kadın erkek ilişkileri mizahı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın erkek ilişkileri mizahı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kazalardan Koruyan Meleğe Sitem: "Peki Evlenirken Neredeydin?!"


Hayatta bazen bizi görünmez tehlikelerden çekip alan bir iç ses, adeta omzumuzda fısıldayan bir koruyucu meleğin varlığı gibi hissederiz. Kimi zaman en büyük felaketlerin eşiğinden kıl payı döner, şansımıza şükrederiz; fakat öyle anlar vardır ki insanın geçmişteki en büyük kararlarına dönüp o meleğe hesap sorası gelir.

İşte size, iş icabı apar topar Ankara'ya gitmek zorunda kalan bir adamın başına gelenleri anlatan, mucizevi bir kurtuluş serüveninden kahkaha dolu bir evlilik hicvine uzanan bir hikaye...

1. Havada Felaketten Dönüş

Adam biletini alıp tam uçağın kapısına adım atacakken kulağında esrarengiz bir ses yankılanır:

— "Binme, bu uçak düşecek!"

Etrafına bakınır, kimseyi göremez. İçine derin bir kurt düşer ve son anda uçağa binmekten vazgeçer.

Çok geçmeden havalimanı hoparlörlerinden gelen kara haberle buz keser: Uçak düşmüş ve maalesef tek bir kurtulan dahi olmamıştır.

İşte ilk kurtuluş. İlk mucize. İlk "iyilik meleği" müdahalesi...

2. Raylarda Kıl Payı Kurtuluş

Hemen soluğu Haydarpaşa Garı'nda alır, tren biletini cebine koyar. Tam vagonun basamağına adım atarken yine aynı gizemli fısıltı duyulur:

— "Binme bu trene, raydan çıkacak!"

Yine arkasında kimse yoktur. Ürpertiyle trene de binmez, eve döner.

Sabah gazetelerinin manşetlerini görünce tüyleri diken diken olur: Tren Eskişehir civarında raydan çıkmış, vagonlar devrilmiş, çok sayıda ölü ve yaralı vardır.

İkinci kurtuluş. İkinci mucize. İkinci "iyilik meleği" müdahalesi...

3. Karada Kaçış ve Büyük İsyan

Hayatta kaldığına şükürler ederek soluğu şehirlerarası otogarda alır, Ankara otobüsüne yönelir. Tam kapıdan girerken o tanıdık ses üçüncü kez çınlar:

— "Bu otobüse de binme, freni patlayacak!"

Adam artık dayanamaz. Boşluğa doğru ellerini açıp avazı çıktığı kadar bağırır:

— "Sen kimsin yahu, ne istiyorsun benden?!"

Kulağındaki ses bu kez gayet sakin ve şefkatli bir tonla cevap verir:

— "Ben senin iyilik meleğinim..."

Adamın gözleri fal taşı gibi açılır, öfkeyle haykırır:

— "Ulan madem öyle, evlenirken neredeydin?!"

Hikayenin Mizahı: Nerede Bu Melek?

Bu hikaye, aslında bir hiciv. Bir taşlama. Bir isyan.

Adam, hayatını kurtaran meleğe minnet duyacağı yerde, ona hesap soruyor. Çünkü hayatında uçak kazasından, tren kazasından, otobüs kazasından daha büyük bir felaket var: Evlilik.

Ve o felaket anında, melek neredeydi?

İşte bu soru, hikayenin finali. Ve işte bu final, hikayeyi unutulmaz kılıyor.

Peki Bu Hikayeden Ne Öğreniyoruz?

1. Melekler Sadece Hayat Kurtarmaz

İyilik meleği, adamı üç kez ölümden kurtardı. Ama adam, dördüncü felaketten kurtulmak istiyordu: Evlilikten. Melek, orada yoktu. Çünkü belki de melekler, kalp meselelerine karışmaz.

2. İnsan, En Çok Kendi Kararlarından Şikayetçi

Adam, uçak kazasından, tren kazasından, otobüs kazasından kurtuldu. Ama evliliğinden kurtulamadı. Çünkü o kararı kendisi vermişti. Ve belki de hayatın en acı gerçeği bu: Kendi kararlarımızın sonuçlarından kaçamayız.

3. Mizah, Acının İlacıdır

Bu hikaye, aslında bir evlilik hicvi. Ama aynı zamanda bir mizah. Çünkü insan, en çok güldüğü şeylerden korkar. Ve en çok korktuğu şeylerle dalga geçer.

4. Melekler Bazen Susar

Belki de melek, evlilik anında oradaydı ama sustu. Çünkü belki de o an, adamın kendi kararını vermesi gerekiyordu. Ve melekler, özgür iradeye saygı duyar.

Hikayenin Evrenselliği: Hepimiz O Adamız

Bu hikaye, sadece bir adamın hikayesi değil. Hepimizin hikayesi.

Çünkü hepimiz, hayatımızda bir iyilik meleği olduğuna inanırız. Bizi tehlikelerden koruyan, bize yol gösteren, bizi uyaran bir iç ses.

Ama o iç ses, bazen susar. Özellikle de kalp meselelerinde. Çünkü kalp, mantık dinlemez. Ve melekler, bunu bilir.

Sonuç: Melek mi, Bahane mi?

Sevgili okur,

Bu hikaye, bize bir soru soruyor: Melek mi, bahane mi?

Yani adamı kurtaran gerçekten bir melek miydi? Yoksa adam, kendi korkularını bir meleğe mi yüklüyordu?

Cevap: İkisi de olabilir.

Ama ne olursa olsun, hikayenin finali unutulmaz:

"Ulan madem öyle, evlenirken neredeydin?!"

Çünkü hayat, bazen bir uçak kazasından kurtulmaktır. Bazen bir tren kazasından. Bazen bir otobüs kazasından. Ama bazen de evlilikten. Ve o sonuncusu, belki de en zoru.

Unutmayın:

"Melekler bizi tehlikelerden korur, ama kalp meselelerine karışmaz. Çünkü kalp, meleklerin bile anlayamadığı bir labirenttir."