kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cildi Yaşlandıran Faktörler ve Önleme Yolları: Genç ve Sağlıklı Cilt İçin Rehber

 


Yıllar içinde bütün organlarımız gibi cildimiz de yaşlanıyor. Bunun önüne geçmek elbette mümkün değil, ama yaşlanmanın yavaş olmasını sağlamak bir ölçüde elimizdedir. Cildimizin yaşlanmasını kolaylaştıran sebepler vardır; bu sebepleri ortadan kaldırırsanız hem güzel yaş alırsınız hem de cildinizin genç görünümünü daha uzun süre muhafaza edebilirsiniz. İşte cildimizin doğal yaşlanma sürecini daha da hızlandıran ve canımızı sıkan sonuçlara yol açan nedenler, bu nedenlerin cilde etkileri ve önleme yolları.

1. Güneş

Güneş, cilt üzerinde tahribat yapan en büyük etkendir. Yaşam kaynağımız olmasıyla birlikte, zararlı ışınları nedeniyle cildi kurutur ve hücrelerin yapısını negatif yönde etkiler. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için yaz günlerinde değil, kış günlerinde bile koruyucu sürmek gerekir.

Ek Öneriler:

  • Her gün güneş koruyucu kullanın.

  • SPF 30 ve üzeri ürünler tercih edin.

  • Güneş koruyucuyu 2 saatte bir yenileyin.

  • Öğle saatlerinde güneşten kaçının.

  • Şapka ve güneş gözlüğü kullanın.

  • Gölgede durmayı tercih edin.

  • Güneş koruyucuyu bulutlu günlerde de kullanın.

  • Güneş koruyucuyu boyun ve ellere de uygulayın.

2. Sigara

Sigara, cildin en büyük düşmanıdır. İçerdiği zehirli maddeler hücreleri vaktinden önce yaşlandırır. Vücudun C vitaminini yok eder. C vitamini, cildi koruyan çok önemli bir vitamindir. Kanın içindeki oksijeni azaltır. İçerken oluşan mimikler cildin kırışmasına, içilen ortamlarda bulunmak hava yoluyla cildimizin zarar görmesine sebep olur.

Ek Öneriler:

  • Sigara içmeyin.

  • Sigara içilen ortamlardan uzak durun.

  • Pasif içicilikten korunun.

  • Sigarayı bırakmak için destek alın.

  • C vitamini açısından zengin besinler tüketin.

  • Bol su için.

  • Cildinizi nemlendirin.

  • Düzenli cilt bakımı yapın.

3. Aşırı Alkol Tüketimi

Ciltteki yumuşak dokulara, kılcal damarlardan gereğinden fazla sıvı gitmesine yol açar. Damarlardan yumuşak dokulara giden sıvı, cildin kırışmasına yol açar. Ayrıca karaciğer faaliyetlerini kötü yönde etkiler. Zehirli maddelerin kandan temizlenmemesi nedeniyle cildi erken yaşlandırır.

Ek Öneriler:

  • Alkol tüketimini sınırlandırın.

  • Alkol yerine su veya bitki çayı için.

  • Karaciğer sağlığınızı destekleyin.

  • Bol su için.

  • Cildinizi nemlendirin.

  • Düzenli cilt bakımı yapın.

  • Sağlıklı beslenin.

  • Düzenli egzersiz yapın.

4. Az Su İçmek

Su, cilt için olmazsa olmazdır. Yeterli su içmeyenlerin cildi çok daha çabuk yaşlanır. Nem eksikliği cildin tahrip olmasına ve zararlı maddelerin atılamamasına sebep olur. Her gün en az iki litre su içilmesi cildin gençliğini korur.

Ek Öneriler:

  • Günde en az 2 litre su için.

  • Sabahları aç karnına su için.

  • Suyunuza limon veya salatalık ekleyin.

  • Su içmeyi hatırlamak için yanınızda su şişesi taşıyın.

  • Çay ve kahve yerine su tercih edin.

  • Egzersiz öncesi ve sonrası su için.

  • Meyve ve sebzelerden de su alımını destekleyin.

  • Bitki çayları tüketin.

5. Dengesiz Beslenme

Aşırı karbonhidrat tüketimi, aşırı yağlı yiyecekler ve sebze meyve tüketiminin az olması cildimize zarar verir. Cildin korunması için başta C vitamini olmak üzere B, D, A, E vitaminince zengin yiyecekler tüketmek gerekir. C vitamini cildin gençliği için birinci sıradadır. Sebze, balık ve zeytinyağı cilt dostudur.

Ek Öneriler:

  • C vitamini açısından zengin besinler tüketin.

  • B, D, A ve E vitamini açısından zengin besinler tüketin.

  • Sebze ve meyve tüketimini artırın.

  • Balık tüketimini artırın.

  • Zeytinyağı kullanın.

  • İşlenmiş gıdalardan kaçının.

  • Şeker ve tuz tüketimini azaltın.

  • Bol su için.

6. Yanlış Kozmetikler

Tahriş eden sabunlar, sert temizleyiciler, alkollü cilt losyonları ve yanlış kozmetikler cilde çok zarar verir. Cilt tipinize uygun kozmetikler ve organik ürünler kullanmaya dikkat edin. Çok fazla kimyasal içerikli, sentetik kozmetik ürünlerini yüzünüze sürmeyin.

Ek Öneriler:

  • Cilt tipinize uygun ürünler seçin.

  • Organik ve doğal ürünleri tercih edin.

  • Alkol içeren ürünlerden kaçının.

  • Parfümsüz ürünleri tercih edin.

  • Ürünleri kullanmadan önce test edin.

  • Makyajınızı gece mutlaka temizleyin.

  • Cildinizi nazikçe temizleyin.

  • Düzenli cilt bakımı yapın.

7. Hava Kirliliği ve Kötü Hava Koşulları

Bunlar cildin görünmeyen düşmanlarındandır. Havada bulunan toksin maddeler, özellikle otomobillerin yarattığı kirli ortamda çok bulunmak cildi vaktinden önce yaşlandırır. Kuru soğuk ve rüzgâr, güneş kadar cildin üzerinde kurutucu ve yıpratıcı etki yaratır. Rüzgâr ve soğuktan korunmak için mutlaka koruyucu krem kullanılmalıdır. Özellikle klima, soğuk ya da aşırı sıcak olduğunda cildi kurutarak yıpratır.

Ek Öneriler:

  • Kirli ortamlardan uzak durun.

  • Cildinizi her gün temizleyin.

  • Nemlendirici krem kullanın.

  • Soğuk havalarda atkı ve şapka kullanın.

  • Rüzgârdan korunun.

  • Klima ortamlarında nemlendirici kullanın.

  • Evde nemlendirici cihaz kullanın.

  • Bol su için.

8. Stres

Stres, cildin sinsi düşmanıdır. Gergin bir psikoloji hem mimikleri sertleştirir hem kasılmış bir yüzdeki hücreler oksijen alışverişini tam olarak yapamaz. Çatılmış bir kaşın çizgileri derin ve serttir. Gülmek cilt kasları için çok faydalıdır. Stresten korunmak için hayatı biraz ciddiye almaktan vazgeçin, sorunları alaya alarak hafifletebilirsiniz.

Ek Öneriler:

  • Stresten uzak durun.

  • Meditasyon ve yoga yapın.

  • Düzenli egzersiz yapın.

  • Hobiler edinin.

  • Sevdiklerinizle vakit geçirin.

  • Gülümseyin ve gülün.

  • Uyku düzeninize dikkat edin.

  • Profesyonel destek alın.

9. Uyku ve Yatış Şekli

Cildin yenilenme saati tüm vücut için olduğu gibi gecedir. İyi havalandırılmamış bir odada yatmak cildin oksijen alışını engeller. Havası temiz bir odada, iyi uyunmuş bir uyku sonucu cildin ne kadar sağlıklı göründüğünü bilmeyen yoktur. Ayrıca bazı çizgiler yatış şeklinden kaynaklanır. En ideali, sırtüstü yatarak yüzü basınçtan korumaktır.

Ek Öneriler:

  • Günde 7-8 saat uyuyun.

  • Odanızı havalandırın.

  • Sırtüstü yatmaya özen gösterin.

  • İpek yastık kılıfı kullanın.

  • Yatmadan önce cildinizi temizleyin.

  • Yatmadan önce nemlendirici uygulayın.

  • Uyku düzeninize dikkat edin.

  • Elektronik cihazlardan uzak durun.

10. Hareketsiz Yaşam

Kesinlikle hareketsiz, sporsuz bir yaşamın esiri olmayın. Oturmak yatmaktan, ayakta durmak oturmaktan, koşmak ayakta durmaktan iyidir derler. Spor yapmak vücudun ve cildin diri kalmasına, hücrelerin toksinleri atmasını kolaylaştırır. Spor yaparak terlemek genç kalmanın en önemli yardımcısıdır.

Ek Öneriler:

  • Haftada en az 3 gün egzersiz yapın.

  • Yürüyüş yapın.

  • Yüzün veya bisiklete binin.

  • Merdiven çıkın.

  • Düzenli spor alışkanlığı edinin.

  • Egzersiz sonrası duş alın.

  • Bol su için.

  • Sağlıklı beslenin.

11. Sık Sık Diyet Yapmak ve Kilo Alıp Vermek

Sürekli değişen kilo, cildin sürekli esneyip büzüşmesine neden olarak elastikiyetine zarar verir. Elastikiyet, cildin genç kalması için birinci koşullardan birisidir. Kilonuzu dengede tutmak, cildin esneyip bozulmasını engeller.

Ek Öneriler:

  • Kilonuzu dengede tutun.

  • Sağlıklı beslenin.

  • Düzenli egzersiz yapın.

  • Şok diyetlerden kaçının.

  • Yavaş ve kalıcı kilo verin.

  • Bol su için.

  • Protein ağırlıklı beslenin.

  • Düzenli uyku uyuyun.

Cildi Genç Tutan Besinler

  • C vitamini: Portakal, kivi, çilek, biber.

  • E vitamini: Badem, ay çekirdeği, zeytinyağı, avokado.

  • A vitamini: Havuç, tatlı patates, ıspanak, brokoli.

  • B vitamini: Tam tahıllar, yeşil yapraklı sebzeler, et.

  • D vitamini: Balık, yumurta sarısı, süt ürünleri.

  • Omega-3: Somon, ceviz, chia tohumu, keten tohumu.

  • Antioksidanlar: Yaban mersini, nar, yeşil çay, domates.

  • Su: Günde en az 2 litre su için.

Son Söz

Cilt yaşlanması kaçınılmaz bir süreç olsa da doğru alışkanlıklar ve bilinçli bakım ile bu süreci yavaşlatmak mümkündür. Güneşten korunmak, sigara ve alkolden uzak durmak, bol su içmek, dengeli beslenmek, doğru kozmetik ürünler kullanmak, stresten uzak durmak, düzenli uyumak, hareket etmek ve kilonuzu dengede tutmak; genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmanın anahtarıdır. Unutmayın; cildiniz, ona ne verirseniz onu yansıtır. Kendinize ve cildinize iyi bakın!

Güzel Cildin Sırrı Belli Oldu: Sağlıklı Cilt İçin Doğru Beslenme Rehberi

 


Güzel bir cildin sırrının kozmetik ürünlerde değil, yenilen gıdalarda saklı olduğu belirtildi. Uzmanlar, sürekli kozmetik kullanmanın cildi erken yaşlandırdığını belirterek, daimi bir cilt sağlığı için alınan gıdaların çok önemli olduğunu vurguladı. Cilt hastalıkları uzmanı Didem Yavuz, bugün kadın ve erkek herkesin güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istediğini ve bu yönde arayış içinde olduğunu söyledi. Bu yönde çare olarak öncelikle kozmetik ürünlerin akla geldiğini dile getiren Yavuz, ancak bunun daimi bir cilt güzelliği sağlamadığını, ayrıca kalitesiz kozmetik ürünlerin birçok cilt problemini beraberinde getirdiğini vurguladı. İşte güzel cildin sırrı, uzman önerileri ve cilt sağlığını destekleyen besinler.

Cilt İçimizin Aynasıdır

"Cilt içimizin aynasıdır, ne yer içersek cildimiz bundan etkilenir" diyen Yavuz, öncelikle cilt güzelliği için sigara ve alkolden uzak durulması gerektiğini kaydetti. Bu iki zararlı maddenin ciltte erken yaşlanma, solgunluk, kararma ve kansere sebep olduğunu ifade eden Yavuz, sağlıklı ürünlerden dengeli beslenmenin cildin yaşam kaynağı olduğunu dile getirdi.

Ek Öneriler:

  • Sigara ve alkolden uzak durun.

  • Dengeli ve sağlıklı beslenin.

  • Bol su için.

  • Düzenli egzersiz yapın.

  • Uyku düzeninize dikkat edin.

  • Stresten uzak durun.

  • Cildinizi güneşten koruyun.

  • Düzenli cilt bakımı yapın.

Dengeli Beslenmenin Cilde Etkisi

Meyve, sebze ve hayvansal gıdaların dengeli olarak tüketilmesinin bedeni zinde tutacağını ve erken yaşlanmayı engelleyerek derinin daha parlak ve canlı görüneceğini anlatan Yavuz, "Hepimiz tanık olmuşuzdur. Kırsal kesimde sağlıklı beslenen ve hiçbir kozmetik ürün kullanmayan kadınların ne kadar duru bir güzellik ve temiz bir cilde sahip olduğunu görürüz. Onlara imreniriz. İşte bu sağlıklı ve doğal beslenmeden kaynaklanan bir durumdur" diye konuştu.

Ek Öneriler:

  • Meyve ve sebze tüketimini artırın.

  • Hayvansal gıdaları dengeli tüketin.

  • İşlenmiş gıdalardan kaçının.

  • Şeker ve tuz tüketimini azaltın.

  • Bol su için.

  • Mevsiminde taze gıdalar tüketin.

  • Doğal ve organik ürünleri tercih edin.

  • Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinin.

Cilt Güzelliği İçin Önerilen Besinler

Bütün meyve ve sebzelerin cilt üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve mutlaka tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Yavuz, birkaç örneği şöyle sıraladı: "Yazın yaş, kışın kurusu yenebilen kayısı cilde çok büyük fayda verir. Maydanoz, marul, kırmızı şeker pancarı, nohut ve suyu karaciğeri temizler. Karaciğerin iyi çalışması deriye parlaklık ve güzellik verir. Ayrıca mevsim itibarıyla tezgâhlara çıkmaya başlayan meyveler vücudun direncini artırır, zinde görünmeyi sağlar; dolayısıyla bu zindelik deriden belli olur."

Ek Öneriler:

  • Kayısıyı yazın taze, kışın kuru olarak tüketin.

  • Maydanoz ve marulu salatalarda kullanın.

  • Kırmızı şeker pancarını salata veya yemeklerde tüketin.

  • Nohutu haftada en az 2-3 kez tüketin.

  • Karaciğer sağlığını destekleyen besinler tüketin.

  • Mevsiminde taze meyve ve sebze tüketin.

  • C vitamini açısından zengin besinler tüketin.

  • Antioksidan açısından zengin besinler tüketin.

Cilt Sağlığını Destekleyen Besinler

  • Kayısı: Cilde parlaklık verir, antioksidan açısından zengindir.

  • Maydanoz: Karaciğeri temizler, C vitamini deposudur.

  • Marul: Cildi nemlendirir, sindirimi kolaylaştırır.

  • Kırmızı şeker pancarı: Kanı temizler, cilde canlılık verir.

  • Nohut: Protein ve lif açısından zengindir.

  • Havuç: A vitamini deposudur, cildi yeniler.

  • Ispanak: Demir ve C vitamini açısından zengindir.

  • Brokoli: Antioksidan açısından zengindir.

  • Domates: Likopen içerir, cildi korur.

  • Ceviz: Omega-3 içerir, cildi besler.

  • Badem: E vitamini deposudur, cildi nemlendirir.

  • Yoğurt: Probiyotik içerir, sindirimi destekler.

  • Somon: Omega-3 içerir, cildi besler.

  • Yumurta: Protein ve biotin açısından zengindir.

  • Su: Cildin nem dengesi için önemlidir.

Cilt Sağlığını Olumsuz Etkileyen Faktörler

  • Sigara ve alkol kullanımı

  • Dengesiz beslenme

  • Yetersiz su tüketimi

  • Stres

  • Uyku düzensizliği

  • Güneş ışınları

  • Hava kirliliği

  • Kalitesiz kozmetik ürünler

  • Hormonal değişiklikler

  • Yaşlanma

  • Bazı ilaçlar

  • Genetik faktörler

Ek Öneriler:

  • Sigara ve alkolden uzak durun.

  • Dengeli ve sağlıklı beslenin.

  • Bol su için.

  • Stresten uzak durun.

  • Uyku düzeninize dikkat edin.

  • Cildinizi güneşten koruyun.

  • Kaliteli kozmetik ürünler kullanın.

  • Düzenli cilt bakımı yapın.

Güzel Cilt İçin Yaşam Tarzı Önerileri

  • Beslenme: Meyve, sebze, protein ve sağlıklı yağları dengeli tüketin.

  • Su: Günde en az 1,5-2 litre su için.

  • Egzersiz: Haftada en az 3 gün egzersiz yapın.

  • Uyku: Günde 7-8 saat kaliteli uyku uyuyun.

  • Stres: Stresten uzak durun; meditasyon ve yoga yapın.

  • Güneş: Güneşten korunun; güneş koruyucu kullanın.

  • Cilt bakımı: Düzenli cilt bakımı yapın.

  • Kozmetik: Kaliteli ve doğal ürünler kullanın.

Cilt Güzelliği İçin Doğal Maskeler

  • Bal ve yoğurt maskesi: Cildi nemlendirir ve besler.

  • Yulaf ve bal maskesi: Cildi nazikçe arındırır.

  • Avokado ve bal maskesi: Cildi besler ve nemlendirir.

  • Salatalık ve yoğurt maskesi: Cildi yatıştırır ve serinletir.

  • Kil ve gül suyu maskesi: Cildi derinlemesine temizler.

  • Limon ve bal maskesi: Cildi aydınlatır ve tonlar.

  • Papatya ve yoğurt maskesi: Cildi yatıştırır.

  • Aloe vera ve gül suyu maskesi: Cildi nemlendirir ve yatıştırır.

Son Söz

Güzel cildin sırrı, kozmetik ürünlerde değil; sağlıklı beslenme, doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli bakımda saklıdır. Sigara ve alkolden uzak durmak, dengeli beslenmek, bol su içmek ve cildinizi güneşten korumak; sağlıklı, parlak ve genç görünen bir cilde kavuşmanın anahtarıdır. Unutmayın; cilt içimizin aynasıdır. Ne yerseniz, cildiniz ona göre şekillenir. Kendinize ve cildinize iyi bakın!

Kadınlar Bağışıklık Sistemi Hastası: Otoimmün Hastalıkların Gölgesinde Kadın Sağlığı


Ankara Üniversitesi Ankara Tıp Fakültesi Klinik İmmünoloji ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Duman, bağışıklık sisteminin yetersiz fonksiyonu veya vücudun bakteri ve virüsler yerine kendi dokusuna saldırması nedeniyle ortaya çıkan otoimmün (bağışıklık) hastalıklar konusunda bilgi verdi. İşte otoimmün hastalıklar hakkında bilmeniz gereken her şey:

Otoimmün Hastalıklar Nedir?

Prof. Dr. Murat Duman, Türkiye'de 2.5 milyon kişide, astım, şeker, guatr, romatizma, sinir kas sistemi hastalığı myasthenia gravis, kronik hepatit, multipl skleroz (MS), deri, eklem, kan, böbrek gibi vücudun farklı bölgelerini etkileyen kronik hastalık Lupus, Behçet gibi birçok rahatsızlığın genel adı olan otoimmün hastalık bulunduğunu bildirdi.

Otoimmün hastalıkların tanımı:

  • Bağışıklık sisteminin yetersiz fonksiyonu

  • Vücudun kendi dokusuna saldırması

  • Bakteri ve virüsler yerine kendi hücrelerine saldırı

  • Kronik hastalıklar

  • Vücudun farklı bölgelerini etkileyen rahatsızlıklar

  • Genel adı: Otoimmün hastalık

  • Türkiye'de 2.5 milyon kişiyi etkiliyor

  • Çoğunlukla kadınlarda görülüyor

  • Sinsi seyrediyor

  • Tedavi gerektiriyor

Otoimmün hastalık türleri:

  • Astım

  • Şeker hastalığı

  • Guatr

  • Romatizma

  • Myasthenia gravis (sinir kas sistemi hastalığı)

  • Kronik hepatit

  • Multipl skleroz (MS)

  • Lupus

  • Behçet hastalığı

  • Deri, eklem, kan, böbrek hastalıkları

Otoimmün Hastalıklar ve Kadınlar

Bu hastaların bir kısmının birden fazla hastalığı aynı anda taşıdıklarını söyleyen Duman, bu kişilerin yüzde 75'inin kadın olduğunu belirtti. Prof. Dr. Duman, kadınların ölüm sebebi sayılan 10 hastalık arasında bu hastalıkların da yer aldığını vurguladı.

Otoimmün hastalıkların kadınlarda görülme nedenleri:

  • Genetik faktörler

  • Hormonal faktörler

  • Östrojen hormonu

  • Çevre faktörleri

  • Virüsler

  • Ultraviyole ışınları

  • Kullanılan ilaçlar

  • Kullanılan kozmetikler

  • Bağışıklık sistemi dengesinin bozulması

  • Toparlama güçlüğü

Kadınlarda otoimmün hastalıkların özellikleri:

  • Yüzde 75'i kadın

  • Birden fazla hastalık taşıma

  • Ölüm sebebi sayılan 10 hastalık arasında

  • Sık hekime gitme

  • Tedavi masrafı

  • İş hayatını aksatma

  • Sosyal ve ekonomik problemler

  • Organları kullanmada güçlük

  • Moral ve çalışma yönünden zayıflık

  • Doğum zorluğu

Otoimmün Hastalıkların Tetikleyicileri

Otoimmün hastalıkların çoğunlukla kadınlar arasında görüldüğünü, bunun nedenlerinin araştırıldığını söyleyen Duman, şöyle konuştu: "Bağışıklık sistemi çalışma düzeninde, kendi antijenlerimize saldırmaması gereken antijenlerimiz saldırıyor, buna genetik faktörlerin yanı sıra çevre faktörleri, virüsler, ultraviyole ışınları, kullanılan ilaçlar veya kullanılan kozmetikler neden olabiliyor. Yani immün sisteminde dengeyi bir yerden bozduğunuz zaman toparlama mümkün olmuyor."

Otoimmün hastalıkların tetikleyicileri:

  • Genetik faktörler: Ailede otoimmün hastalık öyküsü

  • Çevre faktörleri: Kirlilik, toksinler, kimyasallar

  • Virüsler: Enfeksiyonlar

  • Ultraviyole ışınları: Güneş ışığı

  • Kullanılan ilaçlar: Bazı ilaçlar

  • Kullanılan kozmetikler: Bazı kozmetik ürünler

  • Hormonal faktörler: Östrojen

  • Stres: Kronik stres

  • Beslenme: Dengesiz beslenme

  • Yaşam tarzı: Sigara, alkol

Kozmetiklerin etkisi:

  • Kozmetikler tetikleyebilir

  • Bazı kozmetik ürünler riskli

  • Kimyasal maddeler içerebilir

  • Bağışıklık sistemini etkileyebilir

  • Dengeyi bozabilir

  • Otoimmün hastalıklara neden olabilir

  • Dikkatli kullanılmalı

  • Doğal ürünler tercih edilmeli

  • Doktora danışılmalı

  • Bilinçli tüketilmeli

Otoimmün Hastalıkların Seyri

Bu hastalıkların bir kısmının çok sinsi seyrettiğini ve tanıda çok geç kalınabildiğini vurgulayan Duman, "Biz istiyoruz ki hastalıklar daha önce tespit edilsin, mesela hastalar bize kör olarak veya böbrek yetmezliği ile gelmesin" dedi.

Otoimmün hastalıkların seyri:

  • Sinsi seyrediyor

  • Tanıda geç kalınabiliyor

  • Belirtiler belli belirsiz

  • Yorgunluk ve halsizlik

  • Erken teşhis önemli

  • Geç teşhis komplikasyonlara yol açıyor

  • Körlük riski

  • Böbrek yetmezliği riski

  • Organ hasarı riski

  • Tedavi güçleşiyor

Otoimmün hastalıkların belirtileri:

  • Yorgunluk

  • Halsizlik

  • Ağrı

  • Şişlik

  • Kızarıklık

  • Ateş

  • Kilo değişikliği

  • Cilt döküntüleri

  • Eklem ağrıları

  • Kas ağrıları

Erken Teşhisin Önemi

Hastalıkların belli belirtileri olmadığını, her hastalıktaki gibi yorgunluk ve halsizlik olabileceğini kaydeden Duman, özellikle kadınların, halsizlik veya yorgunluk gibi şikayetleri olduğu zaman mutlaka hekime gitmelerini istedi. Duman, özellikle ailesinde bu hastalıkları taşıyanların daha dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

Erken teşhis için öneriler:

  • Halsizlik varsa hekime gidin

  • Yorgunluk varsa hekime gidin

  • Ailede otoimmün hastalık varsa dikkatli olun

  • Düzenli kontrol yaptırın

  • Belirtileri ihmal etmeyin

  • Erken teşhis hayat kurtarır

  • Tedavi şansı artar

  • Komplikasyonlar önlenir

  • Yaşam kalitesi artar

  • Sağlık korunur

Risk altındaki kişiler:

  • Kadınlar

  • Ailesinde otoimmün hastalık olanlar

  • Genetik yatkınlığı olanlar

  • Çevresel faktörlere maruz kalanlar

  • Kozmetik kullananlar

  • Stresli yaşam sürenler

  • Dengesiz beslenenler

  • Sigara içenler

  • Alkol kullananlar

  • Kronik hastalığı olanlar

Otoimmün Hastalıklarla Mücadelede Umut

Dünyada bu hastalıklarla mücadelede ileri seviyelere gelindiğini söyleyen Duman, "İmmün sisteminin kendi hücrelerindeki organlarına, dokularına saldırması konusunda bir gün barış sağlanacaktır diye ümit ediyoruz" dedi.

Otoimmün hastalıklarla mücadelede gelişmeler:

  • İleri seviyelere gelindi

  • Yeni tedaviler geliştiriliyor

  • Araştırmalar devam ediyor

  • Umut verici gelişmeler

  • Bilimsel çalışmalar

  • İmmün sistem barışı

  • Gelecek için umut

  • Tedavi başarısı artıyor

  • Yaşam kalitesi yükseliyor

  • Hastalar umutlu

Tedavi yöntemleri:

  • İlaç tedavisi

  • Biyolojik ajanlar

  • İmmünosupresanlar

  • Fizik tedavi

  • Beslenme desteği

  • Yaşam tarzı değişiklikleri

  • Stres yönetimi

  • Düzenli takip

  • Multidisipliner yaklaşım

  • Kişiye özel tedavi

Otoimmün Hastalıklardan Korunma Yolları

Otoimmün hastalıklardan korunma yolları:

  • Sağlıklı beslenin

  • Düzenli egzersiz yapın

  • Stresten uzak durun

  • Yeterli uyuyun

  • Sigara içmeyin

  • Alkolü sınırlayın

  • Doğal kozmetikler kullanın

  • Kimyasal maddelerden kaçının

  • Düzenli kontrol yaptırın

  • Erken teşhis için hekime gidin

  • Aile öyküsünü öğrenin

  • Genetik danışmanlık alın

  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirin

  • Vitamin ve mineral alın

  • Doktora danışın

Sonuç

Kadınlar Bağışıklık Sistemi Hastası: Otoimmün Hastalıkların Gölgesinde Kadın Sağlığı... Ankara Üniversitesi Ankara Tıp Fakültesi Klinik İmmünoloji ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Duman, bağışıklık sisteminin yetersiz fonksiyonu veya vücudun bakteri ve virüsler yerine kendi dokusuna saldırması nedeniyle ortaya çıkan otoimmün (bağışıklık) hastalıklar konusunda bilgi verdi. Prof. Dr. Murat Duman, Türkiye'de 2.5 milyon kişide, astım, şeker, guatr, romatizma, sinir kas sistemi hastalığı myasthenia gravis, kronik hepatit, multipl skleroz (MS), deri, eklem, kan, böbrek gibi vücudun farklı bölgelerini etkileyen kronik hastalık Lupus, Behçet gibi birçok rahatsızlığın genel adı olan otoimmün hastalık bulunduğunu bildirdi. Bu hastaların bir kısmının birden fazla hastalığı aynı anda taşıdıklarını söyleyen Duman, bu kişilerin yüzde 75'inin kadın olduğunu belirtti. Prof. Dr. Duman, kadınların ölüm sebebi sayılan 10 hastalık arasında bu hastalıkların da yer aldığını vurguladı. Otoimmün hastalıkların çoğunlukla kadınlar arasında görüldüğünü, bunun nedenlerinin araştırıldığını söyleyen Duman, şöyle konuştu: "Bağışıklık sistemi çalışma düzeninde, kendi antijenlerimize saldırmaması gereken antijenlerimiz saldırıyor, buna genetik faktörlerin yanı sıra çevre faktörleri, virüsler, ultraviyole ışınları, kullanılan ilaçlar veya kullanılan kozmetikler neden olabiliyor. Yani immün sisteminde dengeyi bir yerden bozduğunuz zaman toparlama mümkün olmuyor." Unutmayın; otoimmün hastalıklar, erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilir. Halsizlik veya yorgunluk gibi şikayetleriniz varsa mutlaka hekime gidin. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.