecek grupları bilinerek her grupta sağlıklı olanlar tercih edilmeli.
Kilo alırken önlem alınmalı; 20-30 kilo aldıktan sonra vermeye çalışılmamalı.
Kişi kendisini düzenli olarak tartmalı ve kontrol etmeli.
Hızlı zayıflama diyetlerinden kaçınılmalı.
Porsiyon kontrolü yapılmalı.
Gereksiz kaloriler kısıtlanmalı.
Besin değeri düşük, kalori değeri yüksek yiyecekler kısıtlanmalı.
Obeziteyle Mücadelede Altın Kurallar
Dengeli beslenin: Tüm besin gruplarından yeterince tüketin.
Öğün atlamayın: Günde 5-6 öğün yapın.
Porsiyon kontrolü yapın: Az az ve sık sık yiyin.
Bol su için: Günde 2-2,5 litre su.
Düzenli egzersiz yapın: Haftada en az 150 dakika.
Hareket edin: Asansör yerine merdiven kullanın.
Ekran süresini sınırlayın: TV ve bilgisayar başında az zaman geçirin.
Uyku düzenine dikkat edin: Günde 7-8 saat uyuyun.
Stresten uzak durun: Meditasyon, yoga yapın.
Şekerli gıdalardan kaçının: Kan şekerini dalgalandırır.
İşlenmiş gıdalardan kaçının: Besin değeri düşüktür.
Tuz tüketimini azaltın: Kan basıncını dengeler.
Alkolü sınırlayın: Kalori alımını artırır.
Sigara içmeyin: Sağlık riskini artırır.
Düzenli tartılın: Kilo kontrolü yapın.
Günlük tutun: Ne yediğinizi kaydedin.
Profesyonel destek alın: Diyetisyen, doktor.
Motivasyonunuzu yüksek tutun: Hedefler koyun.
Sabırlı olun: Kalıcı kilo kaybı zaman alır.
Kendinizi sevin: Özgüvenle hareket edin.
Cinsiyete Göre Obezite Riskleri
Erkeklerde obezite riskleri:
Kalp hastalığı riski daha yüksek
Visseral yağ birikimi daha fazla
Erken ölüm riski daha yüksek
Tip 2 diyabet riski
Yüksek tansiyon riski
İnme riski
Uyku apnesi riski
Karaciğer yağlanması
Kadınlarda obezite riskleri:
Obezite daha yaygın
Kalça ve bacaklarda yağ birikimi
Menopoz sonrası risk artışı
Göğüs kanseri riski
Yumurtalık kanseri riski
Safra kesesi hastalıkları
Üreme sağlığı sorunları
Psikolojik sorunlar
Obeziteyle Mücadelede Aile ve Toplumun Rolü
Obezite, yalnızca bireysel bir sorun değil; aynı zamanda toplumsal bir sorundur. Aileler, okullar, iş yerleri ve devlet, obeziteyle mücadelede önemli rol oynar.
Ailenin rolü:
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırma
Düzenli egzersiz yapma
Çocukları hareket etmeye teşvik etme
Ekran süresini sınırlama
Sağlıklı yemekler hazırlama
Birlikte yemek yeme
Örnek olma
Toplumun rolü:
Sağlıklı gıdalara erişimi kolaylaştırma
Egzersiz alanları oluşturma
Eğitim programları düzenleme
Farkındalık kampanyaları yürütme
Sağlık taramaları yapma
Obeziteyle mücadelede politikalar geliştirme
Sonuç
"Obezite kadınlarda daha yaygın ancak obezite sonucu ortaya çıkan hastalıklar ve ölüm oranlarına bakıldığında erkeklerde durum çok daha vahim." Araştırmalar, obezitenin kadınlarda daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Ancak aşırı kilo nedeniyle ölüm oranları erkeklerde daha fazla. Bunun nedeni, yağ dokusunun dağılımındaki cinsiyet farklılıklarıdır. Erkeklerde yağ, göbek bölgesinde ve iç organların çevresinde (visseral yağ) birikirken; kadınlarda kalça, kol ve bacaklarda birikir. Östrojen hormonu, kadınlarda yağın kalça ve bacaklarda depolanmasını sağlar; bu da metabolik hastalık riskini azaltır. Ancak menopoz dönemiyle birlikte bu fark ortadan kalkar ve kadınlarda da göbek bölgesinde yağlanma artar. Obezite; tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve bunlara bağlı olarak gelişen kalp damar hastalıkları, kalp krizi gibi hastalıklara neden oluyor. Obeziteyle mücadelede en etkili yol; doğru beslenme ve sağlıklı yaşam tarzının erken yaşlarda benimsenmesidir. Düzenli egzersiz, porsiyon kontrolü, öğün atlamama, bol su içme, stresten uzak durma ve düzenli tartılma gibi alışkanlıklar, obeziteyle mücadelede kritik önem taşır. Unutmayın; kilo kontrolü, kilo alırken önlem almaya başlamakla mümkündür. 20-30 kilo aldıktan sonra vermeye çalışmak, çok daha zor bir yoldur. Sağlıklı ve formda günler dileriz.
Hiç yorum yok:
Write yorum