bilge hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilge hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ruhun Vahşi Ormanı: İçimizdeki Hayvanları Ehlileştirme Sanatı

İçimizdeki Vahşi Orman: Kendi Benliğini Terbiye Eden Bilgenin Hikâyesi

Dışarıdan bakıldığında yapayalnız, dünyadan elini eteğini çekmiş ve sessizliğe gömülmüş görünen bir insanın içinde kopan fırtınaları çoğunlukla tahmin edemeyiz. İnsanın en çetin savaşı dağlarla, insanlarla ya da dış dünyanın zorluklarıyla değil; bizzat kendi etinde, kemiğinde ve zihninde taşıdığı kontrolsüz dürtüleriyledir.

Yaşlı bir münzeviye "Sürekli yalnız olmaktan bıkmıyor musun?" diye sorduklarında verdiği o sarsıcı cevap, insanın aslında başlı başına bir vahşi yaşam parkı olduğunu hatırlatır: "Yapacak çok işim var; şahinleri, kartalları, tavşanları, yılanı, eşeği ve aslanı eğitmek zorundayım..."

Gözle görülmeyen ama her nefeste bizi yönlendiren o içsel hayvanlar ve onların terbiyesi şöyledir:

1. İki Şahin: Gözlerimiz Gördükleri her şeye ayrım gözetmeksizin atılan, iyiyi kötüyü, faydalıyı zararlıyı birbirine karıştıran avcı kuşlardır. Şahinleri eğitmek; gözü her türlü dedikodudan, lüzumsuz ayrıntıdan, kem bakıştan ve hasetten koruyup ona sadece hakikati, güzelliği ve ibreti görmeyi öğretmektir.

2. İki Kartal: Ellerimiz Dokunduğu her şeyi parçalama, sahiplenme ya da yaralama potansiyeline sahip pençelerdir. Kartalları eğitmek; elleri kırmaktan, dökmekten ve haksızca kavramaktan alıkoyup; onları bir yarayı saran, muhtaca uzanan ve dünyaya zarafetle dokunan birer şifa vesilesine dönüştürmektir.

3. İki Tavşan: Ayaklarımız İlk zorlukta geri basan, sorumluluktan kaçan, korkuyla köşesine sinen ürkek adımlardır. Tavşanları sakinleştirmek; beladan, sınavdan ve hakikat yolundaki çilelerden köşe bucak kaçmayı değil; cesaretle yerinde durabilmeyi ve doğru istikamette sarsılmadan yürümeyi öğretmektir.

4. Kafesteki Yılan: Dilimiz Ağzımızın içinde kilitli olsa da en küçük dikkatsizlikte zehrini akıtmaya, en yakınındaki kalpleri sokup öldürmeye hazır bir yılandır. Yılanı terbiye etmek; kelimeleri tartarak konuşmak, dedikodudan, kalp kırıcılıktan ve riyadan uzak durarak dili sadece hayrı söyleyen bir sükûnet kapısına çevirmektir.

5. İnatçı Eşek: Bedenimiz Sürekli yorgunluktan şikayet eden, tembelliğe meyleden, sabah uyanmak, çalışmak ya da ibadet etmek istemeyen dünyevi kabuğumuzdur. Eşeği motive etmek; bedene eziyet etmeden ona şükretmeyi, hareketin bereketini ve hayatın ritmiyle uyum içinde akışta kalmayı aşılamaktır.

6. Kibirli Aslan: Egomuz Ormanın tek hâkimi olmak isteyen, herkesin önünde eğilmesini bekleyen, kibriyle dünyayı kendi etrafında dönüyor zanneden gururlu canavardır. Aslanı terbiye etmek ise içsel yolculuğun zirvesidir: Benlik iddiasından vazgeçip tevazu elbisesini giymek ve gücü başkalarını ezmek için değil, kendi nefsini dizginlemek için kullanmaktır.

İşte bu yüzden, kendi içine dönüp bu vahşi ormanı düzene sokmaya çalışan bir insanın dünyada canı sıkılmaya vakti yoktur. Gerçek kahramanlık sınırları fethetmek değil; içindeki o aslanı, yılanı ve kartalı sevgiyle ve bilinçle ehlileştirebilmektir.