hugh grant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hugh grant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Jane Austen’dan Günümüze Bir Modern Külkedisi: Bridget Jones Neden Bu Kadar Sevildi?

Büyük Beden Korse, Sonsuz Sakarlık ve Kusursuz Erkekler: Bridget Jones Üçlemesine Dürüst Bir Kadın Yorumu

Hafta sonu bir kız arkadaşı yanına alıp battaniye altında izlenecek en eğlenceli, en kendimizden ve zaman zaman "yok artık bu kadar da yapılmaz" dedirten serilerden biridir Bridget Jones. Helen Fielding'in popüler romanlarından sinemaya uyarlanan ve 2001'den 2016'ya uzanan bu İngiliz-Amerikan ortak yapımı üçleme; kusursuz kadın profillerinden bıkmış olanlara adeta bir can simidi uzatıyor: Bridget Jones'un Günlüğü (2001), Bridget Jones: Mantığın Sınırı (2004) ve Bridget Jones'un Bebeği (2016).

Renée Zellweger’ın hayat verdiği Bridget; balık etli, sakarlıklarıyla ünlü, sigara ve içkiyi bırakmaya çalışıp sürekli baştan başlayan, 30'lu yaşların başında bir kadın. Evde tuhaf takıntıları olan bir anne ve her şeye sessizce katlanan sabırlı bir babanın gölgesinde, hem kariyerini hem de karmakarışık aşk hayatını rayına oturtmaya çalışıyor.

İlk Film: Ön Yargılar ve İki Zıt Erkek

Hikâye, Bridget'ın bir yeni yıl partisinde insan hakları avukatı Mark Darcy (Colin Firth) ile tanışmasıyla alevleniyor:

  • Darcy ile Ters Köşe: Başlangıçta birbirlerini kibirli ve tuhaf bularak küçümserler. Karşılıklı ön yargılar ikili arasında soğuk rüzgarlar estirir.

  • Daniel Cleaver Tuzağı: Bridget, çalıştığı yayınevindeki çapkın, karizmatik ve tehlikeli patronu Daniel Cleaver’ın (Hugh Grant) tatlı sözlerine kanar. Ancak adamın kendisini pervasızca aldattığını görünce kendi değerini hatırlayıp bu ilişkiyi bitirir.

  • Büyük Aşkın Başlangıcı: Yanlış anlaşılmalar çözüldükçe, Darcy’nin Bridget’ı "olduğu gibi" sevdiğini itiraf etmesi sinema tarihinin en samimi aşk sahnelerinden birine dönüşür.

İkinci Film: Bir Kadın Klasliği Olarak "Rahat Batması"

İkinci filmde Bridget, yanındaki mükemmel Mark Darcy’e rağmen kendi iç güvensizliklerine yenik düşer:

  • Gereksiz Kıskançlıklar: Mark'ın zarif iş arkadaşını kıskanıp kuruntular üreterek halk arasında "rahat batması" tabir edilen bir sendromla ilişkiyi çıkmaza sürükler ve ayrılır.

  • Yine Aynı Hata: Televizyon muhabirliğine geçtiğinde, eski sevgilisi Daniel ile yurt dışı çekimine gider. Tam yine aynı tuzağa düşecekken adamın karaktersizliğini bizzat görüp son anda yanlıştan döner.

  • Darcy Yine Devrede: Başına gelen büyük bir talihsizlikle Tayland’da hapse düşen Bridget’ı, diplomatik ve hukuki zekasıyla kurtaran yine sabır taşı Mark Darcy olur.

Üçüncü Film: Kilo Gitmiş Ama Kafa Hâlâ Karışık

Yıllar sonra gelen üçüncü halkada Bridget televizyonda kariyer basamaklarını tırmanmış, fit bir görünüme kavuşmuş ancak Mark ile yollarını yine ayırmıştır:

  • Festival Kaçamağı: Arkadaşıyla gittiği bir müzik festivalinde alkolün etkisiyle tanımadığı karizmatik Amerikalı milyarder Jack (Patrick Dempsey) ile birlikte olur.

  • Bir Hafta Sonra Gelen Nostalji: Sadece bir hafta sonra, bu kez eski aşkı Mark Darcy ile aynı sarhoş yakınlaşmayı yaşar.

  • Karnındaki Sır: Hamile kaldığında bebeğin babasının kim olduğu sorusu, iki adayın da centilmence dahil olduğu tam bir komedi curcunasına döner. (Bebeğin kimden olduğunu söyleyip büyüyü bozmayalım; izleyip o tatlı telaşı görmek şart!)

Jane Austen Ruhu: Aşk ve Gurur Göndermeleri

Filmi dikkatle izleyen edebiyatseverlerin gözünden kaçmayacak nefis bir detay var: Hikâye doğrudan Jane Austen’ın kült eseri Aşk ve Gurur (ilk adıyla Gurur ve Önyargı) ile paralel ilerler.

Karakterin doğrudan "Darcy" adını taşıması ve ilk karşılaşmada takındığı mesafeli, kibirli duruş birebir Bay Darcy yansımasıdır. Üstelik kitaptaki Wickham karakterinin Darcy’e attığı iftiranın ve arkasından çevirdiği dolapların benzerini, filmde Daniel Cleaver yapar; kendini mağdur gibi gösterip aslında asıl yanlışı yapan taraf olur.

Bridget’ın o toparlanamayan haline, devasa korselerine ve patavatsızlıklarına rağmen etrafında fır dönen o kusursuz erkekleri kıskanmadan izleyebilirseniz; kadın olmanın tüm çelişkilerini kahkahayla kucaklayan harika bir seri sizi bekliyor.